(TBMM) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, “Anlaşma onaylandığı takdirde, Suud çöllerine Türk askerini, Mehmetçik’i gönderiyoruz… Böyle bir uygulama da söz konusu değil, böyle bir şey de yok. Dün, hatırlarsanız, aynı konuları, aynı tartışmaları, birçok eleştirileri Suriye konusunda da hep beraber dinlemiştik ama burada da böyle olmadığını gördük” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması”na ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Kanun teklifine ilişkin Milletvekilleri, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Ankara Milletvekili Fuat Oktay’a sorularını yöneltti. Oktay, anlaşmanın 2.maddesiyle ilgili “Objektif değerlendirme neye göre yapılıyor, yapılacak” yönündeki sorulara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Zaten taraflar bir araya geliyor ve yine aslında ondan da önce bir komisyon var tarafların bir araya gelmesinden önce Stratejik Siyasi ve Savunma Komisyonu diye, bu usul ve esasları da belirleyecek Komisyon birçok konuyla ilgili. Ama her konuya göre değerlendirme kriterleri de farklı olabileceği için taraflar bir araya geldiğinde yine bu objektif kriterleri kendileri belirleyebilir, artırabilir, azaltabilir ama oydaşmayla. Dolayısıyla bu değerlendirme sonucunda yani ilgili maddede de burada değerlendirme yapılıyor muhtemel alınabilecek eylemlerle ilgili, illaki bunu askeri anlamda düşünmemek lazım. İstihbari paylaşım bunun parçası olabilir veya tecrübe paylaşımı bunun parçası olabilir veya aynı zamanda ekip ekipman paylaşımı da bunun parçası olabilir veya savunmaya dair doğrudan sahada da aynı şekilde bir cevap verme şeklinde paylaşım olabilir askeri boyutta da. Dolayısıyla, bunlar değerlendirildikten sonra, yine ilgili maddesi boyutunca da karar alındıktan sonra uygulamaya geçiliyor.”
NATO ÖRNEĞİ
“Ortak terör örgütü” tanımına ilişkin sorulara yönelik yanıtında Oktay, uluslararası bu tür paktların hemen hemen hiçbirinde ortak bir terör örgütü tanımı veya ortak bir terör örgütü listesi olmadığını söyledi. Oktay, “NATO’da da bir ülkenin tanıdığı terör örgütünü diğer ülke tanımayabilmekte. Dolayısıyla, burada da yine oydaşmaya dayalı, karşılıklı değerlendirmeye dayalı, anlaşmaya dayalı bir yaklaşım söz konusu” dedi.
Oktay, mevcut savaşların kapsama dahil olup olmadığı ile ilgili, “Zaten anlaşma imzalandığı, burada yürürlüğe girdiği andan itibaren, üç tarafta da radifikasyonu yapıldıktan sonra her türlü tehdit değerlendirmeye tabidir” şeklinde konuştu.
“YARIN ÇIKILACAK BİR ANLAŞMA İÇİN HİÇBİR ÜLKENİN MASAYA OTURMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ”
Anlaşma’dan çekilmeye ilişkin 10 yıllık kısıt ile ilgili Oktay şunları söyledi:
“Stratejik bir anlaşmadan bahsediyoruz, ciddi altyapının oluşturulması gereken mekanizmaların oluşturulması gerektiği bir anlaşmadan bahsediyoruz. Dolayısıyla, yarın çıkılacak bir anlaşma için hiçbir ülkenin masaya oturması veya bir pakta üye olması söz konusu olamaz. Dolayısıyla, bununla ilgili örneklerin de yine NATO’nun, Montrö’den sadece örnek olarak vermiştim,16. yılında çıkan Fransa örnek gösterildi. Aslında Fransa 16. yılında NATO’dan çıkmadı, sadece askeri kanadından, askeri kanadının komuta yapısından çıkmıştır. Dolayısıyla bu süreç içerisinde yine ittifakın içerisinde kalmaya da devam etmiştir ki sonrasında zaten yine askeri komuta yapısına da döndüğünü görüyoruz.
Şunu tekrardan ben hatırlatmak isterim. 10 yıl olayı, illaki, bugün imzaladık ve on yıl boyunca istemediğimiz, arzu etmediğimiz farklı iktidarların, farklı siyasi partilerin, aynı görüşte olmayan iktidarların olduğu dönemde de mutlak şekilde bağlıyor. ‘Siz nasıl geleceğe dönük 10 yıllık, 20 yıllık bir anlaşmaya imza atabilirsiniz” konusu bence gerçekçilikten çok uzak. Hükümetler zaten devleti temsilen ülkenin bugünü ve geleceğiyle ilgili karar alır. Bugün ta cumhuriyetin ilk yıllarında atılan imzaların arkasında duruyoruz biz, 20’lerde, 30’larda, 40’larda, 50’lerde, 60’larda, 70’lerde, 80’lerde, 90’larda, 2000’lerde. Dolayısıyla, devlette süreklilik hakimdir, kimin iktidarda olup olmaması söz konusu değil.
Bir anlaşmanın Meclis tarafından da onaylanıyor olması milletin bu anlaşmayı onayladığı anlamına gelir ki ‘Bugün böyle, yarın da farklı bir yaklaşım sergilenecektir, dolayısıyla uzun vadeli bir şey yapamazsınız’ argümanı gerçekçi değil. Çünkü bu Meclis milletin tüm farklı segmentini kendi çatısı altında buluşturan bir mabet. Dolayısıyla, 10 yıl süre içerisinde de herhangi bir konuda oydaşma sağlanamazsa herhangi bir üyenin, dolayısıyla Türkiye’nin arzu etmediği bir konunun uygulamaya alınması asla ve asla mümkün değildir.”
Oktay, gizlilik ve bilgilerin başkalarıyla paylaşımı hususuna ilişkin, NATO’nun üyelerinden birinin Yunanistan olduğunu hatırlatarak, “Yunanistan’la ilgili yaşadığımız sorunları, yani sizler belki bizden daha iyi biliyorsunuz. Türkiye’nin burada çok ciddi bir tecrübesi vardır. Hangi konuların paylaşılacağı, paylaşılamayacağı veya paylaşılan konuların arzu edilmeyen taraflara bir şekilde sızdırılmaması, sızdırıldığı takdirde uluslararası hukuk çerçevesinde ve ikili ilişkiler boyutunda neler yapılacağıyla alakalı çok ciddi tecrübeye dayanan bir birikimi vardır Türkiye’nin. Dolayısıyla, burada da herhangi bir endişeye mahal yok” ifadelerini kullandı.
“Suud çöllerine mi asker göndereceğiz” yönündeki eleştiriler ve “pazarlık” konusuna ilişkin Oktay, böyle bir pazarlığın söz konusu olmadığını vurguladı. Bir anlaşma olduğunu, objektif kriterler çerçevesinde, şeffaf bir değerlendirme yapılacağını kaydeden Oktay, herkesin bilgi, belgesini paylaşacağını, ona göre bir değerlendirme yapılıp oydaşmayla karar alınacak bir süreçten bahsettiklerine işaret etti. Oktay şunları kaydetti:
“BİRÇOK ELEŞTİRİLERİ SURİYE’DE DE LİBYA’DA DA DİNLEMİŞTİK”
“Bugün anlaşma onaylandığı takdirde, Suud çöllerine Türk askerini, Mehmetçik’i gönderiyoruz… Böyle bir uygulama da söz konusu değil, böyle bir şey de yok. Dün, hatırlarsanız, aynı konuları, aynı tartışmaları, birçok eleştirileri Suriye konusunda da hep beraber dinlemiştik ama burada da böyle olmadığını gördük. Aynı şeyi Libya boyutunda burada dinledik, bu tartışmalar ortaya çıktı ve Libya boyutunda da orta vadede, uzun vadeyi bile beklemeden, aslında Türkiye’nin milli çıkarları çerçevesinde sonuçlandığını ve gelişmeler olduğunu hemen gördük, yine hep birlikte şahit olduk.”
Oktay, anlaşma kapsamında sağlanacak desteğin maliyetine ilişkin, “İlk etapta bir komisyon var biliyorsunuz, Stratejik Siyasi ve Savunma Komisyonu. Genel Sekreterlik var. Bunun ilk boyutu da Mekke’de olacak ve bunun giderlerini belirli bir süre Suudi Arabistan karşılayacağını ifade etti, sonraki boyut yine bu değerlendirmeler ve alınacak kararlar çerçevesinde gerçekleşecektir. Dolayısıyla, nasıl olacağıyla alakalı yine usul ve esaslar netleşecektir ama sonuçta şuraya geliyor. İstemediğimiz bir uygulamanın gerek hükümet nezdinde, iktidar nezdinde gerekse Meclis boyutunda mümkün olmayacağını yine hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.

