Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: “CHP, tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte ayağa kalkanların, iktidarlara yürüyenlerin partisidir”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçmesine tepki göstererek, “CHP tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte ayağa kalkanların, iktidarlara yürüyenlerin partisidir. Bu partinin iktidar yürüyüşü süngünün üstüne yürüyerek başladı. Düşman kurşununa, açık yüreğiyle, göğsüyle yürüyenlerle başladı. Yürüyelim arkadaşlar. Kalanlar, arkada kalsınlar. İktidara yürüyoruz arkadaşlar” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, Afyonkarahisar Belediye

(TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçmesine tepki göstererek, “CHP tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte ayağa kalkanların, iktidarlara yürüyenlerin partisidir. Bu partinin iktidar yürüyüşü süngünün üstüne yürüyerek başladı. Düşman kurşununa, açık yüreğiyle, göğsüyle yürüyenlerle başladı. Yürüyelim arkadaşlar. Kalanlar, arkada kalsınlar. İktidara yürüyoruz arkadaşlar” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, partisinin büyük bir haysiyet cellatlığıyla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım ile ilgili üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini belirten Özel, şunları kaydetti:

“İlk gün dedik, ‘Affetmeyiz. Üstümüze sorumluluk düşüyorsa ne gerekiyorsa yaparız.’ İlk toplantıda disipline verdik. Her parti gibi savunma süresinde sonra partiden attık. Onun yurt dışında 300 TIR, burada 300 TIR’lık firmasına çöktüler. ‘İtirafçı olursan vereceğiz’ dediler. Atılan laflara baksanız utanır insan. En son partiye araç alırken ‘Ben çok kamyon alıyorum, indirim yaptırırım.’ Normal bir filo indirimi. Parti arabanın parasını ödemiş. Önce, ‘Araba aldı’ dediler. Aksesuarların parasını ödemiş. ‘Aksesuarları karşıladı’ dediler. İç dizaynında ‘En iyi yeri ben biliyorum. Ben yaptıracağım’ demiş. ‘Bizi de ‘ben hediye ettim. Genel Başkan aracını yapıyorum’ diye kandırmış. Ne zaman öğrendik, yazışma yaptık.

En çirkin video çıktığında, ‘Nasıl anlatacağım bilemiyorum’ deyip yazan gazeteci var. Kendisinden bahsettiğimi biliyor, gazeteci ismi ifşa etmek istemediğim için söylemiyorum. Ailene yazık. Yoksa Devlet Bahçeli soy isminle neler söyledi sana buradan. Diyor ki ‘Özkan Yalım’ın iftiralarını yalanlamadılar.’ Her birisinin teker teker söyledik doğru olmadığını, ne olduğunu. Şu kadar ar varsa, şu kadar namus, şu kadar şeref kaldıysa birinizde, bu Adalet Bakanlığı’ndan muhabirlere ayrı, haber müdürlerine ayrı, Ankara temsilcilerine ayrı gruptan, ayrı kişilerden atılan, tek yerden yöneltilen, fosforlanan, baskı yapılan haberimizi girmeyin diye yapılanlara buradan söylüyorum: Bir arabanın içi haberimiz olmadan, tek fatura, belediyeye biz yadık; ‘Eğer bunu belediyeden ödedilerse söyle, biz Özkan Yalım ödedi diye biliyorduk’ diye.”

İBB’DEN AK PARTİ’YE TAHSİS EDİLEN ARAÇLAR

Özel kürsüden İBB’den 2017-2019 döneminde, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı ve AK Parti Genel Merkezi’ne tahsis edilen araçların listesini göstererek, şöyle devam etti:

“Birinci şahidim bu yüce çatının başındaki kişidir: Sayın Numan Kurtulmuş. 56 tane araç sadece AK Parti’nin il başkanlığına ve genel merkezine Numan Bey genel başkan vekiliyken. Bu arabaları, arabanın kendisiyle, lastiğiyle, benziniyle, şoförünün maaşıyla, bırak içinin dizaynı, her şeyiyle 56 tane arabayı, sonra da seçim zamanında verilen makama ‘yeni başkanlık’ yazıyorlar, yani Sayın Başbakan aday oldu ya Binali Yıldırım’a tahsis edilen 20 araca da makam olarak ‘yeni başkanlık’, kesin seçimi kazanıyorlar ya, araç tahsis etmişler. ‘Selvi boylum al yazmalım’, bunların hepsine bir gün bir şey dedin mi? Bir şey diyecek misin, yarın yazacak mısın?”

“GEÇEN SEFER ZEKERİYA ÖZ KAÇTI, ‘KAÇMAM’ DİYEN BİR HADSİZ BAŞINIZIN BELASIDIR”

CHP Genel Başkanı Özel, CHP olarak belediyelerin kör kuruşuna tenezzül etmediklerini, etmeyeceklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Belediyeleri yağma Hasan’ın böreği gibi yağmalayan AK Parti’den beslenenlere söylüyorum, ey! CHP’nin moralini bozacaklar, susturacaklar, bilmem ne yapacaklar, hiç… Sadece ve sadece günün güncel Zekeriya Öz’üne diyorum ki, bunu da o yazarın bir öndeki sayfasında yazan, şimdi itiraf etti, ‘Devletimizin başıyla makamızın iletişimini yapıyor. Başsavcıyken, Cumhurbaşkanı ile arasında kriptolu hat var. Her bir operasyonu kendine söylüyor. Kriptolu telefonun bir özelliği var, dinleyemiyorsun, kaydedemiyorsun. Ama bir özelliği daha var, küçük bir şeyle kişi isterse karşı tarafta da kırmızı ışık yanarak bildirilirse bu taraf kaydediyor diye. O küçük küçük stickleri toplamış, bir banka kasasına istiflemiş. Bu kadar iş ortaya çıkınca ‘Bana bir şey olmaz. Görüşmeleri hep kaydettim’ diyormuş. Öyle kayıtlar var: Ekrem Başkan’ın bahçesinden 20 kasa altın bulduğu yalanını atmış, Erdoğan’ı inandırmış. Bu işte Türkiye siyaseti tehdit altındadır. Normal bir parti olarak devam edecekse AK Parti siyaseti tehdit altındadır. Erdoğan ne durumdadır bilmem, Erdoğan’ın ailesi tehdit altındadır. Geçen seferki Zekeriya Öz kaçtı, ‘Kaçmam, uğraşanı pişman ederim’ diyen bir hadsiz başınızın belasıdır. Size bunu buradan söyleyim.”

PARTLİ KADINLARA YÖNELİK SALDIRILARA TEPKİ

Miletin vicdanına seslenen Özgür Özel, olmayacak işler yapıldığını belirterek, “Ölmüş insanların namuslarına; Ferdi’nin para alabileceğini, Gülşahımızın namusuna laf edecek kadar şuurunu kaybetmişler. O videoları yayınlayan o kişi, Akın Gürlek’in sosyal medya ekran yüzüdür. Her şey oradan gitmektedir. Bugün görev, Meclis Başkanı’ndadır. Hepsi bizim namusumuz arkadaşların namusuna, benim çalışma arkadaşlarımın namusuna, benim aile hayatıma ilişkin bir deli karıyı çıkarıp o videoları çektirmektedirler. Cep telefonunun vergisi milli güvenlik sorunu diye siteyi kapatanlar o siteleri kapatmamaktadır. AK Partili milletvekillerine söylüyorum, kendi grubunuzdaki kadın milletvekillerine yapılsa, namusu size emanet çalışma arkadaşlarınıza yapılsa, bunlar yayılsa ve öyle karşıdan ‘kıh kıh’ bakılsa, ne yaparsınız. AK Parti’de ‘Bunlar normaldir’ diyenler varsa onlar zaten ne AK Parti’de olsun ne bu Meclis’te olsun ne bu dünyada olsun, Allah onların belasını versin” diye konuştu.

İçinde vicdan kırıntısı olanlara, Numan Kurtulmuş’a seslenen Özel, “Bu milletvekillerinin namusu, haysiyeti size emanet. AK Parti siyasetine söylüyorum, ‘Kadınlar siyasette olsun’ diyenlere söylüyorum, bu mu yapılır? Engelleme vermediğiniz sitelere konuşturduğunuz, her akşam Akın Gürlek’ten övgüyle bahseden, hepimize haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum bunu” dedi.

KÖKSAL’IN GEÇMİŞ SÖYLEMLERİNİ HATIRLATTI

CHP Genel Başkanı Özel, AK Parti’ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP grup başkanvekilliği görevini hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Şimdi sözün sonu… Saat 15.00 olur, gong çalar, grup başkanvekili gider, Atatürk’ün partisini temsile geçer orada. O işi yaptım, ömrümde yaptığım en onur verici görevlerinden biriydi. 9 sene yaptım. Partime laf getirmeden yaptım. O koltukta oturmuş birisi. Ben o koltukta otururken yanımda yıllarca oturmuş birisi. Her televizyonda, ’Beni ustam yetiştirdi’ diyen birisi.

AK Parti’ye ‘Biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz, siz Trikopis’in askerleriniz’ deyince benim, ’Dur Burcu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir partisine tamam rakip olabiliriz, düşmanlık görüyor olabiliriz ama ‘Yunan ordusunun partisi’ denmez’ diye susturmaya çalıştım. Her fırsatta, ‘Siz Fesli Deli Kadir’in Atatürk’ün cenazesine gidenlerin şunu diyenlerin partisisiniz, alçaklar.’ ‘Yapma Burcu’ dedim. İzmir kadın milletvekiline, ‘Bunu öldürmezsem içime sinmeyecek’ deyince ya da AK Parti grup başkanvekillerine küfürlerle saldırınca zor durdurduğumuz, ‘İskilipli Atıf’ın Partisi’ mi dememiş, oraya bir teğmen katılırken, ‘Sen Atatürk düşmanlarını seçtin, İskilipli Atıf’ı seçtin, Fesli Deli Kadir’i seçtin, Trikopisçileri seçtin. Sana sahip çıkan partini bırakıyorsun’ demiş… Şimdi daha önceki ‘topuklayan efe’deki gibi, ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın ya diğerleri gibi içeri atılacaksın da’ bir günde burada belediye başkanlarımızı ziyaret edip en güzel şeyler söylerken, arıyorum, ’Dün size gelmiş’ diyorum. ‘O kadar mutluydu ki seni öve öve bitiremedi’ diyor. Çıkmış diyor ki ‘Partide siyaset imkanım kalmadı.’ Seni bu koltuğa oturttuk. Oralara oturttuk, buralara oturttuk. Miting yaptık, üç kere Afyon’da miting yapmışım. Seçimi kazanmış, ilk tebrike gitmişiz. Yeter ki Afyon’u tutsun diye. Diyor ki ‘Geçmişi unutmadılar, beni koltuğumdan etmek için aday yaptılar.’ Aday yaparken ‘Afyon’u kazanamam, grup başkanvekilliğini bırakmayayım’ demiş. ‘Bırakma, kaybedersen yerin hazır ama sen kazanacaksın’ demişim. Önce ben inanmışım. Önce ben, sonra o.

“CHP İKTİDAR OLUNCA SAKIN GELİP KAPIMIZA YALVARMA”

Geçenlerde annesi hastalanmış, annesi şimdi beni izliyordur. Takılıyorum teyzeye, ‘Kumandanın pilleri altı yıldır bitmiyor’ diye. Sadece Halk TV açık. Her grubu ağlayarak izleyen, o iki yaşındaykenden beri MS hastası olan, geçen sefer AK Parti’ye geçiyor söylentilerinde kaskatı kalan, sinir krizi geçiren teyzeme ben iki ay önce evinde ziyarete gittim. Elini öptüm, defalarca öptü beni. O anne ve oradan sonra beni yemeğe götürdü. Her seferinde övgüler, övgüler. Şimdi diyor ki ‘Orada siyasi imkanım kalmadı.’ Son konuşmasında, AK Parti grubuna diyor ki ‘MS hastası anneme küfrettiniz. Alkışladı bu AK Parti grubu’ diyor. Bekliyor ki yarın Afyon’a gidince onu Mustafa Kemal’in kurduğu partinin grubu değil, o annesine küfredeni alkışlayanların, bunun da ‘Gelin alın beni be. Yolsuz dediniz, rüşvetçi dediniz, dolandırıcı dediniz, teslim olmayacağım. Alın beni içeri be diye meydan okuduğu gruba gidiyor ve diyor ki ‘Özgür Özel beni tehdit etti.’ Ona sadece şunu dedim, altı ay önceki gidişinde demiştim, ‘Şüphen kocandansa ayrılırsın. Bu parti ailen olur, sana sahip çıkar. Senin hırsız olduğuna inanmıyorum.’ Bu sefer de dedim ki ‘Ey Burcu Hanım, iki yıl kolay geçmez ama çabuk geçer. CHP iktidar olunca sakın gelip kapımızda yalvarma.’ Bu tehditse daniskasını ediyorum. Hadi bakalım. CHP, tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte ayağa kalkanların, iktidarlara yürüyenlerin partisidir. Bu partinin iktidar yürüyüşü süngünün üstüne yürüyerek başladı. Düşman kurşununa, açık yüreğiyle, göğsüyle yürüyenlerle başladı. Yürüyelim arkadaşlar. Kalanlar, arkada kalsınlar. İktidara yürüyoruz arkadaşlar.”

(SON)