Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL)- YENİ Parti İl Başkanı Özgür Çelik, Türkiye’de yargıya olan güvenin yüzde 20’lerin altına indiğini belirterek, “Belli meseleler üzerinden adalete olan güveni artırmak için, o alanda görev yapanları parlatmak için birtakım operasyonlar gerçekleştiriyorlar. 30 kişiyi bir sabah ansızın topluyorlar, iki tanesine işlem yapıyorlar. Geriye kalan 28 kişiyi bırakıyorlar ama o insanların itibarlarını zedeliyorlar. Bu uygulamalarla ne yapmak istiyorlar? Yargıya olan güvensizliği, adalet sistemine olan güvensizliği artırmaya çalışıyorlar. Birilerini parlatmaya çalışıyorlar” dedi.
YENİ Parti Esenyurt İlçe Başkanlığı binası, törenle açıldı. Açılışa görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, YENİ Parti İstanbul İl Başkaı Özgür Çelik ve çok sayıda partili katıldı. Çelik, konuşmasında şunları söyledi:
“OPERASYONLAR BÜTÜN TOPLUMSAL MUHALEFETE YÖNEDİ””OPERASYONLAR BÜTÜN TOPLUMSAL MUHALEFETE YÖNEDİ”
“Esenyurt İlçe binası açılışındayız. Ama sizler burayı bir miting alanına çevirdiniz, sizlerle gurur duyuyorum, yol arkadaşınız olmaktan onur duyuyorum. YENİ Parti bir zorunluluktan doğdu. Biz herhangi bir yerden kendi isteğimizle, kendi arzumuzla ayrılmış yeni bir parti kurmuş insanlar değiliz. YENİ Parti, Türkiye’de yargı eliyle siyaseti dizayn etmek isteyenlere karşı milletin başlattığı büyük yürüyüşün sonunda kurulmuştur. 31 Mart 2024 seçimlerinde hep birlikte Türkiye’nin birinci partisi olduk. İstanbul’u bir milyon oy farkı ile yeniden kazandık. Esenyurt’u Ahmet Özer Başkanımız ve sizlerin desteği ile yeniden kazandık. İstanbul’da 14 olan belediye sayısını 24’e çıkarttık ve 31 Mart’tan sonra yapılan tüm anketler de Türkiye’nin birinci partisi konumundaydık. 30 Ekim günü bir düğmeye bastılar ve herşeye Esenyurt’tan başlattılar. Esenyur’ta başlayan Beşiktaş ve Bekoz’da devam eden operasyonlar bütün toplumsal muhalefete yöneldi. Sendikacısından gazetecesine sanatçısından iş insanına kadar soruşturmalar tutuklamalarla toplumsal muhalefeti boğmaya çalıştılar ve yargı eliyle siyaseti dizayn etmeye çalıştılar. Yetmedi İstanbul İl binamızı 5 bin polisle bastılar. Kadınları yerlerde sürüklediler. Gençlere biber gazı sıktılar. Yetmedi. Partimizin genel merkezine plastik mermilerle, gaz bombalarıyla girdiler.
“YENİ PARTİ BİR MUHALEFET PARTİSİ DEĞİL TÜRKİYE’NİN BİRİN PARTİSİDİR”
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel genel merkezden beyaz gömleğiyle çıktı. Yağmurun, dolunun altında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürüdü ve millet YENİ Parti’yi kurdu. YENİ Parti’nin adını millet verdi. Bütçesini millet oluşturdu ve kuruluşunu millet gerçekleştirdi. İşte bugün de yeni partinin Esenyurt ilçe binasının açılışındayız. Her birinize hoş geldiniz diyorum. Esenyurt ilçe binamız hepimize hayırlı uğurlu olsun. YENİ Parti bir zorunluluktan doğmuştur yeni bir yol açmıştır. Millet bu yolu işte orada çocuklarımız var, babasının omzundaydı az önce. O çocukların geleceği için kurmuştur. Millet bu yolu kadınlar için, gençler için, çocuklar için açlık sınırının altında yaşamak zorunda kalan emekçiler için kurmuştur. Emekliler için, açlık sınırının altında asgari ücretle çalışmak zorunda kalan emekçiler için kurmuştur. Millet yeni partiyi Türkiye’de yaşayan 86 milyon yurttaşımızın barış ve kardeşlik içerisinde yaşaması için kurmuştur. Şunu Esenyurt’taki tüm yol arkadaşlarımız çok iyi bilmelidir. YENİ Parti teknik olarak kurulduğu gün 90’ın üzerinde milletvekiliyle bir ana muhalefet partisi konumundadır ama YENİ Parti bir muhalefet partisi değildir. Yeni parti Türkiye’nin birinci partisidir. YENİ Parti Allah’ın izniyle, milletin takdiriyle yapılacak ilk seçimin iktidar partisidir. YENİ Parti, iktidarın partisidir.
“SEÇMENLERİN İRADESİNE İHANET EDİYORLAR”
Özellikle son dönemlerde, son aylarda, son haftalarda, hatta dün canımızı sıkan bir mesele var. Bizim listelerimizden seçilerek başka partilere transfer olan belediye başkanları var. Bizim listelerimizden, bizim listelerimizden seçilerek başka partilere transfer olan, belediyelerin el değiştirmesine neden olan meclis üyeleri var. O meclis üyeleri, o meclis üyeleri, bir müsaade et abiciğim. O meclis üyeleri tutuklanma korkusuyla, tehditle, baskıyla ve teklifle teslim oluyorlar. Bulundukları ilçelerde seçmenlerin iradesine ihanet ediyorlar. Bu ülkenin, çocuklarının geleceğine ihanet ediyorlar. Ben buradan o tehditler karşısında, o teklifler karşısında, o baskılar karşısında boyun eğen, sözüm ona belediye başkanlarına, sözüm ona meclis üyelerine buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Ahmet Özer, ülkemize hizmet etmiş kıymetli bir profesör. Bir yıla aşkın bir süre cezaevinde kaldı. Bir yıl boyunca 12 metrekare hücrede 1 santim eğilmeden, 1 santim bükülmeden, başı dimdik, ayakta bir biçimde bir direniş sergiledi. Bugün cezaevinden çıkmış durumda. Cezaevinden çıktığı günden itibaren de vay efendim, işte burada bir kayyum var, başka konular var. Acaba biraz sessiz kalsam mı diye bir an bile düşünmedi. Çıktığı günden beri meydanlarda, televizyonlarda elinde mikrofon adalet diye haykırıyor. Elinde mikrofon demokrasi diye haykırıyor. Elinde mikrofon barış diye haykırıyor. Kardeşlik diye haykırıyor. Ortak gelecek diye haykırıyor. 1 cm eğilmeden, bükülmeden bu ülkenin 86 milyonun barış ve kardeşlik içerisinde yaşayacağı bir Türkiye’ye katkı sunmaya çalışıyor. İşte o belediye başkanları, o transfer olan meclis üyeleri Ahmet Özer’e baksınlar. Bir kez daha şapkasını önlerine koyup düşünsünler.
“YARGIYA OLAN GÜVEN YÜZDE 20’LERİN ALTINA İNMİŞ DURUMDA”
Her yeni güne bir operasyonla uyanıyoruz. Başlangıç noktası Esenyurt, 30 Ekim 2024. Belediye başkanlarımız tutsak vaziyette. Buradan Silivri’ye Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na güçlü bir selam olsun. Sivil toplum kuruluşları, ondan önce gazeteciler, sendikacılar, iş insanları belirli periyotlarla sanatçılar gözaltına alınıyor, ifadeye çağrılıyorlar, tutuklananlar var. Bu operasyonlar neden gerçekleştiriliyor? Türkiye’de yargıya olan güven yüzde 20’lerin altına inmiş durumda. Türkiye’de adalet sistemine bir güven kalmamış. Belli konular üzerinden, belli meseleler üzerinden adalete olan güveni artırmak için, o alanda görev yapanları parlatmak için birtakım operasyonlar gerçekleştiriyorlar. 30 kişiyi bir sabah ansızın topluyorlar, iki tanesine işlem yapıyorlar. Geriye kalan 28 kişiyi bırakıyorlar ama o insanların itibarlarını zedeliyorlar. Onların itibarlarına gölge düşürüyorlar. Bu uygulamalarla ne yapmak istiyorlar? Yargıya olan güvensizliği, adalet sistemine olan güvensizliği artırmaya çalışıyorlar. Birilerini parlatmaya çalışıyorlar. Aslında biz şunu çok iyi biliyoruz. Bugün Türkiye’nin adalet sistemi, yargısı birkaç amaç için mevcut siyasi iktidarın aracı haline getirilmiş durumda. Birincisi, yargı eliyle siyaseti dizayn etmek istiyorlar. İkincisi, toplumun gerçek gündemlerinin üzerini örtmek istiyorlar. Üçüncüsü, toplumu korkutmak, sindirmek, susturmak, sanatçısından sendikasına herkese gözdağı vererek bu hukuksuzluklara insanların sessiz kalmasını istiyorlar.
“TÜRKİYE’NİN GERÇEK GÜNDEMLERİNİ KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Esenyurt’tan ilan ediyoruz. Bizim gündemimiz mazotun litre fiyatının yüz liranın üzerine çıkmasıdır. Bizim gündemimiz borsada yaptıkları fon dolandırıcılığıyla insanların birikimlerinin üzerine çöken bir avuç insanlarını zenginleştiren o servet transferini konuşmaktır. Bizim gündemimiz 23 bin 500 lira emekli maaşını konuşmak, açlık sınırının altındaki asgari ücreti konuşmaktır. Bizim gündemimiz uyuşturucu çeteleri, sokak çeteleri, sokaklarda kol gezerken sanatçılara yapılan itibar suikastleridir. Bizim gündemimiz sokaklarda kadınların, çocukların güven içerisinde seyahat edememesidir ve biz Türkiye’nin gerçek gündemlerini konuşmaya devam edeceğiz. Yalnız sadece sorun ve problem anlatmayacağız. Son olarak burada her birinize özel görev ve sorumluluklar düşüyor”
AHMET ÖZER: “BUTLAN SADECE VE SADECE PARTİYİ BÖLMEKLE İLGİLİ BİR OLAY DEĞİLDİ. HALKIN UMUDUNADA YAPILMIŞ BİR SALDIRIYDI”
Görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ise şunları söyledi:
“Kurtuluş eğer tek başına olmayacaksa hep beraber olacaksa hep beraber bunu gerçekleştirmemiz lazım. Üçüncü önemli nokta da sandık güvenliğidir. Zira seçim sandıkta kazanılır. Bunun için de genel merkez, ilçe başkanlığı, il başkanlığı gerekli çalışmaları kongre süreçleriyle birlikte yapacaklar. Biz de elimizden geleni arkada bırakmadan gerekli destekleri vermemiz lazım. Ve dördüncüsü en önemlisi bana göre birliğimizi, beraberliğimizi korumaktır. Çünkü tarihte bütün büyük işlerin temelinde birlik ve beraberlik vardır. Birliğin ve beraberliğin bozulduğu her yerde başarısızlık vardır.
Şimdi YENİ Parti önemli bir birlik kurdu. Kiminle kurdu biliyor musunuz? Sizinle, halkla kurdu. O nedenle halkın umudu haline geldi. Butlan sadece ve sadece partiyi bölmekle ilgili bir olay değildi. Halkın umuduna yapılmış bir saldırıydı. YENİ Parti şimdi bu umudu yeniden büyütüyor. İlçe başkanlıklarımızla il başkanlığımız önderliğinde ki il başkanımızı görüyorsunuz. Alandan alana, programdan programa koşuyor. Bu çalışmaları yürütüyor. Ve biz de inşallah en kısa sürede bu kayyum darbesinden kurtularak yola devam etmemiz lazım. Ve belediyemizi sizin iradenizle birlikte ihya ederek yola devam etmemiz lazım. Ve son olarak da şunu söylemek isterim.
Aynı zamanda bir yeni sürecin içindeyiz. Dün Genel Başkanımız da belirtti. Bir barış ve kardeşleşme sürecidir bunun adı. Değerli kardeşlerim, bu sürece güvenin olabilmesi için buradan çağrıda bulunuyorum. Bu aynı zamanda komisyon raporunda da vardı. Bir; tutuksuz yargılamalar esastır. İki; Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları derhal uygulansın. Üç; kayyumlar kaldırılsın. Dört; haksız tutsaklar bırakılsın. Beş; operasyonlar durdurulsun diyoruz. Bunları bunları hepsinin üstesinden geleceğiz. Bunların üstesinden gelecek birikimimiz, bilgimiz, cesaretimiz var.
Son olarak şunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Bu içinden geçtiğimiz günlerin ruhuna uygun olarak değerli kardeşlerim, zor bir zamandan geçiyoruz. Böyle zor zamanların ağır bedelleri oluyor. Bu bedelleri bugün içeride ödeyenler var arkadaşlarımız var. Onların sayesinde bizim geleceğe dair umutlarımız hep diri kalıyor. Bizde buna layık bir biçimde iktidar yürüyüşümüzü gerçekleştirmeli iktidara gelmeli ve gelinen iktidarıda demokratikleştirmelliyiz. bu amacı gerçekleştirecek ruh sizde var. Gözlerinizde yüreklerinizde bu ışığı görüyorum. Yolumuz açık olsun”

