Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İZTO Başkanı Özgener: İzmir’in değişimi uzaktan izlemesi değil, değişimin yönünü tartışması gerekir

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’in değişimi izleyen değil, değişime yön veren bir kent olması gerektiğini belirterek, “Ortak Akıl, Ortak İrade” çağrısında bulundu. Odanın 2027-2030 dönemine ilişkin projelerini açıklayan Özgener, İzmir’in geleceği için kurumlar arası iş birliği ve ortak kararlılığın önemini vurguladı.

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir'in

(İZMİR) – İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’in değişimi izleyen değil, değişime yön veren bir kent olması gerektiğini belirterek, “Ortak Akıl, Ortak İrade” çağrısında bulundu. Odanın 2027-2030 dönemine ilişkin projelerini açıklayan Özgener, İzmir’in geleceği için kurumlar arası iş birliği ve ortak kararlılığın önemini vurguladı.

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Ortak Akıl, Ortak İrade” başlığıyla düzenlenen toplantıda odanın 2027-2030 dönemine ilişkin hedef ve projelerini paylaştı. İzmir’in Konak ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen toplantıya İZTO meclis üyeleri katıldı.

Yaklaşık bir buçuk saatlik sunumunda kentin geleceği için “Ortak Akıl, Ortak İrade” vurgusu yapan Özgener, İzmir’in ekonomik potansiyelinin harekete geçirilmesi, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, üretim ve ticaretin geliştirilmesi ile kentin yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

İzmir’in tarih boyunca yalnızca ticaretle değil, fikirleri ve öncü girişimleriyle de Türkiye’nin gelişimine katkı sunduğunu belirten Özgener, şunları söyledi:

“İzmir’in tarihindeki dönüm noktalarına baktığımızda yalnızca ticaret görmeyiz; fikir görürüz, cesaret görürüz, öncülük görürüz. Cumhuriyet’in ekonomik geleceğinin tartışıldığı İzmir İktisat Kongresi’nden köklü fuarcılık geleneğine kadar bu kent, Türkiye’nin dünyayla nasıl ilişki kuracağına dair söz söylemiştir. İzmir’in geçmişi bize şunu anlatıyor: Bu şehir en güçlü olduğu dönemlerde kendi sorunlarını çözmekle yetinmemiş, ülkenin geleceğine de katkı sunmuş. Bugün bize düşen aynı iddiayı sürdürmektir. 8 bin 500 yıllık bir kentin, dünyaya açık bir limanın, güçlü bir üretim ve ticaret merkezinin geleceği bekleme lüksü yoktur. İzmir’in değişimi uzaktan izlemesi değil, değişimin yönünü tartışması; fırsatları erken görmesi, risklere erken hazırlanması ve Türkiye’ye örnek olacak modeller geliştirmesi gerekir.

Bu büyük potansiyeli nasıl harekete geçireceğiz, İzmir için hayal ettiğimiz geleceği nasıl gerçeğe dönüştüreceğiz? Çünkü bir şehrin geleceğini belirleyen sadece sahip olduğu ekonomik güç, doğal kaynaklar, altyapı ya da insan kaynağı değildir. Bütün bu imkânları hangi hedefler doğrultusunda kullandığı, kurumlarının ne kadar uyum içinde çalıştığı ve insanlarının ortak bir gelecek etrafında ne ölçüde buluşabildiği de en az bunlar kadar önemli. İzmir’in gücü, farklılıkları bir arada yaşatabilen kültüründe, dünyaya açıklığında ve köklü üretim geleneğinde saklı. Ancak günümüzün dünyasında bu özellikleri korumak tek başına yeterli değil. Artık sahip olduğumuz birikimi ortak hedeflere, bu hedefleri de somut sonuçlara dönüştürmek zorundayız.”

“HİÇBİR KURUM İZMİR’İN GELECEĞİNE İLİŞKİN BÜTÜN SORULARIN CEVABINA TEK BAŞINA SAHİP OLAMAZ”

Ortak aklın farklı görüşlerin aynı hedef doğrultusunda buluşması anlamına geldiğini ifade eden Özgener, karar alma süreçlerinde bilimsel verilerin ve farklı kurumların deneyimlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Özgener, şu ifadeleri kullandı:

“Bunun için öncelikle birbirimizi dinlemeye, farklı görüşlerden yararlanmaya, bilimin ve verinin ışığında doğru kararlar almaya ihtiyacımız var. Çünkü hiçbir kurum, hiçbir sektör, hiçbir kişi İzmir’in geleceğine ilişkin bütün soruların cevabına tek başına sahip olamaz. Ortak akıl dediğimiz şey tam da budur. Herkesin aynı düşüncede olması değil, farklı düşüncelerin ortak bir hedef için buluşmasıdır. Birbirimizin bilgisinden, deneyiminden ve birikiminden güç alarak tek başımıza ulaşamayacağımız çözümleri birlikte üretmektir.

“ORTAK AKLIN ORTAYA KOYDUĞU HEDEFLERİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ORTAK BİR İRADEYE İHTİYACIMIZ VAR”

Dünyada doğru fikirlerden, iyi hazırlanmış raporlardan, büyük hedeflerden daha fazlasına ihtiyaç var. Çünkü en iyi fikir bile hayata geçmediği sürece sadece bir fikir olarak kalır. Ortak aklın ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştirmek için ortak iradeye ihtiyacımız var. Kararların arkasında duracak, sorumluluğu paylaşacak, zorluklar karşısında vazgeçmeyecek ve sonuç alana kadar birlikte çalışacak bir iradeye. İşte bu nedenle İzmir’in geleceğine ilişkin yaklaşımımızı iki temel kavram üzerine kuruyoruz: Ortak akıl, ortak irade. Bu iki kavramı yalnızca güzel bir söz, bir temenni ya da bir toplantının ana fikri olarak görmüyoruz. Bunların İzmir’in geleceğini şekillendirecek bir çalışma kültürüne, kurumlarımız arasındaki ilişkileri güçlendirecek bir anlayışa ve her şeyden önemlisi somut sonuçlar üreten bir iş birliği modeline dönüşmesini istiyoruz.”

“HEPİMİZİN BU BÜYÜK ŞEHRE KARŞI ORTAK BİR SORUMLULUĞU VAR”

İzmir’in üretim kapasitesinin artırılması, lojistik altyapısının geliştirilmesi, çevrenin korunması ve afetlere hazırlık gibi konularda kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Özgener, şunları kaydetti:

“Üretimde daha güçlü bir İzmir için sanayicimizin, üniversitelerimizin ve kamu kurumlarımızın birikimini buluşturmalıyız. Limanlarımızı ve lojistik altyapımızı geliştirmek için farklı kurumların imkânlarını birleştirmeliyiz. Çevremizi korumak, kentimizi afetlere hazırlamak, turizmimizi büyütmek ve yaşam kalitemizi yükseltmek için aynı hedeflere birlikte sahip çıkmalıyız. Elbette her kurumun farklı yetkileri, görevleri ve sorumlulukları var. Ancak İzmir’in geleceği söz konusu olduğunda hiçbirimizin sorumluluğu yalnızca kendi kurumumuzun sınırlarında bitmiyor. Hepimizin bu büyük şehre karşı ortak bir sorumluluğu var.

“İZMİR’İN İHTİYACI YALNIZCA DAHA FAZLA PROJE DEĞİL, ORTAK BİR VİZYON”

Biz İzmir Ticaret Odası olarak kendimize tam da bu noktada önemli bir görev biçiyoruz. Sadece kendi sorumluluklarımızı yerine getiren değil, gerektiğinde öncülük eden, farklı kurumları bir araya getiren, ortak hedeflerin oluşmasına katkı sağlayan ve bu hedeflerin hayata geçmesi için elini taşın altına koyan bir kurum olmak istiyoruz. Çünkü İzmir’in ihtiyacı yalnızca daha fazla proje değil; projeleri birbirine bağlayan ortak bir vizyon. Daha büyük hedeflerin yanı sıra o hedefleri gerçekleştirecek ortak bir kararlılık. Sadece geleceği konuşmak değil; geleceği birlikte kurmak. Bizim inancımız çok açık: İzmir’in potansiyeli büyük, birikimi güçlü, insanı yetenekli. Bu gücü ortak akılla birleştirir, ortak iradeyle harekete geçirirsek, İzmir yalnızca değişen dünyaya uyum sağlayan değil, değişime yön veren şehirlerden biri olabilir. Ortak akılla doğru yolu bulacağız. Ortak iradeyle o yolu birlikte açacağız.”

“İZMİR’İN ÖNÜNDE KURULACAK BÜYÜK BİR GELECEK VAR”

İzmir’in geleceğinin bugünden atılacak adımlarla şekillendirilmesi gerektiğini belirten Özgener, belirsizliklerin kentin dünyayla bağlarını güçlendirmesine engel olmaması gerektiğini belirterek, “İzmir’in önünde korunacak bir mevcut durumdan çok, kurulacak büyük bir gelecek var. Belirsizlikler bizi küçülmeye değil, dünyaya daha güçlü bağlanmaya çağırıyor. Bu kent ülkemize ve bölgemize yön gösterebilir. Yeter ki ortak hedeflerde buluşalım, güçlerimizi birleştirelim ve cesaretimizi kaybetmeyelim. Bizim için gelecek; yalnızca öngörülecek, konuşulacak ya da raporlanacak bir kavram değil. Gelecek, bugünden hazırlanılması gereken somut bir çalışma alanı” ifadesini kullandı.

“KALKINMAYI SADECE DAHA FAZLA ÜRETMEK OLARAK GÖRMÜYORUZ”

İZTO’nun önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerin birbirinden bağımsız olmadığını, ortak bir kalkınma hedefinin parçalarını oluşturduğunu anlatan Özgener, şunları kaydetti:

“Önümüzdeki dönemin projelerini tek tek bağımsız başlıklar olarak görmüyoruz. Hepsi aynı hedefin parçaları: İzmir’i daha rekabetçi, daha dayanıklı, daha üretken, daha yaşanabilir ve dünyayla daha güçlü bağlar kuran bir kent hâline getirmek. Bir tarafta iş dünyasının önündeki zorlukları azaltacak, üretimi ve ticareti güçlendirecek adımlar var. Bir tarafta dijital ve yeşil dönüşüme ve veriye dayalı karar alma kapasitesine yönelik projeler bulunuyor. Diğer tarafta eğitimden, kültürel mirastan uluslararası organizasyonlara kadar İzmir’in yaşam kalitesini ve dünyadaki görünürlüğünü artıracak çalışmalar hazırlıyoruz. Çünkü biz kalkınmayı sadece daha fazla üretmek olarak görmüyoruz. Kalkınmayı; daha iyi eğitim, daha güçlü kurumlar, daha dirençli bir kent, daha yüksek yaşam kalitesi ve dünyayla daha fazla etkileşim olarak görüyoruz.

İzmir, önümüzdeki çeyrek yüzyılda nasıl bir şehir olacak? Biz bu sorunun cevabını bugünden vermeye başlamak istiyoruz. Önümüzde bu cevabı somutlaştıracağımız iki ayrı çalışma alanı var. İlki, İzmir Ticaret Odası olarak doğrudan sorumluluğunu üstleneceğimiz, takibini yapacağımız ve sonuç üretmek için bizzat çalışacağımız projeler. İkincisi ise bizim yetki alanımızda olmasa da İzmir’in geleceği açısından kritik gördüğümüz; ancak merkezi ve yerel yönetim, üniversiteler, meslek kuruluşları ve iş dünyasının ortak iradesiyle ilerleyebilecek stratejik öncelikler. Bu ayrımı önemsiyoruz. Çünkü bir kentin geleceği, yalnızca kendi sorumluluk alanınızda ne yaptığınızla değil; hangi konularda ortak akıl oluşturduğunuz, hangi başlıkları gündemde tuttuğunuz ve hangi dönüşümlerin gerçekleşmesine katkı sunduğunuzla da şekilleniyor.”

İZTO’NUN 2027-2030 DÖNEM PROJELERİ

Özgener, toplantıda İZTO’nun 2027-2030 döneminde hayata geçirmeyi planladığı projeleri de paylaştı. Oda üyelerinin farklı kamu kurumlarındaki işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla “Tek Adres: Kamu Hizmetleri Ofisi” kurulmasının hedeflendiğini belirten Özgener, işletmelerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine destek sağlamak üzere “İkiz Dönüşüm Merkezi” oluşturulmasının planlandığını açıkladı. Yapay zekâ destekli dijital test ve simülasyon merkezi “İZTO Future Lab” ile işletmelerin teknolojik dönüşümüne katkı sunulmasının amaçlandığını aktaran Özgener, Stratejik ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi aracılığıyla üyelerin ticaret ve yatırım kararlarına yönelik veri temelli çalışmalar yürütüleceğini belirtti. Özgener, “İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi” ve “İZTO Vakfı Koleji” projeleriyle sağlık ve eğitim alanlarında hizmet sunmayı hedeflediklerini de ifade etti. İzmir’in uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik projelere de değinen Özgener, kentin 2031 Dünya Odalar Kongresi’ne ev sahipliği yapması için adaylık başvurusunda bulunmayı planladıklarını söyledi. Özgener ayrıca, İzmir’in Levanten kültür mirasının uluslararası alanda tanıtılması amacıyla Levanten Kültür Rotası oluşturulması ve kentin Avrupa Tarihi Termal Kentler Kültür Rotası’na dahil edilmesi için çalışmalar yürütüleceğini açıkladı.

SANAYİ, LİMAN VE LOJİSTİK ALTYAPISI İÇİN STRATEJİK HEDEFLER

İzmir’in geleceğine yönelik stratejik öncelikleri de paylaşan Özgener, kentin kuzeyden güneye uzanan aks üzerinde gelişmesini sağlayacak planlama çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti. Kuzeyde Aliağa-Bergama, güneyde ise Torbalı-Tire hattında sanayi ve üretim merkezlerinin geliştirilmesini hedeflediklerini aktaran Özgener, kent içindeki ekonomik bölgelerin yeniden düzenlenmesi ve Kemeraltı başta olmak üzere ticaret merkezlerinin dönüşümü için master plan hazırlanmasının önemine dikkati çekti. İzmir’in üretim kapasitesinin artırılması ve lojistik altyapısının güçlendirilmesine yönelik hedefleri de sıralayan Özgener, Aliağa limanlarının altyapısının geliştirilmesi, Çandarlı Limanı’nın sanayi üretimiyle bütünleşik bir merkeze dönüştürülmesi ve Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin tamamlanmasının kentin rekabet gücüne katkı sağlayacağını ifade etti.

Turizm alanındaki stratejik önceliklere de değinen Özgener, İzmir’in alternatif turizm olanaklarının geliştirilmesi ve Çeşme Turizm Projesi’nin güncel koşullar doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. İnciraltı’nın sağlık turizmi potansiyelinin değerlendirilmesinin kente ekonomik katkı sağlayacağını ifade eden Özgener, İzmir’in uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek altyapıya kavuşması amacıyla yeni bir stadyum ile kongre ve sergi sarayı yapılmasını önerdi.

KÖRFEZ, SU GÜVENLİĞİ VE ULAŞIM ÖNCELİKLİ KONULAR ARASINDA

İzmir’in ekonomik gelişiminin yanı sıra yaşam kalitesini doğrudan etkileyen sorunların çözülmesi gerektiğini belirten Özgener, Körfez’in temizliği, atık yönetimi, su güvenliği ve ulaşımın öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Trafik yoğunluğunun azaltılması için yeni yol ve metro hatlarının yanı sıra alternatif ulaşım projelerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Özgener, su kaynaklarının korunması, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi ve atıkların geri kazanılmasına yönelik çalışmaların önemini vurguladı. İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Körfez’in temizlenmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için kapsamlı ve kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.