Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mansur Yavaş’tan “soruşturma izni” açıklaması: “Seçim Kanunu’nu bilmiyor musunuz? Soruşturma tamamen hukuksuz”

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin olarak, Seçim Kanunu’nda seçim suçlarından doğan kamu davasının seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmaması durumunda kovuşturma yapılamayacağı hükmünün yer aldığına işaret ederek, “Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? İmkânı varsa soruşturmayı geri alın, Danıştay’ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın. Kanun hükmü açık soruşturma yapılamaz deniyor. Yapılan soruşturma tamamen kanunsuz, hukuksuz ve Mansur Yavaş’ı CHP’li ABB’yi itibarsızlaştırmak için yapıldı. Gördünüz hakkımdaki soruşturmaları, dandik soruşturmalar. Bir tane para yediğime, yakınları zengin ettiğime, haram yediğime dair iddia var mıdır? 2019 öncesi kirli bilinen bir belediyeyi ele aldıktan sonra bizler tertemiz bir şekilde Ankara’nın ve ülkenin yönetebileceğini göstermek için titiz davranıyoruz ve davranmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, hakkında verilen soruşturma

(ANKARA) – Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin olarak, Seçim Kanunu’nda seçim suçlarından doğan kamu davasının seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmaması durumunda kovuşturma yapılamayacağı hükmünün yer aldığına işaret ederek, “Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? İmkânı varsa soruşturmayı geri alın, Danıştay’ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın. Kanun hükmü açık soruşturma yapılamaz deniyor. Yapılan soruşturma tamamen kanunsuz, hukuksuz ve Mansur Yavaş’ı CHP’li ABB’yi itibarsızlaştırmak için yapıldı. Gördünüz hakkımdaki soruşturmaları, dandik soruşturmalar. Bir tane para yediğime, yakınları zengin ettiğime, haram yediğime dair iddia var mıdır? 2019 öncesi kirli bilinen bir belediyeyi ele aldıktan sonra bizler tertemiz bir şekilde Ankara’nın ve ülkenin yönetebileceğini göstermek için titiz davranıyoruz ve davranmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

ABB Başkanı Mansur Yavaş, ABB Konferans Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında İçişleri Bakanlığı tarafından verilen soruşturma izinlerine yönelik açıklamalarda bulundu. Toplantıya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci Binici, ilçe belediye başkanları ve ABB bürokratları katıldı.

Yavaş, konuşmasının başında okullarda yaşanan saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa dildi.

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren Yavaş, şöyle konuştu:

“Bugün Türkiye’de her sabah kalktığımız zaman ‘Acaba bugün hangi muhalefet partisine özellikle hangi CHP’li belediyeye operasyon yapıldı’ diye uyanmaya başladık. Tutukluluk istisna olması gerekirken artık esas haline getirildi. 4483 sayılı Memurların Yargılanması Hakkındaki Kanundaki hükümler açıktır. Sayıştay veya Mülkiye Müfettişi gelir, ilgili idareyi inceler, suç varsa savcılığa verir iddianame hazırlanır, deliller toplanır, yargılama yapılır. Oysa seçilmiş insanları tutuklayarak hem onları seçen halkı cezalandırıyorsunuz, hem uzun süre ailelerinden çocuklarından ayrı bırakıyorsunuz. Beraat ettikleri zaman bunu telafi edecek hiçbir maddi ya da manevi değer bulunmamaktadır. Biz yargılanmaktan korkmuyoruz ki. Ama usule uygun adil bir şekilde herkese uygulanan hukukla yargılanmak istiyoruz, soruşturulmak istiyoruz.

“Usulüne uygun soruşturmalar yapılmalıdır”

Adana ya da Bursa Belediye Başkanımızda olduğu gibi Ankara İl Başkanımızda olduğu gibi 10-15 yıl önceki soruşturmalar gündeme getirilerek seçilmiş belediye başkanlarımızın, yöneticilerimizin tutuklanması yoluna gidilmekte ve bir başka partiye yönetim teslim edilmektedir. Oysa tahkikat zamanında tamamlansaydı belki bu insanlar aday olmayacaklardı. Bu süre zarfında görevini ihmal eden, soruşturmayı zamanında yapmayan kim varsa onlar hakkında soruşturma açılması gerekiyor. Bekleyip seçimi kazandıktan sonra belediye başkanlarını tutuklarsanız, seçilmiş iradenin tutuklanması anlamına gelecek uygulamalarla ülkeyi zora sokacak işler yaparsınız.

Bu uygulamalar artık sona ermelidir. Usulüne uygun soruşturmalar yapılmalıdır. Buna hiç kimsenin itirazı yok. Ancak bunu sadece CHP’li belediyelere ve yöneticilere yaparsanız burada hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Dünyadaki hukuk ve adalet sıralamasında en sonlara düşüyoruz. Bunu yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Türkiye’yi, bu kadar kadim bir ülkeyi, devleti, yönetim tecrübesi olan bir ülkeyi Afrika’daki bazı ülkelerin arkasında gösterecek şekilde uygulamalar yapmak maalesef hiçbir şekilde kabul edilemez.”

“Üç dört defa dilekçe vermemize rağmen sonuçlar bize bildirilmiyor”

Yavaş, hakkında açılan soruşturmaları açıklayarak, şunları söyledi:

“Müfettişler belediyeye geliyor yani yakın zamana kadar hiçbir şikayetimiz yoktu. Geliyor şikayet konusunu bildiriyor ve incelemelerini yapıyor. Ancak son zamanlarda bu incelemelerin sonucu bize bildirilmiyor. Bekliyoruz, 45 gün içerisinde soruşturma bittikten sonra bize bir şey gelmiyorsa diyoruz ki ‘Herhalde temize çıktık.’ Oysa raporu elimize alıp, belediye meclisine, bizi itham edenlere biz bunu göstermek istiyoruz. Ayrıca yaptığımız şikayetler var. Şikayet ettiğimiz konularda da sonucu bilmiyoruz.

Biz istiyoruz İçişleri Bakanlığından, bu yaptığımız soruşturmaların sonuçlarını bize bildirin ki Danıştay’a itiraz edelim. Üç dört defa dilekçe vermemize rağmen sonuçlar bize bildirilmiyor. Biz de itiraz hakkımızı kullanmayınca eski döneme ait bütün suçlar zaman aşımına uğruyor. Dolayısıyla bize bunu vermeyen görevliler de suç işliyorlar. Hatta en son soruşturma ile ilgili avukatımız gidip soruşturma evraklarını istediği zaman oradaki hukuk müşavirliğindeki arkadaşların bir kısmı ‘Vermiyoruz. Git nereden alırsan al’ diyor. Oysa sonuç bize bildirilse biz ilgili yargı yoluna başvurup Danıştay’dan soruşturulmama emrini ortadan kaldırmasını isteyip cezalandırılmasını isteyeceğiz. O da olmuyor.

“Biz para yemiyoruz. Haram yemiyoruz. Bulamazsınız”

Herhangi bir konuda belediyeyi incelemeye geliyor. Bakıyor hiçbir şey yok. Raporunu tanzim edip süresinde bakanlığa götürüyor. Soruşturma evrakını veriyoruz. Bakıyoruz müfettiş tekrar geri gelmiş. Diyorlar ki ‘Bir şey bulamadın mı? İlla ki senin bir şey bulman lazım. Git tekrar iyi bir incele bakalım ne bulabilirsin?’ Ne bulacaksınız ki? Yok. Biz para yemiyoruz. Haram yemiyoruz. Bulamazsınız.

Hakkında onlarca şikâyetimizin bulunduğu Melih Gökçek de hem kendi hakkında hem bizimle ilgili soruşturmalarla alakalı müfettişlerle yan yana gelip Teftiş Kurulu’yla görüşmekten çekinmiyor. Ne görüşüyorsunuz yargılayacağınız, soruşturduğunuz insanla ve milletvekilimiz ayan beyan Kızılay’ın meydanında ‘Ne görüşüyorsunuz’ dediği zaman inkâr dahi edilmiyor. Görüyorsunuz ki bazı soruşturmalarda Gökçek ailesi gerek adliye gerek Teftiş Kurulundan çıkmıyor. Şimdi böyle bir durumda yaptığımız şikâyetlerden doğru dürüst sonuç almak mümkün müdür? Bunun adı adalet değil. Herkes kamu yöneticiliği yapıyor. Maaşımızı alıyoruz, halka hizmet etmek için çalışıyoruz. Sonuçta bizi denetleyecek, varsa cezamızı verecek, son sözü söyleyecek insan seçmenlerimizdir. Kalkıp da zorla bir suç ortaya çıkarmak, isnat etmek bunlar doğru davranışlar değildir. Adil değildir, adalete uygun değildir. Böyle olunca bu durum nedeniyle Türkiye’de bir türlü rövanş hukuku sona ermiyor. Ama artık herkesin sonuna kadar güvendiği, herhangi bir soruşturmada ya da yargılama olduğu zaman asla taraflı tutum sergilenmediğinden emin olduğu bir yargılama ve soruşturma düzeninin tesis edilmesi lazım. Bu da görünüyor ki ancak iktidar değişikliğiyle olacak. Yoksa bugün bana yarın sana zihniyetiyle ülkemiz bir türlü bu uygulamalardan kurtulamamaktadır.

“Oturduğu daireyi boşaltmasına rağmen hâlâ belediyeye teslim etmedi”

İçişleri Bakanlığı’nın hakkımızdaki açıklamasına göre 2019’dan bu yana 49 araştırma, inceleme onayı verilmiştir. 4483 sayılı Kanuna göre 2019’dan bu yana sadece altı iddia konusu ile ilgili soruşturma izni kararı verilmiştir. Bunları paylaşmak istiyorum ki görsünler Mansur Yavaş hangi suçlamalara maruz kalmış. İkisi Danıştay tarafından bozulan ikisi hâlen Danıştay’a itiraz ettiğimiz konuları paylaşmak istiyorum. Ben seçildim. Belediye Meclisi’nde çoğunluğumuz yoktu. Kanunsuz önerge verdiler. Ben bu önerge kanunsuz deyip işleme almadım. Hem savcılığa şikâyet edildim. Hem İçişleri Bakanlığı geldi hemen soruşturma izni verdi. Danıştay Birinci Dairesi bu soruşturma iznini ortadan kaldırdı. İkincisi usulsüz konut satışına engel olmak. Hani Gökçek kendi talimatıyla Meclis’ten karar alıp daha sonra lojman adı altında oradaki daireleri eşinin adına almıştı, biz bunu soruşturma konusu ettik. Mülkiye müfettişi geldi, ‘Siz bunu nasıl soruşturuyorsunuz? Bunu niye lojman gibi değerlendirmediniz?’ dedi. Aslında olay şöyleydi: ‘Mülkiye Müfettişi belediye başkanı görevini yapmıştır’ diye raporunu tamamlamasına rağmen Sayın Soylu bu rapor varken bile ‘Bunu lojman olarak değerlendirmen gerekir’ deyip soruşturma izni verdi. Danıştay bunu kaldırdı. Sonuç itibariyle satışın kanunsuz olduğunu davayı kazanarak belgeledik. Ama hâlâ lojman adı altında oturduğu daireyi boşaltmasına rağmen hâlâ belediyeye teslim etmedi. Bununla ilgili çabalarımız devam ediyor.

“Madem bir şey yok ki ne soruşturması veriyorsunuz?”

Üçüncü soruşturma konser iddiaları. Konser iddialarıyla ilgili müfettiş geldi. İnceledi. Raporunu verdi. Raporunda Mansur Yavaş’la ilgili hiçbir şey yok. Tekrar savcılığın talebi üzerine bir daha geldi. Bakın onda ne diyor? ‘Yapılan denetimler sonucunda usulsüzlük veya kamu zararı tespit edilmediği anlaşılmakla birlikte, Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine…’ Yani, madem bir şey yok ki ne soruşturması veriyorsunuz? Dolayısıyla, biz bu karara itiraz ettik. Çünkü, Danıştay Birinci Dairesi’ne Gökçek dönemine ait bütün ihalelerle ilgili yapılan şikâyetlerle ilgili Gökçek’in aktif olarak ihalelere katılmadığı gerekçesiyle, soruşturma izni verilmemesi kararını vermişler. Oysa kendisinin hafriyatın özellikle Osmanlıspor’a verilmesi için, ANFA’ya verilmesi konusunda talimatı olmasına rağmen savcılık, ‘Gökçek’in talimatı görülmemiştir’ diyerek, takipsizlik verdiği gibi birçok kararda imzası oldu. 2,5, 3 milyar belediyeye zarara sokan ihalede, ‘Ben, Belediye Başkanı’nın emriyle süre uzatımı verdim’ demesine rağmen, hakkında hiçbir işlem yapılmadığını hatırlatmak isterim. Gökçek ailesinin müfettişlerle yaptığı görüşmeleri ve adli soruşturmalara yaptığı müdahaleleri ki bir gün önce tweet atmıştı demek ki böyle bir baskın yapılacağının, operasyon yapılacağının nasılsa haberi olmuş. Bunları da savcılığa şikâyet ettik anında takipsizlik kararı çıktı.

“Bunlar zoraki uygulamalar”

2022 yılında müfettişler geliyorlar ve geriye yönelik 10 yıllık teftiş yapıyorlar. Bu teftişte ön incelemeye alınan imar planı değişikliklerin dört tanesinin 2017 yılına ait olduğunu tespit ediyor müfettişler. Geri kalanı, ‘2019 sonrası’ diyorlar. 2022 yılında 2017 ve öncesinde madem usulsüzlük yapılmış derhal işlem yapmıyorlar. 2026 yılında soruşturmaya geliyor, müfettiş, ‘Merak etmeyin eski dönemi de soruşturuyoruz’ diye bizimle alay ediyor. ‘Neden’ derseniz sekiz yıllık zaman aşımını doldurdu. Yani, eski yönetimi sorgulamadan onun yargılanmasına imkân vermeden, idare yoluyla onları zaman aşımıyla kurtardı. Bu müfettişler hakkında işlem yapılması gerekmez mi? Burada ikili bir uygulamayı görüyoruz ve zaman aşımıyla devlet eliyle, idare eliyle varsa işlenmiş suçlar ortadan kaldırılıyor. ‘Çankırı ve Karabük’e araç veya personel götürüldüğü’ iddiası. Diyor ki ‘sonuç itibarıyla ilgili emir ve talimat verdiğine dair bilgi ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte…’ Hani, şüpheden sanık yararlanırdı? Bunlar, zoraki uygulamalar. Bakın Mansur Yavaş kimdir? Mansur Yavaş gelir gelmez, hiçbir fotoğrafının Belediye’ye asılmayacağı konusunda talimat çıkaran, herkesin serbestçe sendikasını seçebileceğini belirten ve hiç kimsenin hiçbir mitinge hiçbir siyasi toplantıya zorla götürülmeyeceğine dair genelge çıkaran Mansur Yavaş’tır. 2019’dan seçimler hariç bugüne kadar hiçbir ekranda ya da hiçbir bilbordda Mansur Yavaş’ın fotoğrafını kimse görmemiştir. 2009 yılında ben belediye başkanı adayı oldum, dilekçe verdim. ‘Ben Ankara’da aday oldum, belediyeye gelemiyorum, maaşımı belediyeye tahakkuk ettirin’ diye. Yine 2023 döneminde 15 gün izinliydim, üstelik mitingler olduğu günlerde de izinliyim yasal olarak sorumlu değilim. Orada da aynı şekilde maaş almayacağıma paranın belediyeye aktarılmasına dair dilekçe vermiş birisiyim.

“Onlar yapar, biz yapmayacağız”

Mansur Yavaş yönetimindeki belediye kamu malını asla kullanmaz. Ama kim kullanır, 2019 yılında iş başına geldiğimiz zaman ANFA şirketinin oraya kocaman mazot tankeri çekilmiş. 2019 yılındaki AK Parti adayının seçim masraflarını, mazotlarını oradan doldurmuşlar, yiyecekleri oradan gitmiş. Yani merkez ANFA olmuş. Bunu tespit ettik. WhatsApp yazışmaları var. Onlar yapar, biz yapmayacağız. Aramızdaki fark budur. Geliyoruz 2024 yılına. Aynısını Turgut Altınok yapmış. Şikâyet edilmiş. Mülkiye İçişleri Bakanlığı ona soruşturma izni vermemiş. Ne diyor? Suçu inkâr etmiyor. Diyor ki ‘Zararın tamamını ödemişler, kamu zararı ortadan kalkmış soruşturmaya gerek yok’ diyorlar. İşte burada çifte standardı gözler önüne sermek için bu belgeyi gösteriyorum.

“Ankara’nın ve ülkenin yönetebileceğini göstermek için son derece titiz davranıyoruz ve davranmaya da devam edeceğiz”

Bakın bu Seçim Kanunu. Ne diyor? ‘Memur ve hizmetleriyle her türlü araç ve gereç imkânlarını siyasi bir partinin veya adayın emrinde veya herhangi bir siyasi faaliyette çalıştırmaları, kullanmaları veya kullandırmaları yasaktır ve cezai hükümleri var. Seçim suçlarından doğan kamu davası, seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz’ diyor. Sayın Müfettiş bu kanunu bilmiyor musunuz? Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? Ya sizi zor durumda bırakmak istiyorlar ya beni itibarsızlaştırmaya çalışırken bu ülkenin en önemli kurumu İçişleri Bakanlığı’nı zor durumda bırakmaya amaçlıyorlar. Bunların hesabını bence sorun. Hatta imkânı varsa soruşturmayı geri alın, Danıştay’ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın. Kanun hükmü açık soruşturma yapılamaz deniyor. Seçim 2023’te yapıldı. Bunların tespitleri 2023 yılında yapıldı. Şimdiye kadar neyi beklediniz eğer bir suç vardıysa? Dolayısıyla yapılan soruşturma tamamen kanunsuz, hukuksuz ve Mansur Yavaş’ı CHP’li ABB’yi itibarsızlaştırmak için yapıldı. Gördünüz hakkımdaki soruşturmaları, dandik soruşturmalar. Bir tane para yediğime, yakınları zengin ettiğime, haram yediğime dair iddia var mıdır? Zaman zaman kendi ekibimden suç işleyen varsa onları da şikâyet ediyorum. Aynı zamanda bizim şikâyet ettiğimiz Genel Başkan’ın başka türlü tanımladığı şahıs bile savcılığa dilekçe verirken benimle ilgili kendine menfaat temin ettiği konusunda tek bir iddiası yok. 2019 öncesi kirli bilinen bir belediyeyi ele aldıktan sonra bizler tertemiz bir şekilde Ankara’nın ve ülkenin yönetebileceğini göstermek için titiz davranıyoruz ve davranmaya devam edeceğiz.

“Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin”

Sayın Bakan ne diyor? 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verildi. Güzel ama şunu hiç duymadık. Soruşturma izni verilen belediye başkanının evinin arandığını basıldığını adliye götürüldüğünü duymadık. Evrensel hukuk kuralıdır. Mahkeme sonuçlanıp kararı kesinleşinceye kadar herkes suçsuzdur ve bu anayasamızın gereğidir. Şimdi ben suç ihbarında bulunmak istiyorum. Madem çifte standart yok. Gökçek’le ilgili FETÖ dönemine ait onlara verdiği rantlarla ilgili şikâyet yaptık. Bakın Bakanlık her zaman olduğu gibi işleme konulmaması kararını verdi. Biz Danıştay’a gittik itiraz ettik. Öyle imar planları değiştirilmiş ki imara açılmaması gereken yerler imara açılmış ve örgüte para aktarılmış, rant sağlamış dedik. Danıştay da bu kararı bozdu. Bu kararı İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmanın işleme konulmaması kararını ortadan kaldırdı. Ne zaman kararı vermiş? 25 Aralık 2025’te. Peki bu mahkeme kararlarının ne zaman uygulanması lazım? En geç bir ayda. Sayın Bakanım önünüze getirmemiş olabilirler. Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin. Müfettişler gelsin belediyeye, onlara sunacağımız son derece yoğun ve büyük delillerimiz var. Yargılamasının önünü açın. Bir an evvel bu emri vermenizi bekliyoruz. Bugüne kadar bu konuyla ilgili hiçbir müfettiş gelmedi. Danıştay’ın bozma kararı üzerine henüz gelen giden yok.

“Bir incelesinler, Beyaz TV nasıl kurulmuş?”

Biliyoruz ki Sayın Gökçek 23 yıl belediye başkanlığı yapmış. Daha önce de beş yıl belediye başkanlığı var. Yani ömrü boyunca memur. Çoluğu çocuğu hiç çalışmamış. Yani bir tane ticari faaliyeti görmemişiz. Beş kuruş geliri yok. 600 milyon liralık villa yaptığı ortaya çıktı. Hangi parayla yaptı bunu? Ve üstelik bu villayı yapanlar, Ankapark’taki inşaatları yapan firmalar. Batık Ankapark’ın müteahhiti burayı yapıyor. Yani görünen köy kılavuz istemez. Ayrıca delile ihtiyaç var mı? 500 milyona veririm diyor. Beş kuruş gelirin var mı senin? Şimdiye kadar kaç işçi çalıştırdın ne kadar vergi verdin? Maliye Bakanlığını davet ediyorum, bir incelesinler nasıl yapılmış? Geldim bir diğer oğlanınkine. O da hayatı boyunca çalışmamış. Birine televizyon, birine kulüp verilmiş, onunla idare etmişler. Bu da İzmir’de. Eşinin adına 300 milyon liraya burayı sattılar duyduğum kadarıyla. Satışa 300 milyon lira olarak emlakçıya verdiler. Hadi 500’e indik. 500 üstüne 300 daha 800 milyon, bir memur maaşıyla bu paralar kazanılır mı? Bir de televizyonu katın. Televizyon kimin? Her istedikleri gün koştur koştur televizyona çıkacaklar, insanları karalamaya, itibarsızlaştırma için televizyonu oyuncağı gibi kullanacaklar. Bir incelesinler, Beyaz TV nasıl kurulmuş? Bir lastikçi adına kurulmuş, nasıl bunların eline geçmiş? Bunlar çok kolay soruşturmalarla ortaya çıkar işte aşağı yukarı bir buçuk iki milyarlık aldıkları maaşın üstünde yaşantısı olan… Soruşturma başlarsa onlarla ilgili de bize gelen ihbarları kendilerine iletmeye devam edeceğiz.

“Zimmetime para veya mal geçirmedim”

Soruşturma konularını gördünüz. Zimmetime para veya mal geçirmedim. Kimseyi irtikâp etmedim, ettirmedim. Rüşvet almadım. Boğazımdan haram lokma geçmedi. Herkes bilir ki bürokratlarım çalışanlarım hakkında herhangi bir iddia ortaya atılırsa herkesten önce kendim savcılığa başvuruyorum. Aklanmasını sağlıyorum. Kendi dönemimle ilgili 11 adet savcılığa şikâyetim oldu. Sayın iktidar siz neyin peşindesiniz? Uzun yıllardır belediye başkanlığı yapıyorum. Bugüne kadar hakkımda Beypazarı dâhil tek bir yolsuzluk soruşturulması dahi açılmamışken bu kadar zorlama bu kadar temelsiz gerekçelerle başlatılan soruşturulmalarla mı bizi hizmetten alıkoyacaksınız? Bugüne kadar Ankaralıya nasıl hizmet ettiysek bundan sonra da aynı kararlılıkta devam edeceğiz. Bu tür girişimlerle ne bizi yolumuzdan döndürebilirsiniz? Ne de bu millete hizmet etmemizin önüne geçemeyeceksiniz. İktidar partisi Ankara’daki yöneticileri sosyal medyadan zaman zaman bizimle ilgili olarak imanı imalı mesaj atarlar ‘Açıkla Başkan yoksa belgesini açıklayacağız.’ Hemen teftişini yapıyorum. Savcılığa veriyorum. Biz teftişi yaptık. Biz bu kadar özgüvene sahibiz. Maide Suresi 8. Ayette şöyle geçiyor: ‘Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin, adaletli olun.’ Emrediliyor, adil olun, herkese eşit hukuk uygulayın gerek idari gerekse cezai olarak. Dolayısıyla ben Sayın Bakan’a görevinde yeni olduğu için mülkiye müfettişlerinin yaptıkları soruşturmalarda adaletli davranmadıklarını anlatmak için bu basın toplantısını yapıyorum. Sayın Bakanım umuyorum ki mülkiye müfettişlerini siyasi davranmamaları, adaletle davranmaları hususunda ikaz edeceğinizi bekliyorum. Hukuki ve cezai idari anlamda yapılan soruşturmalarda kişiye göre uygulatılan ikili hukuk sistemini gördünüz. Son sözüm de şu olsun: Çalmadım, çaldırmadım. Çalanın da karşısında durdum, durmaya devam edeceğim. Gücüm yettiğince kamu malına el uzatan herkesle mücadele edeceğim.”

“En az iki yıl müddet de Ankara’da su sıkıntısı olmayacağını belirtebilirim”

Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yavaş, “Geçtiğimiz dönemde Ankara’da su krizi yaşanmıştı. Şu anda Ankara’daki suyla ilgili ve barajlardaki sularla ilgili son gelişme nedir” sorusuna “Artık Gerede’den yeterince su geliyor mevsim itibarıyla. İnşallah yazın kesilmez. Yazın yine kuraklık olup kesilebilir. Bununla ilgili Devlet Su İşleri’nin yaptığı bir Tekke Barajı var. Oradan da su verilmesi için yazı yazdım ama şu andaki oranlara göre bir de yeni yaptığımız Kesikköprü hattını dikkate aldığımız zaman o da bir yıl içerisinden bitmesi bekleniliyor, en az iki yıl müddet de Ankara’da su sıkıntısı olmayacağını belirtebilirim” yanıtını verdi.

Yavaş, “Konuşmanızın son bölümünde Osman Gökçek’le ve Gökçek ailesiyle ilgili iddiada bulundunuz. Özellikle konutlarıyla ilgili. Yargı harekete geçsin dediniz. Belediyenin bir suç duyurusu var mı” sorusuna “100’e yakın var biliyorsunuz ama inşallah bu açıklamayı gördükten sonra Devlet Denetleme Kurulu ayrıca harekete geçer” yanıtını verdi.

“Osman Gökçek KVK’ya da aykırı olarak bütün Ankara’ya mesaj atıyor”

Yavaş, “Geçtiğimiz günlerde Osman Gökçek idari mahkemeye başvuruda bulunduğunu söylemişti. Su zamlarıyla alakalı. Bu konuya açıklık getirebilir misiniz” sorusu üzerine, şunları kaydetti:

“Meclis kararımız burada. Bir kademe 0-10 arasında yüzde 10 indirimli olarak kullansınlar istedik çünkü su tasarrufu yapmamız lazım. Yüzde 1’ler seviyesine inmiştik. 0-15 arasında tarife hiç değişmedi. Yani 1 milyon 128 bin kişinin faturası düştü. Sadece yüzde 1’lik 19 bin kişinin de faturası arttı. Bunlarda çim sulayan, havuz dolduran şahıslar. Çünkü bu kadar büyük suyu 30 ton fazlasını normal bir aile kullanamaz. Şimdi İdare Mahkemesinin bozma gerekçisi şu: 30 tondan fazla kullananların içerisinde esnaf var, tüccar var. Bir de bunu sulama havuz doldurma amacıyla kullananlar var. Bunlara ayrı ayrı tarife yapmanız gerekirdi diyerek iptal etti. Yeni bir düzenlemeyle bunu tekrar eski hâline getireceğiz. Ancak Osman Gökçek KVKK’ya aykırı olarak bütün Ankara’ya mesaj atıyor. Bizim belediyenin en az 55-60 milyon lira geliri artacak. En kısa zamanda tekrar eski hâline döndürmeye çalışacağız. Biz bu yolla 60 milyon metreküp tasarruf ettik normal kullarıma göre. Yani aslında amacımıza ulaştık. Bu meclisten alınan kararın sadece tasarruf amacıyla alındığının bilmesine rağmen maalesef AK Parti Grubu ve Osman Gökçek bunu sanki yüzde 240 zam yapılmış gibi yansıtmaya çalıştı ama gördüğünüz gibi yüzde 85’in içerisinde yüzde 66’sının yüzde 10 suyu ucuzladı. Yüzde 85’in hiç değişmedi. İktidar enerjiye yaptığı zamları, akaryakıt zamlarını indirirlerse biz suyu bedava yakın verebiliriz. Onu da duyurmuş olayım.

“İktidar enerjiye yaptığı zamları, akaryakıt zamlarını indirirlerse biz suyu bedava yakın verebiliriz”

1 milyar 100 milyon dolarlık yeni yatırımlar yapıyoruz. Başka yerden su teminleri dâhil yatırımlarla eskiden 300 bin nüfusu büyük ilçelerimizdeki şimdi 1 milyona çıkan nüfusun hiç yapılmayan altyapılarını yapıp yağmur suyu ve kanallarını ayırıp bir yandan su temiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. 2019 yılından itibaren Türkiye’de ve Ankara’da su krizinin yaşanması muhtemel. Şimdiden tedbir alalım diye Devlet Su İş işleri’ne yazı yazdık, beraber çalışarak inşallah bizden sonrakilerin bu krizi yaşamaması için elimizden geleni yapacağız.”

“Namusumuzla şerefimizle görevimizi bitireceğiz”

Yavaş, “Bu soruşturmaların ilerleyen süreçte artacağını düşünüyor musunuz” sorusuna “Şimdi tabii mülkiye müfettişleri bu şekilde davranmaya devam ederse aslı astarı olmayan bir sürü suçlamayla karşı karşıya geleceğiz. Ama her defasında basını, halkı toplayıp bilgilendireceğim. Şu anda iddialıyım: Şahsımla ilgili, yakınlarımla ilgili hiçbir Allah’ın kulu zenginleştiğime dair bir şekilde mal edindiğime dair hiçbir iddiada bulunamayacak. Ben bunun sözünü veriyorum. Namusumuzla şerefimizle görevimizi bitireceğiz” dedi.