(ANKARA) – İHD Merkezi LGBTİ+ Komisyonu, sanatçı Mabel Matiz hakkında “Ha Leylim” şarkısı ve video klibi gerekçe gösterilerek “müstehcenlik” suçu kapsamında yeniden soruşturma başlatılmasına ilişkin “LGBTİ+’ların aşkı, varoluşu ve hikâyeleri toplumun diğer kesimlerinin aşkından ve hayatından daha az meşru değildir” açıklamasını yaptı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi LGBTİ+ Komisyonu, sanatçı Mabel Matiz hakkında “Ha Leylim” isimli şarkısı ve video klibi gerekçe gösterilerek Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 226. maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçu kapsamında yeniden soruşturma başlatılmasına tepki gösterdi. Komisyon’un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şarkı sözleri ile klipteki görsellerin birlikte değerlendirilerek ceza soruşturmasına konu edilmesinin sanat ve ifade özgürlüğü bakımından kaygı verici olduğu kaydedildi.
“LGBTİ+’LARIN AŞKI DAHA AZ MEŞRU DEĞİLDİR”
İki erkek arasındaki duygusal yakınlığın ve aşk ihtimalinin görünür kılınmasının müstehcenlik olarak değerlendirilemeyeceği belirtilen açıklamada, “‘Ha Leylim’de iki erkek arasındaki duygusal yakınlığın ve aşk ihtimalinin görünür kılınması müstehcenlik değildir. LGBTİ+’ların aşkı, varoluşu ve hikâyeleri toplumun diğer kesimlerinin aşkından ve hayatından daha az meşru değildir” ifadeleri kullanıldı.
LGBTİ+ görünürlüğünün “genel ahlak” ve “müstehcenlik” gibi kavramlarla kriminalize edilmesinin ayrımcılığı derinleştirdiği ve sanatçılar üzerinde sansür ve otosansür baskısı oluşturduğu belirtilen açıklamada, “LGBTİ+ görünürlüğünün ‘genel ahlak’ ve ‘müstehcenlik’ gibi kavramlarla kriminalize edilmesi, ayrımcılığı derinleştirmekte ve sanatçılar üzerinde açık bir sansür ve otosansür baskısı yaratmaktadır” görüşüne yer verildi.
“BU COĞRAFYANIN KÜLTÜREL HAFIZASINDA YÜZYILLARDIR VAR”
Aynı cinse yönelen aşk ve arzunun sanattaki ifadesinin bu coğrafyaya yabancı olmadığı kaydedilen açıklamada, “Bugünün kimlik kategorilerini geçmişe birebir taşımaksızın hatırlatmak gerekir ki, Divan edebiyatında sevgilinin cinsiyetinin belirsiz bırakıldığı, şehrengizlerde erkek güzellerin ve onlara duyulan hayranlığın şiirin konusu olduğu çok sayıda örnek bulunmaktadır” denildi.
Açıklamada, “Dolayısıyla bugün ‘toplumsal değerlere aykırı’ sayılarak görünmez kılınmak istenen çeşitlilik, bu toplumun kültürel hafızasında yüzyıllardır vardır” ifadelerine yer verildi.
“BENZER REFLEKSLERİN YENİDEN ÜRETİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”
Türkiye’nin geçmişte farklı kimlikler, diller ve düşünceler üzerinde sansür politikaları uyguladığı ifade edilen açıklamada, “Bu coğrafya, 12 Eylül sonrasında trans sanatçıların sahne yasaklarından, 1990’larda şarkıların, kasetlerin, kitapların ve sanatçıların cezai ve idari baskıyla susturulmaya çalışılmasına kadar uzanan ağır bir sansür geçmişine sahiptir. Dün farklı kimlikler, diller ve düşünceler nasıl yasaklarla susturulmaya çalışıldıysa, bugün de benzer reflekslerin ‘müstehcenlik’ üzerinden yeniden üretilmesini kabul etmiyoruz” denildi.
Mabel Matiz’e destek verilen açıklamada, şöyle denildi:
“İHD Merkezi LGBTİ+ Komisyonu olarak Mabel Matiz’in yanında olduğumuzu; LGBTİ+ varoluşunu, aşkı ve sanatsal ifadeyi suçlaştıran her türlü sansür ve ayrımcı uygulamanın karşısında olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz. Aşk suç değildir. LGBTİ+ varoluşu müstehcen değildir. Sanat yargılanamaz, şarkılar susturulamaz.”

