Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) – İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, “Vurgunu vuran vurdu. Vurgunu yapan AK Parti iktidarının bütün unsurları. Fonu kuran kendileri, fonu denetlemeye gönderen kendileri, denetlemeyenler de kendileri” dedi.
İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, Artvin’de gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında partisinin Artvin İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Ofluoğlu, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Çiftçisi, emeklisi, işçisi, çalışanı, memuru geçim derdinde. Bunları gören yok. Vurgunu vuran vurdu. Vurgunu yapan AK Parti iktidarının bütün unsurları. Fonu kuran kendileri, fonu denetlemeye gönderen kendileri, denetlemeyenler de kendileri. Vurgunu vuran kişi, genel başkan yardımcılığı yapmış, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yapmış bir kadın. Birinin ismini ortaya attılar. Hiç utanmaları yok. O parayla İstanbul’da 250 ev alabiliyormuşsunuz. Ben paranın büyüklüğünü anlayamıyorum, size de anlatmaya çalışıyorum. Yalnızca o bakanın yaptığı vurgundan söz ediyoruz. Şu ana kadar Türkiye’nin 140 milyar dolar zararı var. Bu, makroekonomik bir olay, mikroekonomik bir olay değil. Üstelik yalnızca o fonla sınırlı değil. Bundan 10 ay önce bakan kendisi, ‘Manipülasyon var’ demedi mi? Peki, neden müdahale etmedi? Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu da ‘Müdahale edin, olaylar dönüyor’ diye uyarmıştı. Yurt dışından bir para piyasaları denetleme kurulu, ‘Bu vurguna dur demezseniz statünüzü aşağıya indireceğiz’ diyene kadar ses çıkarmadılar. Eğer ilk duyulduğunda işlem yapsalardı Türkiye’nin zararı, bu kadar zarar görenlerin sayısı dörtte bire inecekti. En az 6-7 milyon kişi etkilendi. Borsamız etkilendi, güven kategorimiz düştü. Oysa ekonomi güvendir. Güven olmazsa yatırımcı gelmez, para gelmez, istihdam olmaz.
“ÇOĞUNLUĞU SUSTURACAK, YİNE ALIŞTIRACAKLAR”
Kanun çıkardılar, biliyorsunuz. Diyorlar ki, ‘İsteğe bağlı olarak, ne kadar para kazandıysa gelip hibe edecek.’ Bununla da günah çıkarıyorlar herhalde. Bunun bir bedeli var, kanun açık. Ne kadar kazandıysa iki katını getirecek diyor. Bir de ‘yasal işlem yaparım’ diyor. Üstünü örtüyorlar. Buna müsaade etmeyin. Bir milyon liranın altındaki paraları ödeyeceğini söylüyorlar. Bir milyonun üzerindeki tutarlarla da bu parayı ödeyecekler. Çoğunluğu susturacak, yine alıştıracaklar. Alışmayın. O para sizin, sizin. Türk milletinin parası bu. AKP’nin parası değil. Vatandaş, parasını devletin kurduğu bir yapıya güvenerek yatırdı. Küçük işletmeler bile kiralarını, SGK primlerini oraya yatırmışlar. Ufak tefek bir gelirim olsun diye birikimlerini değerlendirmişler.
“DİNİ DE SUİSTİMAL EDİYORLAR, MÜSAADE ETMEYİN”
Diyanet Vakfı’nı çok iyi biliyoruz. Diyanet Vakfı her cuma para toplar. Ne için? Gazze’de ya da Müslüman ülkelerde zulme, soykırıma uğrayan Müslümanlara yardım etmek ya da cami yapımına katkıda bulunmak için. Yani bir şekilde hayır yapmak amacıyla para toplanmıyor mu? Evet. Diyanet Vakfı parasını bu fona değil, başka bir fona yatırmış. Para dörtte bire düşmüş. Kim hesap soruyor? Şimdi vatandaş hayır yapmak istiyor. ‘Gazze’de soykırım var, oradaki çocuklar şu kadar kilometre öteden su içiyor. Onlara destek olayım’ diyor. Görüyor musunuz sözde Müslümanları? Kim verecek şimdi bu parayı? Kim verir? Diyanet Vakfı adına kapıda para topluyorlar, dini de suistimal ediyorlar. Müsaade etmeyin.”

