Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, “fon vurgunu”na ilişkin Kadıköy İskele Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Soruşturmanın iktidarın atadığı kurullardan alınarak bağımsız bir komisyon tarafından yürütülmesinin istendiği açıklamada “Yaşanan bir piyasa kazası değil, iktidarın kadrolarıyla kurduğu, kurumlarıyla koruduğu ve kaybedince zararı kamunun kesesinden kapatmaya kalkıştığı örgütlü bir soygundur. Şimdi aynı iktidar, vurgunu kendisinin soruşturacağını söylüyor. Denetleyenin denetlenenle bir olduğu, sürüyü kurda emanet eden bir soruşturmadan adalet çıkmaz.” denildi.
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri bileşenleri “fon vurgunu”na ilişkin Kadıköy İskele Meydanı’nda eylem gerçekleştirdi. Eylemde okunan basın açıklamasında fon vurgununa ilişkin, “Yaşanan bir piyasa kazası değil, iktidarın kadrolarıyla kurduğu, kurumlarıyla koruduğu ve kaybedince zararı kamunun kesesinden kapatmaya kalkıştığı örgütlü bir soygundur.” denildi. Açıklamada muhaliflere yönelik gözaltılara, belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösterilerek “Yapılan soygunun üstünü sessiz sedasız örtmek isteyenler bir yandan da sandığa, sokağa ve irademize saldırmaya devam ediyor. Bir yandan kasayı boşaltıyor, bir yandan itirazı olan herkesi susturmaya çalışıyorlar. Çünkü bu soygunun görülmesinden, konuşulmasından, hesabının sorulmasından korkuyorlar” ifadelerine yer verildi.
Tüm fonlardaki işlemlerin, tasfiyeden önce parasını çekenlerin listesinin ve siyasi bağlantıların açıklanması, tüm üst düzey bürokratların istifası talep edildi “Denetleyenin denetlenenle bir olduğu, sürüyü kurda emanet eden bir soruşturmadan adalet çıkmaz” denilen açıklamada “vurgun”a ilişkin soruşturmanın iktidarın atadığı kurullardan alınıp bağımsız bir araştırma komisyonuna ve tarafsız yargıya bırakılması gerektiği vurgulandı.
“YAŞANAN BİR PİYASA KAZASI DEĞİL, İKTİDARIN KADROLARIYLA KURDUĞU ÖRGÜTLÜ BİR SOYGUNDUR”
Açıklama şöyle:
“Bugün burada, yüz binlerce yurttaşın birikimini bir gecede yok eden fon vurgununa karşı bir aradayız. Emek, barış ve demokrasi güçleri olarak bu meydandan bir kez daha ilan ediyoruz. Yaşanan bir piyasa kazası değil, iktidarın kadrolarıyla kurduğu, kurumlarıyla koruduğu ve kaybedince zararı kamunun kesesinden kapatmaya kalkıştığı örgütlü bir soygundur.
Bu soygunun mağdurları da failleri de gün gibi ortadadır. Elindeki üç kuruş birikimini, kira parasını, emekli ikramiyesini, kıdem tazminatını fona yatıranlar, açlık sınırının altına çekilmiş ücretlerle çaresiz bırakılıp bu riske sürüklendi. Suçlu elbette halkı önce yoksullaştırıp sonra bu tezgâha çeken düzendir. Çöküşten hemen önce milyonlarını milyarlara çeviren eski Aile Bakanı, iktidarın affını alıp koltuğundan sessizce kalktı. Fonların yönetiminde oturanların önemli bölümü Saray’ın atadığı isimlerdi. Kurulan soygun düzeninin her köşe başında iktidarın kadroları var.
“DENETLEYENİN DENETLENENLE BİR OLDUĞU SORUŞTURMADAN ADALET ÇIKMAZ”
Failleri bu kadar belliyken, şimdi aynı iktidar vurgunu kendisinin soruşturacağını söylüyor. Soruşturmayla görevlendirilen Devlet Denetleme Kurulu’nun Başkanı daha düne kadar Borsa İstanbul’un yönetim koltuğundaydı. Tasfiye kurulunun başına yine iktidarın bir ismi getirildi. Çok iyi biliyoruz ki denetleyenin denetlenenle bir olduğu, sürüyü kurda emanet eden bir soruşturmadan adalet çıkmaz. Erdoğan ‘nefsine yenik düşenle vedalaşırız’ diyerek bu tabloyu birkaç kişinin kusuruna indirgeyip iktidarını aklamaya çalışıyor. Oysa adı geçen kadroları seçen de, kurumları işlevsizleştiren de, bu cüreti veren de bizzat kendisidir. Bu vurgunun siyasi sorumluluğu doğrudan iktidara aittir.
“VURGUNCUYA KAMU KAYNAĞI BULAN İKTİDAR MADENCİNİN CAN GÜVENLİĞİNE PARA BULAMADI”
Bu düzen yalnızca cebimizdeki paraya değil, canımıza da göz dikiyor. Soma’da İmbat Madencilik ocağında beş madenci kardeşimiz göçük altında kalarak hayatını kaybetti. Halit Ersay, Kerim Ören, Ramazan İnce, İsa Olcay ve Ömer Karakaya ekmeği için indiği kuyudan sağ çıkamadı. 301 madencinin katledildiği Soma’da on iki yılda hiçbir şey değişmedi. Vurguncuya kamu kaynağı bulan iktidar, madencinin can güvenliğine para bulamadı. Geçtiğimiz gün Ankara’da, Anayasa Mahkemesi önünde aylığı için hakkını arayan bir emekli yurttaşımız, geçinemediği için canına kıydı. Bir avuç yandaş halkın birikimini kasasına doldururken emekli açlığa terk edildi. Emekli pazardan eli boş dönerken iktidar ortakları servetine servet katıyor. Bu ölümlerin hesabını mutlaka soracağız.
“FON VURGUNUNDA BİRİKİMİMİZİ ÇALANLAR BELEDİYE OPERASYONLARIYLA İRADEMİZİ ÇALIYOR”
Yapılan soygunun üstünü sessiz sedasız örtmek isteyenler bir yandan da sandığa, sokağa ve irademize saldırmaya devam ediyor. Üsküdar’da seçilmiş başkan Sinem Dedetaş tutuklandı, belediye meclisi yargı eliyle yeniden dizayn edildi, belediye AKP’ye devredildi. Adalar’da aynı yöntem uygulandı, Ataşehir’de aynı senaryo bugün bir kez daha sahneleniyor. Fon vurgununda birikimimizi çalanlar, belediye operasyonlarıyla irademizi çalıyor. Sandıkta yenemedikleri halkı sandığı işlevsiz bırakarak yenmeye çalışıyorlar.
“BİR YANDAN KASAYI BOŞALTIYOR, BİR YANDAN İTİRAZI OLAN HERKESİ SUSTURMAYA ÇALIŞIYORLAR ÇÜNKÜ KORKUYORLAR”
‘Ailem Güvende” adıyla başlatılan operasyonlarda LGBTİ+’lar, dernekler, gazeteler ve hak örgütleri hedef alındı, yüzlerce insan gözaltına alındı, hesaplar bir bir erişime kapatıldı. Dün ise fon vurgununu Meclis gündemine taşıyan milletvekili Ahmet Şık ile bağı bahane edilerek hedef gösterilen SYKP Parti Meclisi üyesi Ahmet Saymadi, mesnetsiz iddialarla tutuklandı. Bir yandan kasayı boşaltıyor, bir yandan itirazı olan herkesi susturmaya çalışıyorlar. Çünkü bu soygunun görülmesinden, konuşulmasından, hesabının sorulmasından korkuyorlar. Korktukları şeyi yapmak için buradayız.
“SORUŞTURMA İKTİDARIN ATADIĞI KURULLARDAN ALINIP BAĞIMSIZ BİR ARAŞTIRMA KOMİSYONUNA BIRAKILMALI”
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri olarak söylüyoruz: Tüm fonlardaki işlemler, tasfiyeden önce parasını çekenlerin listesi ve siyasi bağlantılar eksiksiz açıklanmalıdır. Küçük tasarruf sahiplerinin zararı halkın vergisinden değil, vurgunu yapanların el konulacak servetinden karşılanmalıdır. Tüm üst düzey bürokratlar istifa etmeli, Soruşturma iktidarın atadığı kurullardan alınıp bağımsız bir araştırma komisyonuna ve tarafsız yargıya bırakılmalıdır. Soma’daki beş ölümün sorumluları yargılanmalı, madenler işçinin denetimine açılmalıdır. Kayyımlar ve belediye operasyonları son bulmalı, ‘Ailem Güvende’ baskınlarında gözaltına alınanlar serbest bırakılmalıdır.
Kurulan soygun düzenini değiştirmek birikimi çalınan emekliye, ocakta can güvenliği olmayan madenciye, oyu gasp edilen seçmene, susturulmak istenen yurttaşa, yani hepimize düşüyor. Bugün burada, yarın her iş yerinde, her mahallede, her meydanda bir araya geleceğiz, çoğalacağız. Cebimizi soyanlardan, irademizi gasp edenlerden, canımıza göz koyanlardan hesap soracağız. Soygunculardan hesabı emekçiler soracak”

