Haber: İleyda ÖZMEN / Kamera: Dursun ALKAYA
(MERSİN) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in gözaltına alınmasına ilişkin Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde yaptığı açıklamada, “Başkanımızın ifadesi alınır, eyvallah. Ama derhâl serbest bırakılması, görevine başlaması ve Mersin’e hizmet etmesi gerekiyor. Hukuku siyasi araç olarak kullanan, haklıyı haksız gibi gösterip sabahın beşinde evi basılan bir yapıyı, bir anlayışı asla ve asla kabul etmiyoruz. Ben buraya iki milyon Mersinlinin hakkını ve hukukunu savunmak için geldim” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile iki belediye başkanının gözaltına alınmasının ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde açıklama yaptı.
Belediye başkanlarının görevinin halka hizmet olduğunu, zamanı geldiğinde halka hesap vermesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Vahap Seçer, seçildiği günden bu yana Mersin’e, Mersinlilere her türlü hizmeti yapmıştır. Fedakârlık da yapmıştır. Bizim belediye başkanlarımız için saat kavramı yoktur. Günün 24 saati belediye başkanlarımız görevlerinin başındadır ve bizim belediye başkanlarımız halka hesap vermeyi namuslu bir görev addederler” ifadelerini kullandı.
“İKİ MİLYON MERSİNLİNİN HUKUKUNU SAVUNMAK İÇİN GELDİM”
Vahap Seçer’i ve CHP’li belediye başkanlarına selamlayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hukuk kişiden kişiye değişmez. İktidardan iktidara göre değişmez. Adalet herkes için geçerlidir. Bir belediye başkanının, büyükşehir belediye başkanının evi saat beşte, sabaha karşı basılmaz ve aranmaz. Doğru değildir. Siz davet ettiğinizde büyükşehir belediye başkanımız gitmedi mi? Siz söylediğinizde gelmedi mi? Hayır. Belediye başkanlarımız davet edildiklerinde giderler. İfade verecekse verirler. Hesap verecekse verirler. Hiç kimse hesap vermekten kaçmıyor ki. Dolayısıyla belediye başkanlarımızı sabahın beşinde gözaltına almak demokrasiyle bağdaşmaz. Onun için biz hak, hukuk ve adalet diyoruz.
Vahap Başkan 2 milyonluk Mersin’e hizmet etmek için yola çıksın. Bir belediye başkanının görevi Mersin’e hizmet etmektir. Hizmet ediyor. Eğer siz bir büyükşehir belediye başkanını tutuklarsanız iki milyon Mersinliyi tutuklamışsınız demektir. O nedenle başkanımızın ifadesi alınır, eyvallah. Ama derhâl serbest bırakılması, görevine başlaması ve Mersin’e hizmet etmesi gerekiyor. Bizim görevimiz her ortamda her yere hesap vermektir. Halkımıza hesap veririz, eyvallah. Şikâyet gelirse değerlendiririz, eyvallah. Ama hukuku siyasi araç olarak kullanan, haklıyı haksız gibi gösterip sabahın beşinde evi basılan bir yapıyı, bir anlayışı asla ve asla kabul etmiyoruz. Davet edersiniz, gider. Hesap sorarsınız, hesabını verir. Ama başkanı cezalandırdığınızda iki milyon Mersinliyi cezalandırmış oluyorsunuz. Ben de buraya 2 milyon Mersinlinin hakkını ve hukukunu savunmak için geldim.”
“FERİŞTAHI GELSE GÜCÜMÜZÜ SEKTEYE UĞRATAMAZLAR”
CHP’nin halka hizmet etmeyi şiar edinmiş bir parti olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Biz her kuruşun hesabını millete veren bir partiyiz. Biz AK Parti gibi değiliz. Başka partiler gibi değiliz. Başka partilere benzemeyiz biz. Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının kurduğu bir partiyiz. Biz millî bir partiyiz. Gerçekçi bir partiyiz. Halka hesap veren bir partiyiz. Her kuruşun hesabını yeri geldiğinde soran bir partiyiz. Biz sıradan bir parti değiliz. O nedenle Cumhuriyet Halk Partisi ahlaki temelleri en güçlü olan bir partidir. Siyasi irade, siyasi otorite baskılarla eğer bizi susturmak istiyorsa onların feriştahı gelse bizim gücümüzü asla ve asla sekteye uğratamazlar. Biz gücümüzü halktan alırız. Masumdan alırız. Çalışandan alırız. Alın terinden alırız biz gücümüzü. Biz gücümüzü siyasi otoriteden almayız. Biz gücümüzü yargıdan almayız. Biz gücümüzü başka yerlerden almayız” dedi.
“BAŞKANINIZA SAHİP ÇIKIN”
Seçer’in serbest bırakılmasını ve pazartesi gününden itibaren görevine başlaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Eğer adaleti sağlamak için değil de adaleti, hukuku kullanarak CHP’li belediye başkanlarını sindirebileceğini düşünüyorsa siyasi iktidar, hiç buna tevessül etmesin. Adalet herkes için geçerliyse sadece bizim için değil, halk için de geçerlidir. Halkın oyuna, halkın iradesine saygı göstermek demokrasinin temel kurallarından birisidir. Vahap Seçer’i ben seçmedim. Vahap Seçer’i iktidar da seçmedi. Vahap Seçer’i seçen Mersinlilerdir. Mersinlilerin iradesine yargının da savcının da hâkimin de Erdoğan’ın da herkesin riayet etmesi gerekiyor. Yargıyı bir sopa gibi kimse kullanamaz. Yargı adalet dağıtmak zorundadır. Adalet, hukuk dağıtmak zorundadır.
Biz bilmiyor muyuz Türkiye’de nelerin olduğunu? Bu operasyonun eğer temel amacı fon yolsuzluklarını kapatmaksa hiç endişe etmesin, o defteri asla kapatmayacağız, asla. O defteri kapatmayacağız. Hesap soruyorsan onlara sor. Çalışan insanlara, alın teri döken insanlara neyin hesabını soracaksın? Biz hesap vermekten çekinmeyiz ki. Hesabını veririz. Kime veririz? Millete veririz hesabını. Halka veririz hesabını. Sen eğer hesap soracaksan kendi yandaşlarına soracaksın. Kendi adamlarına soracaksın. Kendi belediye başkanlarına soracaksın. Yani halkın deyimiyle sen hesap soracaksan malı götürenlerden hesap soracaksın.
Bütün gerçekleri biliyoruz. Sizden tek isteğim, moralinizi bozmayın. Birliğinizi bozmayın. Beraber olun. Birlikte mücadele edeceğiz. Türkiye’nin zor süreçlerden geçtiğini biliyoruz. Zeydan Başkan’ın başına gelenleri gayet iyi biliyoruz. Ama moralimizi bozmayacağız. Güçlü, kararlı iradeyle yolumuza devam edeceğiz. Çünkü demokrasiyi bu ülkeye getiren partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu herkesin bilmesi lazım. Ahlaki temel kurallarıyla bu ülkeye getiren partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu herkesin bilmesi gerekir. Halka hesap vermenin namuslu bir görev olduğunu her CHP’linin ve halkımızın bilmesi gerekir. Biz beş kuruşun hesabını veririz. O nedenle sizden isteğim belediye başkanınıza sahip çıkın. Beraber sahip çıkacağız. Cezalandırılan sadece belediye başkanı değil, iki milyon Mersinlidir. Bunlar cezalandırılıyor. Gelecek, görevinin başında oturacak. Gelecek, görevini yapacak. Hesabını soracaksan çağırırlar, gider hesabını verir. Kimse gidip de ifade vermekten kaçınmıyor ki. Kaçmıyor ki. Öyle bir şey yok. Ama siz görev yapmasını engellerseniz Mersinliyi cezalandırmış olursunuz. Mersinlilerden isteğim, yine söyleyeyim: Başkanınıza sahip çıkın. Çalışkan, sevecen, güzel bir belediye başkanınız var. Ona sahip çıkın, hepinizin sahip çıktığı gibi.
Biz mücadelemizi yapıyoruz. Parlamentoda da mücadelemizi yapacağız. Hiç endişe etmeyin. Hiç endişe etmeyin. İnsanlık tarihi, adaletsizlikle mücadele tarihidir. Biz adaletsizlikle mücadele edeceğiz. Hukuksuzlukla mücadele edeceğiz. Bizim mücadelemiz kutsal bir mücadeledir. Bu mücadeleyi bugün için değil, evlatlarımız için de yapıyoruz. Onların geleceği için de yapıyoruz. Demokrasi dediğiniz halkın iradesidir. Halkın iradesi güçlü bir iradedir. O iradeye kim olursa olsun, nerede olursa olsun, hangi kimlikte olursa olsun herkesin saygı göstermesi lazım. Sizden istediğim budur. Birlikte mücadeleyi sonuna kadar yapacağız. Birlikte mücadele yapmaya söz veriyor musunuz? Birlikte mücadele yapmaya ben de söz veriyorum. Beraber mücadeleyi yapacağız. Sonuç alıncaya kadar mücadelemizi de sürdüreceğiz. Zeydan Başkanımız da burada. Birlikte mücadele edeceğiz. Bizler hakkı ve adaleti savunan herkesle gurur duyuyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizler sağ olun, var olun. Bizim sokaklardaki, kahvedeki, tarladaki sesimiz sizlersiniz. Adaleti sizler sokaklarda, kahvelerde, tarlalarda dillendiren kişilersiniz. O nedenle ben sıradan bir vatandaş olarak hepinize yürekten teşekkür ediyorum adaleti, hakkı ve hukuku savunduğunuz için.”

