Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İmamoğlu’nun, İBB Davası savunmasının 2. günü: “Tek kuruşun el değiştirdiğini gösteren belge ortaya konsun, 87 milyondan özür dileyeceğim”

İBB Davası’nın 99. gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, iddianamedeki 560 milyar liralık suç geliri iddiasının, 160 milyar liraya düştüğünü belirterek, “Yalanı yazan itiraf etti, bedelini ödeyen ise hala Silivri’de” dedi. İmamoğlu, “Ben, ‘Tek kuruşun el değiştirdiğini gösteren tek bir belge ortaya konsun 87 milyon önünde özür dileyeceğim’ dedim. Hala tek bir evrak, tek bir belge, tek bir ses kaydı, tek bir görüntü buraya yansımadı, yansımayacak” diye konuştu.

İBB Davası'nın 99. gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, iddianamedeki

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – İBB Davası’nın 99. gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, iddianamedeki 560 milyar liralık suç geliri iddiasının, 160 milyar liraya düştüğünü belirterek, “Yalanı yazan itiraf etti, bedelini ödeyen ise hala Silivri’de” dedi. İmamoğlu, “Ben, ‘Tek kuruşun el değiştirdiğini gösteren tek bir belge ortaya konsun 87 milyon önünde özür dileyeceğim’ dedim. Hala tek bir evrak, tek bir belge, tek bir ses kaydı, tek bir görüntü buraya yansımadı, yansımayacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 99. günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor.

İmamoğlu, savunmasının ikinci gününde, “Öğleden önce size dedim ki birileri, kendi yaptığı şeyleri ‘herhalde Ekrem de yapmıştır’ diye hazırlatmış bu iftiranameyi… Boşa konuşmadım” dedi.

“KAÇAK YAPI” HATIRLATMASI

Ekrem İmamoğlu, 1996 tarihli bir haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde “Kaçak yapılara ruhsat ve bağış alıyoruz” ifadelerinin yer aldığını belirterek, “Ben böyle bir şey ne dedim ne de böyle bir şeyi savunurum” ifadelerini kullandı.

1999 tarihli bir başka habere de değinen İmamoğlu, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin kaçak yapılardan bağış aldığı iddiasına ilişkin haberin Hürriyet gazetesinde yayımlandığını belirterek, “Bağış alıyormuş, kimden? Kaçak yapı yapandan. Kendi suçlandığı ne varsa bana havale ettirmiş” dedi.

İmamoğlu, “Aradan çeyrek yüzyıl geçmiş, kendine yapılanı bana yaptırıyor. Ama bir farkla; ona ve arkadaşlarına belki biraz zulmedildi, 3-4 ay hapiste tutuldu ama bugün burada kadınlara, annelere, çocuklara bile acımadılar. Zulmün ve zalimliğin zirvesini yaşatıyorlar. Yazıklar olsun” diye konuştu.

“YALANI YAZAN İTİRAF ETTİ, BEDELİNİ ÖDEYEN İSE HALA SİLİVRİ’DE”

Ekrem İmamoğlu, savunmasında iddianamede yer alan “560 milyar liralık suç geliri” iddiasına tepki göstererek, şunları kaydetti:

“Aylarca ekranlarda tek bir rakam döndü: 560 milyar lira. Florya’nın bahçesi kazıldı, para çıkmadı, bavul çıkmadı, cenaze aracı çıkmadı. Florya’ya para taşındığını anlatan şoföre ‘Gözünle gördün mü?’ diye soruldu. Cevap yok, ‘Görmedim, sadece duyumu anlattım.’ Bu dosyanın anahtar kelimesi bu: ‘Duyum.’ Buraya kim geliyorsa ‘Duydum’ Ya gözünle gördün mü? ‘Yok, duymuştum.’ Kimden? ‘E birilerinden.’ İsim de yok. Sizler şahitlik ettiniz. O haberleri yazanların bir kısmı bile sonra yalan söylediklerini kabul etti. Yalanı yazan itiraf etti, bedelini ödeyen ise hala Silivri’de.”

İddianamede 560 milyar liralık tutarın 160 milyar liraya düştüğünü iddia eden İmamoğlu, bu tutarın yaklaşık 110 milyar lirasının Cebeci’deki 59 numaralı eylemden, 53,5 milyar lirasının ise yurt dışı kredilerine ilişkin 60 numaralı eylemden kaynaklandığını belirtti. Metro ihalesine ilişkin 140 numaralı eylemi de gündeme getireceğini ifade eden İmamoğlu, “Bu iddianame aslında metroyu ve borç ödemeyi suç haline getiren zihinlerin bir örneği” dedi.

İmamoğlu, “Ben, ‘Benim için tek kuruşun el değiştirdiğini gösteren tek bir belge ortaya konsun 87 milyon önünde özür dileyeceğim’ dedim. Hala tek bir evrak, tek bir belge, tek bir ses kaydı, tek bir görüntü buraya yansımadı, yansımayacak. Ben çok net biliyorum” diye konuştu.

CEBECİ MADEN SAHASI İDDİALARI

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticisi olarak yargılanan firari iş insanı Murat Gülibrahimoğlu’nun, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in kullanımına dört sıfır otomobil sunduğunu öne sürdü.

Gülibrahimoğlu’nun el konularak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimine devredilen şirketinin, kamu zararı oluştuğu iddia edilen alana döküm yapmaya devam ettiğini belirten İmamoğlu, otomobillere ilişkin iddianamede bu konuya yer verilmediğini savundu. İmamoğlu, “‘4 araba da ben almıştım’ diye onuru olan iddianameye yazardı” dedi.

Ekrem İmamoğlu, Cebeci Maden Sahası’na ilişkin suçlamalara yanıt vererek, maden ruhsatı, döküm izni ve denetim yetkisinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nde (MAPEG) olduğunu savundu.

İstanbul Valiliği, Sultangazi Belediyesi ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluğuna dikkati çeken İmamoğlu, 31 milyar, 80 milyar ve 110 milyar liralık hesaplamaların yöntemini sorguladı. İlgili kamu görevlilerinin mahkemede dinlenmesini talep eden İmamoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bu konuda atfedebilecek en küçük bir sorumluluk yoktur” değerlendirmesini yaptı.

“BU DEFTER AÇILDIĞINDA CEBECİ’Yİ KİMİN YÖNETTİĞİ BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA ORTADA”

Cebeci’deki faaliyetlerin kendi belediye başkanlığı döneminden önce başladığını belirten İmamoğlu, maden ruhsatı verme, döküm izni düzenleme ve faaliyetleri denetleme yetkisinin Bakanlık ve MAPEG’de bulunduğunu söyledi.

Ekrem İmamoğlu, Maden Bölgesi Komisyonu’nun başkanının İstanbul Valisi olduğunu, İBB’nin ise komisyonda yalnızca bir kurum olarak yer aldığını ifade etti.

Valilikte bulunduğunu ancak dava dosyasına girmediğini ileri sürdüğü komisyon toplantılarına ilişkin imza defterinin incelenmesini isteyen İmamoğlu, “Bu defter açıldığında Cebeci’yi kimin yönettiği bütün çıplaklığıyla ortada” diye konuştu.

İstanbul Valiliği’nin döküm faaliyetlerinden aylık yüzde 10 pay aldığı bir protokol bulunduğunu da iddia eden İmamoğlu, protokolün tarafı olan kamu kurumlarının sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu.

Cebeci’de kaçak döküm yapıldığı iddiasını sorgulayan İmamoğlu, MAPEG, Çevre ve Orman Bakanlığı ekipleri ile Sultangazi Belediyesi zabıtasının sahada denetim yaptığını belirtti. Milyonlarca kamyon seferinden söz edilen bir alanda kaçak dökümün nasıl tespit edilmediğini soran İmamoğlu, dosyada kaçak döküme ilişkin bir tutanak bulunmadığını ileri sürdü.

İBB’nin kaçak döküm iddiaları üzerine araştırma başlattığını, CİMER şikayeti sonrasında teftiş talimatı verdiğini, Valilikten ortak denetim istediğini ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu anlatan İmamoğlu, “Suç duyurusunda bulunan benim. Valiliğe gelip ‘birlikte çözelim’ diyen benim. Ve bu konuda suçlanan da benim” ifadelerini kullandı.

31 MİLYAR LİRALIK HESAPLAMAYA İTİRAZ: KAYITLI OLAN KAÇAK OLUR MU?

Ekrem İmamoğlu, iddianamede yer alan mali hesaplamaların çelişkili olduğunu, 185 milyon 877 bin 621 ton atık miktarının ton başına 140 lirayla çarpılmasıyla 31 milyar 227 milyon liralık tutara ulaşıldığını belirtti. Bu tonajın İBB’nin resmi atık kabul belgelerinden alındığını öne süren İmamoğlu, kayıtlı döküm miktarının kaçak döküm olarak değerlendirilmesini eleştirdi.

“Kayıtlı olan kaçak olur mu? Kaçakçı kaçağını resmi deftere mi yazar?” diye soran İmamoğlu, aynı raporda harita üzerinden yapılan ölçümde 82,4 milyon ton sonucuna ulaşıldığını belirterek, iki hesap arasındaki farkın açıklanmasını istedi.

31 milyar liralık tutarın kamu zararı değil, özel nakliyecilerin ödediği bedeller üzerinden hesaplanan brüt ciro olduğunu söyleyen İmamoğlu, aynı dolgunun hem gelir hem zarar hesabına dahil edildiğini ileri sürdü, iddianamedeki 80 milyar liralık tutarın hesaplama yönteminin de açıklanmadığını belirtti.

Raporu hazırlayanlar arasında maden veya jeoloji mühendislerinin bulunmadığını, Maden Kanunu’nun da değerlendirmede dikkate alınmadığını öne süren İmamoğlu, raporun Bakanlığın İstanbul İl Müdürlüğü görevlilerince hazırlanmasına itiraz etti. Bakanlığın davada müşteki konumunda olduğunu aktaran İmamoğlu, “Bir maçın hakemi rakip takımın kadrosundan seçilirse, düdüğün nerede çalacağı baştan bellidir” dedi. Cebeci’nin ruhsatlı ve faal bir maden bölgesi olduğunu hatırlatan İmamoğlu, hesaplamaların uzmanlık ve ilgili mevzuat çerçevesinde yeniden yapılmasını istedi.

İmamoğlu, Cebeci’deki yaklaşık 100 gecekondu için 450-500 milyon liraya yakın ödeme yapıldığını, Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinin bölgedeki faaliyetlerinin ve kamu kurumlarıyla ticari ilişkilerinin kendi belediye başkanlığı döneminden önceye uzandığını belirterek, süreçte yer alan kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılmasını da talep etti.

“CHP’YE, BANA, İBB’YE GİDEN TEK KURUŞ YOK”

Gülibrahimoğlu’nun banka hareketlerine ilişkin iddiaları da gündeme getiren İmamoğlu, çeşitli belediyelere, vakıflara ve kamu kurumlarıyla bağlantılı kuruluşlara milyonlarca liralık ödemeler yapıldığını öne sürdü.

Para ve araç hareketlerinin kendisiyle veya İBB’yle örgütsel bir bağlantı ortaya koymadığını savunan İmamoğlu, “Bu banka hareketlerinin hiçbirinde CHP’ye, bana, İBB’ye ya da İBB’nin bir vakfına giden tek kuruş yok” dedi.

Ekrem İmamoğlu, kendisinin Gülibrahimoğlu’nun “gayriresmi iş ortağı” olduğu iddiasının, somut belgelerle desteklenmediğini, bir itirafçının tahminine dayandırıldığını belirtti.

İmamoğlu, konuyla ilgili, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, MAPEG, İstanbul Valiliği, Sultangazi Belediyesi ve Sultangazi Kaymakamlığı yetkililerinin mahkemede dinlenmesini talep etti.

(SÜRECEK)