(İSTANBUL) – CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, “Sosyal demokrat belediyelerimiz yalnızca yol, park, altyapı üretmiyor. Biz değer üretiyoruz, eşitlik üretiyoruz, adalet üretiyoruz. Kadınların güvenli ve eşit çalışabileceği işyerleri kurarak aslında topluma da rol model oluyoruz” dedi.
Bakırköy, Maltepe ve Üsküdar belediyelerince yürütülen ILO190 ile Kentte, İşte Güvence-Yerelde Uyum ve Kapasite Geliştirme Projesi’nin tanıtım toplantısı CHP İstanbul İl Başkanlığı organizasyonuyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, şunları söyledi:
“Çok değerli bir çalışma için İstanbul’dayız ama iki kadın hayattan yitti gitti. Biri acımasızca katledildi, bir diğer kadın ve kız çocuğu şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Bugün burada değerli konuşmacılar çok önemli başlıkları değindiler ama tüm bunların ucu aslında AKP iktidarının karanlığına dayanıyor. Geçtiğimiz yıl çok trajik ve dramatik şekilde, şüpheli kadın ölümleri kadın cinayetlerinin sayısını geride bıraktı. Bu hayattan yitip giden kadınlar elbetteki bir sayıdan ibaret değil; her biri bir can, her bir bir hayat, her bir bir yol arkadaşı, bir anne, bir evlat, bir seven, bir sevilen ama maalesef AKP iktidarı onların sayısını bile küçümsemekte, yok saymakta, görmemekte. Eğer öyle olmasaydı AK iktidarı, şüpheli kadın cinayetlerini karanlığında bırakmasaydı, kadın katillerini, canileri, failleri en ağır caydırıcı şekilde cezalandırsaydı, canımız ülkemiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde olan biz kadınların varlığıyla onur duyduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni karanlığa hapsetmeseydi, tarikatların cemaatlerin karanlığına hapsetmeseydi AKP iktidarı belki bu kadınlar bugün hayatta olacaklardı.
“Sizin göreviniz kadınlar hayatını kaybettiğinde kamuoyunu bilgilendirme metni yayınlamak değil, tüm kanunları eksiksiz bir şekilde uygulamaktır”
Ama biz CHP Kadın Kolları olarak burada sadece ben, Osmaniye Milletvekili, Kadın Kolları Genel Başkanı olarak değil, tek bir ses olarak değil, sadece CHP’nin yüz binlerce üyesi kadının sesi olarak değil; Türkiye’de aydınlığı bekleyen, yaşam hakkını bekleyen milyonlarca kadının sesi olarak konuşacağım. Buradan AKP iktidarına sesleniyorum: Sizin göreviniz sadece kadınlar hayatını kaybettiğinde bir kamuoyunu bilgilendirme metni yayınlamak değildir. Sadece bir ‘şiddete sıfır tolerans’ tweet’i atmak değildir. Sizin göreviniz uygulamada olan tüm kanunları eksiksiz bir şekilde uygulamak ve Türkiye’nin dört bir yanında uygulanmasını sağlamaktır. Faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır. Bu acımasız canilerin gün yüzü görmemesini sağlamaktır, aflarla salıvermek değildir. Şu anda bir kadına şiddetle, kadın cinayetleriyle mücadelede etkin bir politikası var mıdır bu iktidarın?
“AKP iktidarının karanlığı hiçbir kadının kaderi olmayacak”
Burada belki 100 kişiyiz ama Anadolu’da, Trakya’da biz milyonlarca kişiyiz. Biz Mardin’de katledilen kadının da sesiyiz, Van’da katledilen Rojin de sesiyiz biz. Hataylı kızımız İstanbul’da katledilen Ayşe Tokyaz’ın ve yakınlarının da sesiyiz. Biz dün İstanbul’da katledilen iki kadının da sesi olacağız. İki aynı isimde kadın Fatmanur Çelik. Ne kaderdir ki… Acaba kader midir ki, bunu da sorgulamamız lazım. AKP iktidarının yarattığı bu karanlık, bu ülkenin kadınları için, Türkiye’nin kadınları için bir kader midir? Kader değil. Biz mücadelemizi tüm siyasi partiler, tüm siyasi bileşenlerle, kadın örgütlerinin kadim, güçlü, dirençli, inatçı tüm kadınlarla ve en önemlisi de bizimle birlikte siyaset yapan eşitlikçi erkek siyasetçi yol arkadaşlarımızla, bizimle her zaman omuz omuza mücadele eden, yeri gelen önünü açan, ön veren, siyaset yolunu kolaylaştıran başta Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde biz bu karanlığa yırtacağız. AKP iktidarının karanlığı hiçbir kadının kaderi olmayacak.
“Hiçbir kadın geçimini sağlamak için gittiği iş yerinde korku duymak durumunda kalmamalıdır”
Aslında bu toplantının öznesi ILO190 ama aslında bütünü de kadın hak mücadelesi. Büyük bütüne baktığımızda terk edilen İstanbul Sözleşmesi. Biz tüm bunlarla, hepinizle, her birinizle, kadın belediye başkanlarımızdan aldığımız güçle, örgütümüzden aldığımız güçle, Anadolu’daki, Trakya’daki milyonlarca kadından aldığımız güçle biz bu karanlıkta mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün kadınların iş yaşamında eşitliği, güvenliği ve onurun teminat altına almak için tarihi bir kararlılığa da buradan atmış oluyoruz. ILO190 yani, İş Yerinde Şiddet ve Tacize Karşı Güvence Sözleşmesi, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi önleyen, kadınlara eşitlik ve güvence sağlayan uluslararası bir taahhüttür. Hiçbir kadın geçimini sağlamak için gittiği iş yerinde korku duymak durumunda kalmamalıdır. Biz CHP olarak Genel Başkanımız Sayın Özel liderliğinde, yalnızca söylemde değil eylemde de toplumsal cinsiyet eşitliğini savunuyoruz. Bunu yenilenen parti programımıza da açıkça ifade ettik. Toplumsal cinsiyet eşitliği bir hak, mücadele de hepimiz için bir zorunluluktur.
“Sosyal demokrat belediyelerimiz yalnızca yol, park, altyapı üretmiyor. Biz değer, eşitlik , adalet üretiyoruz”
Biz iktidarımızda çalışma yaşamındaki cam tavan sorununu aşmak için yasal düzenlemeler yapmayı, sektörün ve çalışmanın niteliklerini göre belirlenecek alanlarda cinsiyet kotası uygulamayı taahhüt ediyoruz. Biz bu hedefi yerel iktidarımızda tüm belediye başkanlarımızla hayata geçiriyoruz. İşte buradalar Bakırköy, Maltepe, Üsküdar Belediyelerimizde başlattığımız pilot uygulamalar, kadın belediye başkanlarımızın liderliğinde çalışma yaşamında şiddeti ve tacizi önleyen somut politikaları hayata geçiriyor. Aslında sadece elbette kadın belediye başkanlarımızla sınırlı değil, CHP’li tüm belediyelerde hızla hayata getiren bir uygulamadır, politikadır bu. Sosyal demokrat belediyelerimiz yalnızca yol, park, altyapı üretmiyor. Biz değer üretiyoruz, eşitlik üretiyoruz, adalet üretiyoruz. Kadınların güvenli ve eşit çalışabileceği işyerleri kurarak aslında topluma da rol model oluyoruz. 8 Mart’a giderken şunların altını çizmek isterim: Kadınların güvencesi, güvenli yaşam hakkı, güvenli sokak hakkı bir lütüf değildir, haktır. Bu aynı zamanda da iktidarın kamusal bir sorumluluğudur. Kadın emeği güvence altına alınmadan eşitlikten de bahsedemeyiz. Kadınların güçlendiği bir yerel yönetim elbette güçlü bir geleceğin de habercisidir.
“Bu modeli 25 Kasım 2026’ya kadar İstanbul’daki tüm belediyelerimizde uygulamaya alacağız”
Bu projeyle hedefimiz de aslında nettir: Şiddet ve tacize karşı bağlayıcı politika metinleri oluşturmak, kurumsal kapasiteyi güçlendirmek, korunma mekanizmalarını da etkinleştirmek. Bu modeli 25 Kasım 2026’ya kadar İstanbul’daki tüm belediyelerimizde uygulamaya alacağız. Sonrasında ise CHP’li tüm sosyal demokrat belediyelerimizde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki kadınlar güvende değilse toplum güvende değildir. Kadınlar eşit değilse demokrasi eksiktir. Genel Başkanımız Sayın Özeli’in liderliğinde yerelde başlattığımız bu modeli en çok kadın belediye başkanını adaylaştırarak ve görev başına gelerek onlar başlattığımız bu modeli güçlendiriyoruz ve yaygınlaştırıyoruz. Kadınların işte, kentte, yaşamda güvence altında olduğu bir Türkiye’ye iktidarımızda hep birlikte inşa edeceğiz. Unutmayın, biz bunu sadece vadetmiyoruz. Bugün yerelde uyguluyoruz, somut hale getiriyoruz ve iktidarımızda tüm Türkiye’de uygulayacağız.”

