Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mustafa Destici’den komedyen Göktaş’a tepki: “Sen benim kutsal kitabıma dil uzatırsan biz o dili koparırız”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, komedyen Deniz Göktaş’ın YouTube’da yayımlanan gösterisinde dini değerlere hakaret ettiğini öne sürerek, “Elbette ki herkes stand-up yapabilir ancak bir ölçü var. Sen bu milletin kutsallarına dil uzatamazsın. Siyasi eleştirileriyle ilgili bir şey söylüyor muyuz? Toplumsal mizahı ile ilgili bir şey söylüyor muyuz? Söylemiyoruz ama sen benim kutsal kitabıma dil uzatırsan biz o dili koparırız” dedi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, komedyen Deniz Göktaş'ın

(ANKARA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, komedyen Deniz Göktaş’ın YouTube’da yayımlanan gösterisinde dini değerlere hakaret ettiğini öne sürerek, “Elbette ki herkes stand-up yapabilir ancak bir ölçü var. Sen bu milletin kutsallarına dil uzatamazsın. Siyasi eleştirileriyle ilgili bir şey söylüyor muyuz? Toplumsal mizahı ile ilgili bir şey söylüyor muyuz? Söylemiyoruz ama sen benim kutsal kitabıma dil uzatırsan biz o dili koparırız” dedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Destici, İsrail’in 1915 olaylarını sözde “Ermeni soykırımı” olarak tanıma kararına tepki göstererek, şunları söyledi:

“Gazze’de terörist İsrail’in soykırımı ve katliamları ortadadır. 100 bin insan, sırf Filistinli ve Müslüman oldukları için öldürülmüştür. Bu soykırımı yapmış olan soykırımcı İsrail, onun Başbakanı katil Netanyahu ve savaş kabinesi, kendi suçlarını örtmek için 1915 olaylarını gündeme getirerek parlamentolarında Türkiye’nin Ermenilere karşı soykırım yaptığı yönünde bir karar almışlardır. Halbuki aynı parlamento daha önceki yıllarda bu kararı reddetmiştir. Bu bize neyi gösteriyor? Bu tamamen siyasi bir karardır. Gerçekle ilgisi olmadığını kendileri de asıl soykırımcının kendileri olduğunu en iyi şekilde bilmektedir. Türkiye’nin, İsrail’in Filistin’e, Filistinlilere karşı Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımı yüksek sesle dile getirmesi ve bizzat Cumhurbaşkanımız tarafından ‘Bu soykırımın elbette bir gün hesabı sorulacaktır ve bu da Müslüman Türk milleti eliyle olacaktır’ sözlerinin ifade edilmesine bir tepki olarak söylenmiştir. Cumhurbaşkanımızın sözlerinin sonuna kadar arkasında ve yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.”

1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nı kutlayan Destici, “Cenabıhak, hem ana vatanımızdan, kara kıtamızdan hem de denizlerimizden bağımsızlığımızın timsali olan ay yıldızlı al bayrağımızı eksik etmesin” dedi.

Destici, komedyen Deniz Göktaş’ın YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı gösterisinde kullandığı ifadelerin dini değerlere hakaret içerdiğini savunarak, şöyle devam etti:

“Son günlerde bir stand-up’çı çıktı, biliyorsunuz. Bir anda gündeme geldi. Sosyal medyada bir anda çok izlenir bir duruma getirildi. Bu bir proje midir? Bu kendiliğinden mi oluşmuştur? Elbette ki açılan soruşturma sonucu bütün bunlar ortaya çıkacaktır. İşin o boyutu artık savcılarımızın denetimindedir. Şunu ifade etmek istiyorum: Elbette ki herkes stand-up yapabilir ancak bir ölçü var. Sen bu milletin kutsallarına dil uzatamazsın. Sen sadece Türkiye’deki 85 milyonun değil, dünyadaki 2 milyarın üzerindeki insanın kutsal kitabım dediği, hayatını ona göre yaşadığı Kur’an-ı Kerim’e dil uzatamazsın. Bunu İncil ile ilgili de yapamazsın, Tevrat’la ilgili de yapamazsın ya da Budizm’in öğretileriyle ilgili de yapamazsın. Bunların hepsine şiddetle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Siyasi eleştirileriyle ilgili bir şey söylüyor muyuz? Toplumsal mizahı ile ilgili bir şey söylüyor muyuz? Söylemiyoruz ama sen benim kutsal dil uzatırsan biz o dili koparırız. Herkes sınırını ve çizgisini bilecek.”

“TIRNAK İÇİNDE BİRİLERİ ‘ALEVİLERİ YAKTILAR’ DEMEK İÇİN ORADAKİ 14 SÜNNİYİ SÖYLEMEDİ”

Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılı nedeniyle de konuşan Destici, şunları kaydetti:

“2 Temmuz’da ne oldu, hatırlayalım. Sivas’ta yapılan provokasyonlar, cereyan eden hadiseler; bunların dönemin koalisyon ortakları, dönemin Sivas’ın yerel ve merkezi yöneticileri tarafından seyredilmesi sonucu büyük bir facia yaşandı ve 33 insan hayatını kaybetti. Kamuoyunda çok açıklanmasa da hayatını kaybedenlerin 33’ü de Alevi vatandaşımız değildi bunların yarısına yakını da Sünni anlayışa mensup insanlardı. Bu bile söylenmedi. Neden? Tırnak içinde birileri ‘Alevileri yaktılar’ demek için oradaki 14 Sünniyi söylemedi. Bu kadar milleti birbirine düşürmek için tezgâhlandığı, kurgulandığı daha sonraki süreçte Türkiye ve dünya kamuoyuna yansıtılmasından da çok net bir şekilde anlaşılıyor. Amaç, bir Alevi-Sünni çatışması tekrar çıkarılarak ülkeyi bir kaos ve çatışma ortamına sürüklemekti. Hiçbir masum insanın öldürülmesini, hangi saikle olursa olsun, kabul etmiyoruz. Bir insanın etnik kimliğinden ya da mezhebi anlayışından, dininden veya inancından dolayı öldürülmesine zinhar karşıyız. Ve ondan 3 gün sonra bu sefer Başbağlar’da tam 33 masum insan PKK, TİKKO, DHKP-C iş birliğiyle katledildi. Çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden camiye toplandılar, kurşuna dizildiler. Evleri ateşe verilerek yakıldılar. Biz bu dönemde bu iki olayın da dosyalarının tekrar açılıp tüm çıplaklığıyla aydınlatılmasını ve bu büyük provokasyonun ortaya çıkarılmasını istiyoruz.”

“ELİNDE ŞEHİT KANI OLAN TERÖRİSTİN AFFEDİLMESİNE RIZA GÖSTERMEYİZ”

Destici,”Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de “Terörle, teröristle müzakere olmaz. PKK silah bırakmadan, tüm unsurlarıyla kendini feshetmeden asla, hükümet yetkililerimiz tarafından da yapılan açıklamalarda olduğu gibi, yasal bir düzenleme yapılmamalı. Hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelmemelidir. Bunlar olsa bile Türklüğümüzden asla taviz vermeyiz. Bir milleti millet yapan unsurların en başında dil gelmektedir. Eğer dilinize sahip çıkmazsanız, dilinizi aşındırırsanız, dilinizin yanına yeni ortaklar gelmesine müsaade ederseniz, siz parçalanmaya giden yolun taşlarını döşersiniz. Elinde şehit kanı olan, öğretmen kanı olan, işçi kanı olan, bebek kanı olan hiçbir teröristin affedilmesine de rıza göstermeyiz” dedi.

“EN ALT ÜCRETTE İYİLEŞTİRME YAPMAMAK GERÇEKTEN KABUL EDİLEMEZ”

“Temmuz ayı, memurun ve emeklinin maaş artışının olduğu aydır” diyen Destici, “Emeklimiz gerçekten, özellikle de tek maaş alıyorsa ve evi kira ise büyük ekonomik sıkıntı yaşar. Aynı şey asgari ücretle geçinenler için de geçerlidir. Diğer çalışan kesimlere ve emeklilere verilen temmuz enflasyon farkı mutlaka ama mutlaka asgari ücrete de yansıtılmalıdır. Asgari ücret, adı üstünde en alt ücrettir en alt ücrette iyileştirme yapmayacağız da nerede yapacağız? En yüksek ücrette iyileştirme yaparken en alt ücrette iyileştirme yapmamak gerçekten kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Destici, açıklamasının ardından Anahtar Parti Genel Merkez Kadın Kolları Eğitim Politikaları Başkanı Hülya Üstüner ve Anahtar Parti Genel Merkezi Hukuk Politikaları Başkan Yardımcısı Avukat Abdülkadir Kötüce’nin partilerinden istifa ederek Büyük Birlik Partisi’ne üye olarak katıldıklarını duyurdu. Destici, Üstüner ve Kötüce’ye rozetlerini taktı.