(TBMM) – İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, gazetecilere yönelik tutuklamaların hem bireysel hakları hem de toplumun haber alma hakkını ihlal ettiğini belirterek, “Basın özgürlüğünün gasp edilmesinin Türkiye’nin yeni normali olmasını kanıksatmayacağız” dedi.
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin özgürlüğünün kısıtlanmasının toplumun haber alma hakkını da ihlal ettiğini belirten Taşcı, basın özgürlüğünün gasp edilmesinin Türkiye’nin yeni normali haline getirilmesini kabul etmeyeceklerini söyledi.
Taşcı, gazetecilerin yarın Türkiye’nin birçok ilinde düzenleyeceği eyleme işaret ederek, kendilerine yönelik haksızlık ve hukuksuzlukları gündeme taşıyacaklarını söyledi. Gazeteci kökenli bir milletvekili olarak ve İYİ Parti’nin basın özgürlüğü konusundaki hassasiyetini dile getiren Taşcı, şöyle konuştu:
“Bir gazetecinin hapis halde olduğu evi basılıyor. Ev hapsindeyken şafak baskınına uğruyor. Ev hapsindeyken tutuklanıyor. Tutuklama nedir aslında? Özgürlüğün kısıtlanması demektir. Ayağında kelepçe var Murat’ın. Evinin eşiğinden dışarıya zaten istese de adım atamaz. Tutukluyu tutukladılar. Tarihte ve Türkiye’de, dünyada ilk defa. Murat Ağırel katmerli tutuklu oldu. Fatih Ergin tutuklu, yaptığı haberde ‘doktor’ için ‘adli tıp çalışanı’ ifadesi kullandığı için. Saniyeler içinde düzeltilebilecek bir kelime hatası yüzünden. İsmail Arı tutuklu aynı yıl içinde yine, yeniden. İsmail Saymaz tutuklu. Tutukevi kendi evi yeniden.
Milletin alın terini çalmak, emeğini, birikimini, parasını çalmak gibi gazetecilerin ve gazeteciliğin özgürlüğünü çalmak da çok yazık ki ülkemizde vaka-ı adiye haline geldi. Öfkeliyim mesleği gazetecilik olan bir milletvekili olarak. İçimdeki feryat çok büyük. Ama kararlılığım da bütün bu duygularım kadar büyük, güçlü. Sesim çıktığınca kendi adıma, anlatmaktan geri durmayacağım. Gazetecilerin üzerindeki patron tehdidini, işsizlik tehdidini, suç örgütlerinin tehdidini, iktidar sahiplerinin tehdidini her fırsatta anlatacağım. Tek ben değil, tek gazetecilikten geldiğim için de değil, hürriyet, adalet ve eşitlik mücadelesinin son kalesi olarak inşa ettiğimiz İYİ Parti olarak basın özgürlüğünün gasp edilmesinin Türkiye’nin yeni normali olmasını kanıksatmayacağız.
“KİMSE, ‘TERÖRİST’, ‘CASUS’ DİYE YAFTALANIP HAPSE ATILAMAZ”
Bir günde 100 gazetecinin daha işsiz kaldığı bir iklimde bu ülkede hala zulme direniş kararlılığında olan insanlar var. Ama toplumu bu insanların varlığından haberdar edecek gazeteci bulamıyoruz. Gazetecinin gazeteciye sahip çıkamadığı, çıkamaz hale getirildiği bir ortamda veriyoruz, vereceğiz biz bu mücadeleyi. Yarın bu yüzden çok önemlidir. Cesareti bulaştırmaya vesile olacaktır yarın Türkiye’nin dört bir yanında yapılacak eylemler. Cesaretin korkuyu yenmesine vesile olacaktır. Yarın susmayanların susanlara, susmamanın o kadar da korkulacak bir duruş olmadığını göstermesi açısından çok önemli bir gündür.
Türkiye çok büyük, devasa bir açık hava hapishanesine dönüştürülmüştür. Defaatle söyledik, gazetecilere dönük müdahaleler baskının, otoriterleşmenin kanıtıdır ama aynı zamanda suçtur. Haksız ve hukuksuz her tutuklama hak ihlalidir. Hem bireysel hak ihlalidir hem de toplumun haber alma hakkının ihlalidir. Anayasanın 28. maddesinin ihlalidir, basın hürdür, sansür edilemez. İhlali de suçtur. Anayasanın 19. maddesinin ihlalidir, hiç kimse hukuki dayanaktan yoksun şekilde özgürlüğünden alıkonulamaz. Kimse hukuki dayanak olmaksızın ‘terörist’ diye, ‘casus’ diye yaftalanıp da hapse atılamaz.”

