(ANKARA) – NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’ya yaptığı resmi ziyaret kapsamında ASELSAN’da düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye son yıllarda bir savunma sanayi devrimi geçirdi… Son haftalarda NATO, İran’dan Türkiye’ye yönelen balistik füzeleri dört ayrı olayda başarıyla engelledi. NATO, bu tür tehditlere karşı hazırlıklıdır; Türkiye’yi ve tüm müttefikleri savunmak için her zaman gerekli olanı yapacaktır” diye konuştu.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, iki günlük resmi temaslar kapsamında dün Ankara’ya geldi. Rutte, ziyaret programı kapsamında ASELSAN tesislerini ziyaret etti. Ziyaretten sonra Rutte, basın toplantısı düzenledi. Rutte, “Bugün burada bulunmanız ve ev sahipliğiniz için teşekkür ediyorum; yarın Brüksel’de yeniden görüşeceğiz. Gerçekten derinden etkilendim. Öncelikle sizler ama aynı zamanda ürettiğiniz teknolojiler de oldukça etkileyici” dedi.
“İran ise terör ve kaos yaymayı sürdürüyor; bunun etkilerini Türkiye’de açıkça hissediyorsunuz”
Rutte ayrıca, şunları söyledi:
“Savunma sanayi üretimini hızlandırmak benim için çok önemli, aynı zamanda savunma sanayi inovasyonunu da, yani üretim ile inovasyonu birleştirmek… Bu iki unsurun birlikte ilerlemesi NATO için en üst önceliklerden biridir. Bu konu, temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin de ana başlıklarından biri olacak. Elbette, savunma harcamalarını kolektif olarak artırabildiğimizi kutlayacağız, ancak savunma sanayi üretimi, son derece önemli olacak. Çünkü daha iyisini yapmak ve daha fazlasını yapmak zorundayız; Türkiye’nin burada yaptıklarından öğreneceğimiz çok şey var. Buna, ihtiyaç var çünkü daha tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz. Bunu size anlatmama gerek yok. Bu da güvenliğimizi korumak için güçlü savunmalara ihtiyaç duyduğumuz anlamına geliyor. En iyi kabiliyetlere sahip olmalıyız. En son teknolojileri entegre etmeliyiz ve bu nedenle en yaratıcı ve en yenilikçi zihinlere ihtiyacımız var. Bu yüzden burada olmanızdan ve gençler olarak savunma sanayinde çalışmayı tercih etmenizden memnuniyet duyuyorum.
Burada yaptığınız her şey Türkiye’nin güvenliğini sağlamaya yardımcı oluyor; aynı zamanda, Türkiye gibi son derece değerli bir müttefik sayesinde tüm ittifakın güvenliğine de katkı sağlıyor. Daha önce de söyledim: Türkiye son yıllarda bir savunma sanayi devrimi geçirdi. Gerçekten buna devrim diyebiliriz. Bu dönüşümün merkezinde sizler varsınız. Bu yüzden devam edin. Daha fazla ve daha hızlı üretin, daha fazla yenilik yapın. Karşı karşıya olduğumuz tehditler büyük. Arktik’ten Akdeniz’e, uzaydan deniz tabanına, füzeler ve insansız hava araçlarından gelişmiş siber saldırılara kadar geniş bir yelpazede risklerle karşı karşıyayız. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı sürüyor. Çin’in askeri modernizasyonu ve nükleer kapasite genişletmesi devam ediyor. İran ise terör ve kaos yaymayı sürdürüyor. Bunun etkilerini Türkiye’de açıkça hissediyorsunuz.
“NATO, İran’dan Türkiye’ye yönelen balistik füzeleri dört ayrı olayda başarıyla engelledi”
Son haftalarda NATO, İran’dan Türkiye’ye yönelen balistik füzeleri dört ayrı olayda başarıyla engelledi. NATO, bu tür tehditlere karşı hazırlıklıdır ve Türkiye’yi ve tüm müttefikleri savunmak için her zaman gerekli olanı yapacaktır. Ancak bunu tek başımıza yapamayız. Avrupa ve Kuzey Amerika genelinde 1 milyar insanın güvenliğini sağlamak yalnızca NATO ve müttefik orduların görevi değildir. Savunma sanayimizin, burada önemli bir sorumluluğu var. NATO genelindeki siyasi liderler, savunmaya daha fazla harcama yapma taahhüdünde bulundu. Gerçekten de savunma sektörüne daha fazla kaynak aktarılıyor; bu çok olumlu. Ancak daha önce söylediğim gibi, para tek başına bizi güvende tutmaz. Hava savunma sistemleri, insansız hava araçları, mühimmat, radarlar, uzay kabiliyetleri ve daha fazlası… Bizi güvende tutacak olan bunlardır.
Bu şirkette çığır açan teknolojiler geliştiriyorsunuz ve bunu Türkiye genelindeki savunma sanayi ekosisteminde de görüyorum. Bu kabiliyetlerin birçoğunu sizler sağlıyorsunuz ve ihtiyacımız olan da tam olarak budur. Ayrıca, Avrupa ve Kuzey Amerika genelindeki savunma sanayinin, Alaska’dan Ankara’ya kadar, birlikte üretmeye, birlikte yenilik yapmaya ve birbirinden satın almaya devam etmesi gerekiyor. Yakın zamanda bildiğiniz gibi ASELSAN, Polonya’ya gelişmiş elektronik harp sistemleri sattı. Arnavutluk ve Romanya’da faaliyetlere başladınız ve Hırvat Donanması için bir gemiyi donattınız. Bu nedenle bugün size hitap etmekten memnuniyet duyuyorum.
“Üretimimizi artırmak istiyorsak, daha fazla gencin savunma sektöründe kariyer yapmayı seçmesi gerekiyor”
Tüm bunları mümkün kılan genç mühendisler… Anladığım kadarıyla burada ASELSAN’da ortalama yaş sadece 33. Ama yanılmıyorsam aslında biraz daha düşük, 28 civarında. Tabii çok yaşlı bir CEO’nuz olması dışında… Siz de oldukça gençsiniz. Gerçekten bu şirketteki ortalama yaş, çok etkileyici ve açıkçası bu bana kendimi oldukça yaşlı hissettiriyor. Eğer uzun vadede üretimimizi artırmak istiyorsak, daha fazla gencin savunma sektöründe kariyer yapmayı seçmesi gerekiyor. Bu şirketin, Türkiye’deki en iyi yetenekleri çekebildiğini duymak sevindirici, ancak tüm şirketlerin bunu başarması ve gençlerin kariyer tercihlerini bu yönde yapması gerekiyor. Bu nedenle, hükümetler ve şirketler eğitime yatırım yapmalı, gerekli becerilerin kazandırılmasını sağlamalıdır.
Sizler burada, gençlerin kolektif güvenliğimize nasıl katkı sunduğunun parlayan bir örneğisiniz. Bu yüzden sözlerimi tamamlarken şunu söylemek isterim: Transatlantik sanayi iş birliği, ülkeler için büyük faydalar sağlar ve en başta güvenliğimize katkıda bulunur. Bu aynı zamanda kolektif güvenliğimiz için de kazandıran bir yoldur ve zirvenin temel önceliklerinden biridir. Umarım birkaçınızla ayrıca kısa bir süre sohbet etme fırsatım olur. Bugün burada bulunmak gerçekten ilham vericiydi.”
Mark Rutte, daha sonra ASELSAN çalışanları ile toplu hatıra fotoğrafı çektirdi.



