(İSTANBUL) – “Köprüler” temasıyla düzenlenen birinci Edirne Bienali, tarihi Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda başladı. 23 ülkeden 218 sanatçının katıldığı bienalde, sanatın kültürler arasında bağ kuran gücü vurgulanırken Sabahattin Ali’den Trakya mitolojilerine uzanan eserler dikkati çekti.
Tarihi Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, ilk kez düzenlenen Edirne Bienalinin açılışına ev sahipliği yaptı. “Köprüler” temasıyla gerçekleştirilen bienalde 23 ülkeden 218 sanatçı bir araya gelirken, açılışta sanatın kültürler arası diyaloğu güçlendiren rolü vurgulandı.
Edirne Blenali Koordinatörü Didem Çapa, açılış konuşmasında Edirne’nin tarihsel ve kültürel birikimine dikkati çekerek bienalin yalnızca bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda ortak bir buluşma alanı olduğunu söyledi. Çapa, “Köprüler hiçbir zaman sadece bir yerden bir yere geçmek için kullanılmadı. Birçok karşılaşmanın ve buluşmanın merkeziydi” dedi. Bienalin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle; Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi, Trakya Üniversitesi, müzeler, galeriler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla hayata geçirildiğini belirten Çapa, etkinliğin “hepimizin bienali” olduğunu ifade etti.
Açılışta konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ise Edirne’nin tarih boyunca sanatın ve düşüncenin merkezi olduğunu söyledi. Edirne’nin Roma, Bizans ve Osmanlı mirasını aynı anda taşıdığına işaret eden Hatipler, “Köprüler sadece iki yakayı değil, insanları, kültürleri ve gönülleri de birleştirir” ifadelerini kullandı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da konuşmasında Edirne’nin tarih boyunca yalnızca yolların değil, kültürlerin, dillerin ve inançların da kesişim noktası olduğunu vurguladı. Bienalin kentin kültür sanat yaşamına önemli katkılar sunacağını belirten Gencan, Edirne’nin böylesi uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmasının şehir adına büyük bir değer taşıdığını söyledi. Gencan, Edirne’nin güçlü tarihsel mirasının çağdaş sanat aracılığıyla yeniden görünür hale geldiğini ifade ederek, bienalin kentin kültürel hafızasını geleceğe taşıyan önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
Bienalin açılışı kapsamında Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Krizantem Quartet konseri de gerçekleştirildi. Tarihi kervansarayda düzenlenen etkinlikte sergiler, performanslar ve müzik dinletileri sanatseverlerle buluştu.
SABAHATTİN ALİ’DEN TRAKYA MİTOLOJİLERİNE UZANAN İZLER
Bienalde eserleri bulunan sanatçılar ve küratörler de etkinliğin kente kattığı kültürel çeşitliliğe vurgu yaptı. Yeni medya sanatçısı ve akademisyen Murat Fırat, yapay zekâ destekli çalışmasını video, heykel ve şiir kitabı olarak üç farklı formatta ürettiğini anlattı. Fırat, yapay zekâyı “bir asistan gibi” gördüğünü belirterek, dijital üretim ile insan yaratıcılığının birlikte çalışabileceğini söyledi.
Bienalde küratör olarak yer alan sanat tarihçisi Fırat Arapoğlu ise sanatçı Şevket Sönmezin “Trakya Mitolojileri” başlıklı çalışmasının, Orfeus’tan Sabahattin Ali’ye uzanan bölgesel hafızayı sanat aracılığıyla yeniden yorumladığını söyledi. Arapoğlu, bienallerin farklı kültürler ve düşünce biçimleri arasında bir karşılaşma alanı yarattığını belirterek, “Sanatın demokratik, çoğulcu ve özgürleştirici bir yanı var” dedi

