Haber: Olcay AYDİLEK
(ANKARA) – 2025 yılını 1 trilyon TL’nin üzerinde zararla kapatan Merkez Bankası’nın, faiz giderleri son üç yılda geçmişte görülmemiş oranda artış gösterdi. Merkez Bankası, 2024-2025 yıllarında zararının yüzde 100’ünü aşan tutarda faiz ödedi. Merkez Bankası’nın son üç yıllık zararı, Kur Korumalı Mevduat (KKM) için ödenen kur farkı ile carry trade faizinin maliyeti toplam 115 milyar dolar olarak hesaplandı.
TEPAV Merkez Direktörü, ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı’na Merkez Bankası’nın karşı karşıya kaldığı ağır tablo hakkında açıklamalarda bulundu.
Yılmaz, dünya ve Türkiye’nin belirsizlikten çok öngörülemezliğin olduğu farklı bir dönemden geçtiğini söyledi. Bu dönemde ekonomik programların uygulamasındaki açılımların, “ince elenip, sık dokunmasının” önemine işaret eden Yılmaz, “Böyle baktığımızda, Merkez Bankası’nın son üç yıldır aslında öngörmediği bir zararla karşı karşıya kaldığını görmekteyiz” dedi.
Üç yıllık zarar 85,5 milyar dolar
Merkez Bankası’nın, 2023-2025 döneminde toplam zararının 85,5 milyar dolar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “GSYH’ya oran olarak yüzde 6,3. Bu tutar, kamu eğitim harcamalarının ve reel sektöre yatırım teşviklerinin bir katını aşmakta, deprem harcamalarının da üstüne çıkmaktadır” dedi.
Yılmaz, söz konusu dönemde oluşan zararın gerekçesine ilişkin olarak da, “Kur Korumalı Mevduat, zorunlu karşılıklar ve açık piyasa işlemleri kapsamında para politikası araçlarını kullanmasından kaynaklı olduğunu görmekteyiz” dedi.
Bazı yıllar yüzde 400’ü aştı
Yılmaz, Merkez Bankası’nın kar-zarar tablosuna daha yakından bakıldığında ilginç bir durumun ortaya çıktığını belirterek, şöyle devam etti:
“Merkez Bankası’nın faiz giderleri özellikle son üç yılda kimi yıl yüzde 400’leri de aşan oranda artış göstermiş. 2024-2025 yıllarında banka zararının yüzde 100’ünü de aşan tutarda faiz ödemesinde bulunmuştur. Bankanın, 2024-2025 yılında toplam faiz ödemesi 57,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.”
Zorunlu karşılıklara yüksek faiz
“Bu artışta belirleyici olan zorunlu karşılıklar ve açık piyasa işlemler için ödenen faiz giderleri olmuştur” diyen Yılmaz, “Son iki yıl zorunlu karşılıklar ve açık piyasa işlemleri yoluyla bankalara 39,8 milyar dolar faiz ödemesi yapıldığını görmekteyiz. Bunun 30 milyar doları geçmişte ihmal edilecek büyüklükte olan zorunlu karşılıklar için ödenen faizlerdir” diye konuştu.
Yılmaz, 2024 yılında, bankaları desteklemek için zorunlu karşılıklara politika faizinin belli bir oranında faiz ödenmesine tekrar başlandığını anımsatarak, “Özellikle KKM ile sıcak paradan kaynaklı para arzının artmasıyla piyasada oluşan aşırı likiditeyi çekmek için de açık piyasa işlemlerine başvurulması zararda belirleyici olmuştur. Hazine de bu dönemde borçlanma ihtiyacının üzerinde borçlanarak borçlanmanın elde edildiği yıldan başlayan ve kısa dönemde bir faiz geliri de elde ederek Merkez Bankası’na destek olmuştur. Bu, Hazine için borçlanmanın yapıldığı dönem açısından gelir, Merkez Bankası açısından faiz gideridir” diye konuştu.
Toplam 105 milyar dolar
“MB zararı ve KKM olarak baktığımızda toplamda 105 milyar dolara ulaşan bir maliyet karşımıza çıkmakta” diyen Yılmaz, carry trade üzerinden ödenen faizler de eklendiğinde toplam maliyetin 115 milyar doları aştığını vurguladı.
Yılmaz, şunları söyledi:
“Dolayısıyla program önceki dönemin politika kararlarındaki yanlışlıklarla birlikte devam eden dönemde finansal yük KKM dahil toplamda 115 milyar dolar seviyesine ulaşmakta, bu da GSYH’nın 7,7’si seviyesinde.”

