Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İletişim Başkanı Duran: “Ankara Zirvesi NATO’nun tarihsel evriminde yeni bir dönüm noktasıdır”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Münih Güvenlik Konferansı ve SETA iş birliğiyle düzenlenen “Müttefikler Ankara’da” programında, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin ittifakın geleceği açısından kritik bir eşik olduğunu söyledi. Güvenlik anlayışının yeniden tanımlanması gerektiğini söyleyen Duran, “Bence NATO 3.0 tam da bunu ifade ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Münih Güvenlik Konferansı ve SETA

(ANKARA) – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Münih Güvenlik Konferansı ile SETA Vakfı iş birliğinde Ankara Palas’ta düzenlenen “Müttefikler Ankara’da” programında yaptığı konuşmada, NATO’nun karşı karşıya bulunduğu güvenlik ortamının köklü biçimde değiştiğini belirterek, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi’nin ittifakın geleceği açısından yeni bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Duran, Türkiye’nin 2004 İstanbul Zirvesi’nin ardından ikinci kez NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yaptığına işaret ederek, dünyada güvenlik ortamının Soğuk Savaş sonrası dönemden çok daha karmaşık hale geldiğini dile getirdi. Duran, şunları kaydetti:

“Müttefikler olarak artık daha karmaşık, parçalanmış ve öngörülemez olan; büyük güç rekabeti, bölgesel çatışmalar, teknolojik dönüşüm, hibrit tehditler ve kurallara dayalı uluslararası düzene yönelik artan baskıların yeniden şekillendirdiği bir güvenlik ortamıyla karşı karşıyayız.

Bu nedenle Ankara Zirvesi, NATO’nun tarihsel evriminde bir başka dönüm noktasını temsil etmektedir.

Bu, İttifakın kendisine daha zor ve daha acil bir soruyu sorması gereken yerdir: Kolektif savunma, tehditlerin artık tek bir yönden, tek bir biçimde veya tek bir araçla gelmediği bir dünyada aslında neyi gerektirir?”

“DOĞU VE GÜNEY KANADI ARTIK AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”

İttifakın güvenliğe 360 derecelik yaklaşımı benimsemesi gerektiğini ifade eden Duran, doğu ve güney kanatlarının artık birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini, şu sözlerle dile getirdi:

“Orta Doğu’daki istikrarsızlık bölgesel kalmaz. Daha geniş güvenlik riskleri doğurur. NATO artık doğu ve güney kanatlarını ayrı başlıklar olarak ele alamaz. Hürmüz Boğazı, Körfez, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Sahel aynı güvenlik denkleminin parçalarıdır. Bence NATO 3.0 tam da bunu ifade ediyor.”

“TÜRKİYE BATI İLE BATI ARASINDADIR”

Türkiye’nin hem Ukrayna hem Rusya ile, aynı zamanda İran ve ABD ile temas kurabilen az sayıdaki ülkeden biri olduğunu belirten Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlerle yürüttüğü ilişkilerin önemli bir diplomatik fırsat oluşturduğunu söyledi. Duran şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahiptir. Türkiye hem Ukrayna hem de Rusya ile açık kanalları sürdürmüştür. Aynı anda hem İran hem de Amerika Birleşik Devletleri ile temas kurabilen az sayıdaki ülkeden biridir. Türkiye çoğu zaman Doğu ile Batı arasında bir köprü olarak tanımlanır. Oysa bugün karşı karşıya olduğumuz birçok krizde, Türkiye, diplomatik erişim alanı ve gerginliği azaltmaya katkı sunma kapasitesi sayesinde Batı ile Batı arasındadır.”

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİ NATO İÇİN STRATEJİK DEĞER TAŞIYOR”

Duran, son yirmi yılda Türkiye’nin milli savunma sanayisinde önemli ilerleme kaydettiğini aktararak, şunları söyledi:

“Bugün Türkiye, NATO’ya muharebe tecrübesi kazanmış sistemler, hava savunma kabiliyetleri, yapay zekâ destekli yetenekler ile mühendislik kapasitesi ve ölçeklenebilir üretimin birleşimini sunmaktadır.

Gerçek değer, savunma sanayinde dört boyutlu derinlik diye adlandırılabilecek unsurlarda yatar: kalite, nicelik, muharebede kanıtlanmış performans ve sürdürülebilirlik. Türkiye’nin savunma sanayi, Müttefiklerin kolektif caydırıcılığı açısından doğrudan değeri olan milli bir varlığa dönüşmüştür.”

“KAMUOYU SİSTEMATİK MANİPÜLASYONA KARŞI KORUNMALIDIR”

Siber saldırılar, dezenformasyon ve yapay zekâ destekli manipülasyonların NATO’nun güvenlik yaklaşımının ayrılmaz parçası haline geldiğini ifade eden Duran, Türkiye’nin bu alanda önemli kurumsal tecrübe geliştirdiğini söyledi ve şunları ekledi:

“Siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ve yapay zekâ destekli manipülasyon artık istisnai olaylar değildir. Kamuoyu, sistematik manipülasyona karşı korunmalıdır. Türkiye bu alanda doğrudan tecrübeye sahiptir. Siber güvenlik, yapay zekâ ve kritik altyapının korunması gibi konular NATO için artık ikincil başlıklar olarak kalmamalıdır. Bunlar İttifakın savunma doktrinine entegre edilmelidir.”

Duran, konuşmasının sonunda Ankara’da gerçekleştirilen görüşmelerin NATO’nun geleceğine katkı sunacağına inandığını belirterek, Münih Güvenlik Konferansı ve SETA başta olmak üzere programa katkı sunanlara teşekkür etti.