Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Davası’nda 95’inci gün… Dilek İmamoğlu’nun yeğeni Dağdeviren: “Akrabalık ilişkilerimi avantaj olarak kullanmadım”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’nın 95’inci gününde cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun yeğeni Derya Dağdeviren savunma yaptı. Dağdeviren, “İddianamede eşimle benim Ekrem İmamoğlu ve Dilek İmamoğlu ile olan akrabalık ilişkilerimize birçok kez vurgu yapılmıştır ancak hayatımın hiçbir döneminde akrabalık ilişkilerimi bir avantaj olarak kullanmadım” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’nın 95’inci gününde cumhurbaşkanı adayı ve

Haber: Çağatan AKYOL

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’nın 95’inci gününde cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun yeğeni Derya Dağdeviren savunma yaptı. Dağdeviren, “İddianamede eşimle benim Ekrem İmamoğlu ve Dilek İmamoğlu ile olan akrabalık ilişkilerimize birçok kez vurgu yapılmıştır ancak hayatımın hiçbir döneminde akrabalık ilişkilerimi bir avantaj olarak kullanmadım” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine devam ediliyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davada 95’inci gün yapılıyor.

Duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun yeğeni Derya Dağdeviren’in savunmasına geçildi. Dağdeviren, ülkede yaşanan ekonomik krizlerden etkilendiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Pek çok aile gibi biz de maddi sıkıntılar yaşadık. Borçlarımız oldu ve zaman zaman ayakta kalabilmek için ciddi mücadele verdik. Buna rağmen hiçbir zaman hukukun dışına çıkmayı düşünmedik. Dosyada adı geçen kişilerle ilişkimiz ticari ve sosyal ilişkilerden ibarettir. Hakkımda ileri sürülen iddiaların aksine herhangi bir kişiye nüfuz sağlama, ayrıcalık tanıma veya menfaat temin etme gibi bir durum söz konusu asla değildir. Hayatın olağan akışı içerisinde zaman zaman borç aldığımız, sonra bunları geri ödediğimiz olmuştur ancak bunların suç teşkil eden bir menfaat ilişkisi olarak değerlendirilmesini kabul etmiyorum. Bugün sahip olduğumuz tüm mal varlığı kayıtlıdır ve açıklanabilir durumdadır. Banka kayıtlarımız, ticari kayıtlarımız ve mali hareketlerimiz incelendiğinde iddia edildiği gibi açıklanamayacak herhangi bir gelir veya servetin bulunmadığı açıkça görülecektir.”

“AİLEMİZDE SEVGİ, MENFAAT ÜZERİNE KURULMAZ”

Ekrem İmamoğlu’ndan “Çocukluğumdan beri çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir abimdir” diye bahseden Dağdeviren, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim ailemizde sevgi ve bağlılık menfaat üzerine kurulmaz. İnsanlar makamları için değil, karakterleri için sevilir. Bizim ailemizde sevgi ve bağlılık hiçbir zaman makamlar, unvanlar ya da menfaatler üzerinden kurulmadı. İnsanlar sahip oldukları güç için değil, karakterleri için sevildi. Hiçbir kamu görevlisi adına Orhan Yıldırım’dan para talep etmedim. Orhan Yıldırım ile herhangi bir ihalenin verilmesi, hak edişin ödenmesi veya bir kamu işlevinin gerçekleştirilmesi karşılığında para verilmesine ilişkin bir anlaşma yapmadım. Kendisi eşim Murat Dağdeviren’e maaş artı kârdan pay olacak şekilde iş teklifinde bulundu. Eşim de işe ihtiyacı olduğu için Han İnşaat bünyesinde çalışmaya başladı. Bu teklifin arkasında kendisinin farklı beklentileri de varsa bunu biz bilemeyiz. Eşim burada işe başladıktan sonra yoğun bir çalışma süreci oldu. Han İnşaat’ın şantiyelerini dolaşıyordu, saha işlerini yönetiyor, şantiyeler ve çalışanların koordinasyonu için çalışıyordu.”

“BEN EV HAPSİNDEYİM, EŞİM TUTUKLU”

Derya Dağdeviren, 5 ve 8 yaşında iki çocuk annesi olduğunu bildirerek, şöyle devam etti:

“Çocuklarım bakımıma, ilgime ve desteğime ihtiyaç duymaktadır. Çocuklarım okula gidip geliyor. Onların okul düzenleri, günlük ihtiyaçları, sağlıkları, eğitimleri ve bakımlarıyla ilgilenmesi gereken kişi benim ancak hakkımda uygulanan konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri nedeniyle evimden çıkamıyorum. Eşim Murat Dağdeviren de bu dosya kapsamında tutukludur. Dolayısıyla çocuklarımız açısından anne ve babanın aynı anda özgürlüklerinin ağır biçimde kısıtlandığı bir durum var. Bugün yaşadığım süreçte en ağır bedeli ise çocuklarımız ödemektedir. 5 yaşındaki oğlum ve 8 yaşındaki kızım neden annelerinden ayrı kaldıklarını anlamaya çalıştılar. Onlar için ben yalnızca bir anne değil, aynı zamanda güven duydukları bir liman, her düştüklerinde sığındıkları yerim. Çocuklarımın büyürken yaşadığı bu eksikliğin geri dönüşü yoktur başkanım. Kaybedilen zamanın, kaçırılan anların ve annesiz geçirilen günlerin telafisi mümkün değildir. 20 Eylül benim oğlumun doğum günüydü ve doğum gününde babasının çıkmasını diledi. Ev hapsi nedeniyle çalışamıyorum ve ailemin geçimini sağlayabilme imkanlarım ciddi şekilde kısıtlandı. Buna rağmen çocuklarımızın okul, beslenme, giyim, ulaşım ve günlük yaşam giderleri devam etmektedir.”

“MENFAAT SAĞLASAYDIM EKONOMİK SIKINTI YAŞAMAZDIM”

Dağdeviren, sözlerini şöyle tamamladı:

“İddianamede eşimle benim Ekrem İmamoğlu ve Dilek İmamoğlu ile olan akrabalık ilişkilerimize birçok kez vurgu yapılmıştır ancak hayatımın hiçbir döneminde akrabalık ilişkilerimi bir avantaj olarak kullanmadım. Bana hiçbir kapı bu nedenle açılmadı. Hiçbir işim bu nedenle kolaylaşmadı. Hayatım boyunca bulunduğum her noktaya kendi emeğim ve mücadelem sayesinde geldim. Eğer iddia edildiği gibi nüfuz kullanarak menfaat sağlayan biri olsaydım ailemle birlikte yıllarca ekonomik sıkıntılar yaşamazdım. Kredi yükleri altında mücadele etmek zorunda kalmazdım. Hayatın gerçekleri hakkındaki iddialarla bağdaşmamaktadır. Kimin akrabası olduğum değil; ne yaptığım, kiminle hangi suç anlaşmasını kurduğum, kimden ne talep ettiğim ve hangi parayı kimin adına teslim aldığım ortaya konulmalıdır.”