Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat, Eskişehir’de “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” konulu söyleşide konuştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı ve Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Mahir Polat,  “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” konulu söyleşide konuştu. Polat, “Tarihi alanı koruduğunuzda ve koruduğunuz alan halka geri döndüğünde insanlarda ‘Ölmedik, ayaktayız, iyileşebiliriz’ duygusu oluşuyor. Bunu bütün topluma yaydığınızda, ‘Evet ya, bir şeyleri onararak iyi olunabilir’ duygusu hakim oluyor” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı ve Tarihi Kentler

Haber: Meltem KARAKAŞ

(ESKİŞEHİR) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı ve Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Mahir Polat, “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” konulu söyleşide konuştu. Polat, “Tarihi alanı koruduğunuzda ve koruduğunuz alan halka geri döndüğünde insanlarda ‘Ölmedik, ayaktayız, iyileşebiliriz’ duygusu oluşuyor. Bunu bütün topluma yaydığınızda, ‘Evet ya, bir şeyleri onararak iyi olunabilir’ duygusu hakim oluyor” dedi.

Odunpazarı Belediyesi ve Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) Eskişehir Şubesi tarafından “Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı” söyleşisi düzenlendi. İBB Genel Sekreter Yardımcısı ve Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Mahir Polat’ın konuşmacı olduğu söyleşi 100. Yıl Kültür Merkezi Lozan Salonu’nda yapıldı. Söyleşiye Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SDD Eskişehir Şube Başkanı Ali Şen Aksoy, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum da katıldı.

Kent hakkı, kamusal alanların önemi ve şehir yaşamına dair değerlendirmelerini paylaşan Polat, kentlerdeki terk edilmiş, metruk binaların restore edildiğinde güzelleştiklerini ifade etti. Polat, “Tam ölmek üzere, yıkılır mı, yok olur mu, onu bilmiyoruz. Restore ediyorsunuz, kurtarıyorsunuz, iyileşiyor, iyileştiğinde de güzelleşiyor ve insanlar onunla temas kurmaya başlıyor. Ölüm duygusu ile yaşama duygusu arasında fark bizim alanda, kamusal alanda, restorasyon alanında bu kadar hayati” dedi.

İBB’de 220’ye yakın proje yaptıklarını bildiren Polat, şunları söyledi:

“Bugün Mecidiyeköy Meydanı’ndan Kabataş İskele’ye kadar bunları da ben yaptım. Mecidiyeköy Meydanı fikrini eşsiz bir fikir olarak görüyorum. Keşmekeş içindeki Mecidiyeköy Meydanı’nı yeşil alana çevirdik. Ortasında sergi alanı var. Yan taraftaki gürültüden koparılan bir alan oldu. Bu fikirle oldu. Ama benim aklım Yerebatan Sarnıcı’nda. Çünkü bende hissettirdiği duygu bu. Kamusal alanla ilgili birinci sözümüz iyileşme umudunu toplum acaba nereden alabilir? Toplum yaşadığı kötü bir şeyi, hayal kırıklıkları… Kişilerin intihar eğilimleri vardır ama toplumların da intihar eğilimi vardır. Toplumlar bir şey götüremedikleri zaman da hiçbir şeye elleri kalkmadığı zaman intihar eylemine girerler. Bir medeniyetin çökmesi çoğunlukla böyledir.

Tarihi alanı koruduğunuzda ve koruduğunuz alan halka geri döndüğünde insanlarda ‘Ölmedik, ayaktayız, iyileşebiliriz’ duygusu oluşuyor. Bunu bütün topluma yaydığınızda, ‘Evet ya, bir şeyleri onararak iyi olunabilir’ duygusu hakim olunuyor. İstanbul’un her yerine betonarme evler yaptık. 50’lerde bütün kenti yıktık, büyük caddeler yaptık. Günün sonunda bütün kent betonarme binalara büründükten sonra ‘Gidelim de yaylaya ev yapalım’ dedik. Yaylaya gidip dört katlı ev yaptı. Kendisine apartman yapıyor. Oysa orada gördüğü şey kendi evi değil. Hiç kimse kendi oturduğu evi göremez, komşusunun evini görebilir. Güzelleşen şey kendi alanınızda değil, baktığınız alanlardadır.”