(İSTANBUL) İstanbul Barosu, son günlerde avukatların ceza infaz kurumlarında gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin kayıt ve bilgilerin, bazı basın yayın organlarında kamuoyuyla paylaşıldığına dikkat çekerek bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Ceza infaz kurumlarında tutulan bu tür bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılması, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat bakımından olduğu kadar, ceza hukuku bakımından da sorumluluk doğurabilecek niteliktedir. Devletin yükümlülüğü, kişisel veri niteliğindeki bu bilgilerin basına servis edilmesine zemin hazırlamak değil; güvenliğini sağlamak, hukuka aykırı erişimleri engellemek ve ihlal iddialarını etkili biçimde soruşturmaktır” denildi.
Son günlerde avukatların ceza infaz kurumlarında gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin kayıt ve bilgilerin, bazı basın yayın organlarında kamuoyuyla paylaşıldığına dikkat çeken İstanbul Barosu bir açıklama yaptı. “Söz konusu veriler yalnızca kişisel veri niteliği taşımamakta; aynı zamanda savunma hakkının güvencesi olan avukat–müvekkil ilişkisinin gizliliği kapsamında korunması gereken son derece hassas bilgiler içermektedir” denilen açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“CEZAEVLERİNDEKİ AVUKAT GÖRÜŞLERİNİN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ADALET BAKANLIĞI’NDADIR”
“Bu bilgilerin hangi yöntemlerle kayıt altına alındığı, fiziki ortamdan dijital ortama aktarılıp aktarılmadığı, kimler tarafından işlendiği, hangi kurumların erişimine açık olduğu ve hangi yollarla üçüncü kişilere ulaştırıldığı kamuoyu tarafından henüz bilinmemektedir. Ancak tartışmasız olan husus şudur ki; ceza infaz kurumlarında tutulan avukat ziyaret kayıtları, Adalet Bakanlığının yetki ve sorumluluğu altında bulunan sistemler kapsamında muhafaza edilmektedir. Bu nedenle ortaya çıkan veri ihlali niteliğindeki olayda sorumluluk, öncelikle kayıtların güvenliğini sağlamakla yükümlü kamu makamlarına aittir.
“AVUKATLARIN KİŞİSEL GÜVENLİĞİ, MESLEKİ İTİBARI VE ÇALIŞMA ÖZGÜRLÜĞÜ TEHDİT ALTINA SOKULMAKTADIR”
Hiçbir somut veri ve dayanak ortaya konulmaksızın, bu bilgilerin avukatlar tarafından paylaşıldığı yönünde bir algı yaratılmaya çalışılması ise meslektaşlarımızı kamuoyu önünde zan altında bırakmakta; savunma makamını hedef haline getirmekte ve avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırılmasına hizmet etmektedir. Halbuki, avukat görüşlerinin kaydedildiği defteri sayfalarını çevirerek incelemeden, not almadan veya fotoğraf çekmeden bu bilgilere avukatların ulaşması imkansızdır. Bu işlemlerin yapılmasına görevlilerin izin vermesi mümkün değildir. Savunmayı temsil eden avukatların kişisel güvenliği, mesleki itibarı ve çalışma özgürlüğü açık biçimde tehdit altına sokulmaktadır.
CEZA ADALET SİSTEMİNE DUYULAN GÜVEN AĞIR ŞEKİLDE SARSILIYOR
Avukatların müvekkilleriyle gerçekleştirdiği görüşmeler, Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi kapsamında güvence altına alınan savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Savunma ilişkisinin gizliliği yalnızca avukatın değil, yurttaşın hak arama özgürlüğünün de temel güvencelerindendir. Bu güvenceyi ortadan kaldıracak her türlü kayıt, ifşa ve hedef gösterme pratiği; bireylerin savunmaya erişim hakkını zedelediği gibi, ceza adalet sistemine duyulan güveni de ağır biçimde sarsmaktadır”
Açıklama şöyle sona erdi:
“Ceza infaz kurumlarında tutulan bu tür bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılması, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat bakımından olduğu kadar, ceza hukuku bakımından da sorumluluk doğurabilecek niteliktedir. Devletin yükümlülüğü, kişisel veri niteliğindeki bu bilgilerin basına servis edilmesine zemin hazırlamak değil; güvenliğini sağlamak, hukuka aykırı erişimleri engellemek ve ihlal iddialarını etkili biçimde soruşturmaktır.
İstanbul Barosu olarak; avukatlara ve savunma makamına yönelik hedef gösterici yayınlar yapanlar ile kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde paylaşılmasında sorumluluğu bulunan başta cezaevinin bağlı bulunduğu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm kişi ve kurumlar hakkında yürütülecek ceza ve hukuki süreçlerin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz. Savunma hakkının zedelendiği, avukatlık mesleğinin hedef gösterildiği ve hukuk güvenliğinin aşındırıldığı hiçbir uygulamanın sıradanlaştırılmasına izin vermeyeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız”

