Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Davası’nda 39. gün… İş insanı Murat Kapki: “Bundan önceki ifadelerimi hür irademle vermedim. O gün bana ‘Roma’yı sen mi yaktın?’ deseydiniz, ‘Evet, ben yaktım’ derdim”

İBB Davası’nda ek savunma yapan iş insanı Murat Kapki, “Bundan önce vermiş olduğum ifadelerin tamamı hür irademle verdiğim ifadeler değildi. Bir insan eşini, çoluğunu, çocuğunu, yuvasını kurtarmak için o gün bana ‘Roma’yı sen mi yaktın?’ deseydiniz, ‘Evet, ben yaktım’ derdim. ‘Şu adamı sen mi vurdun?’ deseydiniz, ‘Evet, ben vurdum’ derdim. Eşim gireceğine ben gireyim yani” dedi.

İBB Davası'nda ek savunma yapan iş insanı Murat Kapki, "Bundan

Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – İBB Davası’nda ek savunma yapan iş insanı Murat Kapki, “Bundan önce vermiş olduğum ifadelerin tamamı hür irademle verdiğim ifadeler değildi. Bir insan eşini, çoluğunu, çocuğunu, yuvasını kurtarmak için o gün bana ‘Roma’yı sen mi yaktın?’ deseydiniz, ‘Evet, ben yaktım’ derdim. ‘Şu adamı sen mi vurdun?’ deseydiniz, ‘Evet, ben vurdum’ derdim. Eşim gireceğine ben gireyim yani” dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 39’uncu gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülüyor.

Duruşmada Kapki, geçen haftaki savunmasında atladığı yerler olduğunu söyleyerek 10-15 dakikalık bir söz hakkı daha istedi. Mahkeme Başkanı’nın talebi kabul etmesi üzerine konuşan Kapki, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde, kendisiyle ilgili yaptığı açıklamayı hatırlattı.

Gürlek’in, 1 Eylül’deki adli yıl açılış töreninin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde gazetecilerle bir araya geldiği konuşmasında, “İBB operasyonu önceden sızdırılmıştı” iddiası hakkında, “Operasyonu ilk öğrenen kişi Murat Kapki, bir günde 8 malını devretti, mallarını kaçırmaya çalıştı. Harekete geçtik, mal varlıklarına tedbir koyduk. Oradan da anladılar” şeklindeki sözlerini hatırlatan Kapki, bununla ilgili açıklama yapmak istediğini dile getirdi. Kapki, şunları söyledi:

“Evet, 2024’ün ekim ayı gibiydi; Çetin diye bir arkadaş geldi. Beni onunla tanıştıran da Ahmet Çiçek’ti. O meşhur Ahmet Çiçek var ya Sayın Başkanım, beni zamanında o tanıştırdı. Bu Çetin denilen arkadaş, Çetin Ayas, yanıma geldi ve bana, ‘Seninle, şirketlerinle alakalı gizli bir soruşturma yürütülüyor’ dedi. Ekim ayında söyledi bunu Sayın Başkanım, burası çok önemli. Ben de ‘Benimle ilgili ne yürütebilirler? Bizim her şeyimiz tertemiz. Yürütürlerse yürütsünler’ dedim. ‘Siz bilirsiniz’ dedi, konuyu kapattı ve gitti.

Sonra aralık ayı gibi sağda solda konuşurken, bir muhabbet sırasında yine hakkımızda bir soruşturma yürütüldüğünü duydum. ‘Bana da birkaç ay önce birisi geldi, böyle böyle söyledi ama ben pek umursamadım’ dedim. Sonra tekrar Çetin’i aradım. Ocak ayının ilk haftası gibiydi, yeniden yanıma geldi. Bana, ‘İsterseniz bu dosya içerisinde nerede olduğunuzu, nasıl olacağınızı, ne olacağını hepsini açıklarız. Bununla ilgili bana ön anlaşma olarak 100 bin dolar verirsen bakarım, ne olacağını size anlatırım’ dedi. Bu arada ben bunların hepsini Savcı Bey’e anlattım. Savcı Bey de bunları biliyor.”

Hakimin, “İfadenizde de var mıydı?” sorusu üzerine Murat Kapki, “Evet ama Sayın Başkanım hiçbir şey yapılmadı ki. İfademde var. Çetin denilen arkadaşın ifadesi yok. Kimse Çetin’i gidip arayıp bulmamış, kimse soru sormamış. Benim kardeşimi dahi alıyorlar, eşimi alıyorlar. Ben izah ediyorum, ‘Böyle böyle oldu, bundan dolayı ben bu ismi verdim’ diyorum ama hiçbir şey yapmadılar. Ondan dolayı söylüyorum size bunu” dedi.

“MALLARINI BENİM ÜZERİME GEÇİR DEDİ”

Murat Kapki, ifadesine şöyle devam etti:

“Sonra bunu öğrenince, ‘Tamam, teşekkür ederim. Ben sana haber vereceğim’ dedim ve Çetin gitti. Sonrasında çok eski tanıdığım İsmail Kaan’la konuşmaya başladım. İsmail’e anlattım, ‘Böyle böyle bir durum varmış. Senin bir bilgin var mı, öğrenebilir misin, ne yapabiliriz, bir bakar mısın?’ dedim. O da ‘Tamam, bakarım’ dedi. Sonra bir gün bana geldi ve ‘Evet, böyle bir şey varmış ama sen mallarını benim üzerime geçir, hiçbir şey yapamazlar. Bendeyken mallarına hiçbir şey olmaz’ dedi. Aynen bu kelimeyi söyledi bana. Ben de ‘İsmail, geçirsem bu sefer sıkıntı olmayacak mı? Bütün malları senin üzerine geçiriyorum, bu da belli olacak’ dedim. ‘Bana hiçbir şey yapamazlar’ dedi. ‘Benim de onlarla ilgili elimde bir sürü şey var’ dedi ve telefonunu gösterdi. ‘Bende de neler var onlarla ilgili’ dedi. Ben bunu da Savcı Bey’e anlattım. Savcı Bey bunu da kayda almadı. Bakın Çetin’i söylüyorum, yok; İsmail’i söylüyorum, yok. Ama kardeşim Serhat burada tutuklu, eşim tutuksuz sanık, avukatım sanık, kayınpederim sanık, arkadaşlarım sanık. Fakat İsmail ve Çetin ortada yok. En önemli noktada olması gereken kişiler yok. Savcı Bey hiçbirini almıyor. Bu benim içimi acıtıyor Sayın Başkanım.”

Kapki, bundan önce verdiği ifadelerin tamamının hür iradesiyle verdiği ifadeler olmadığını belirterek, “Bir insan eşini, çoluğunu, çocuğunu, yuvasını kurtarmak için o gün bana ‘Roma’yı sen mi yaktın?’ deseydiniz, ‘Evet, ben yaktım’ derdim. ‘Şu adamı sen mi vurdun?’ deseydiniz, ‘Evet, ben vurdum’ derdim. Eşim gireceğine ben gireyim yani. Ama çok ilginç; İsmail Kaan’ın ifadesi defalarca, herhalde 15 defa yazmama, her gittiğimde söylememe rağmen bir kez bile alınmadı” şeklinde konuştu.

METRO REKLAM ALANLARI İHALESİ

Kapki, 2018’deki metro reklam alanları ihalesine de değinerek, şöyle devam etti:

“2018’deki metro reklam alanları ihalesi de var ama iddianameye dahil edilmemiş. Çünkü 2018 tarihli. Aklıma da o zaman benim 1 milyon 750 bin dolarıma çöktüğü ve babasının söylediği laf geliyor: ‘Ben oğlumu daha fazlasını vererek bu işten kurtardım. Sayın Başkanım, Allah aşkına; siz benim yerimde olsanız, 10 metrekarelik odadasınız. Birisi malınıza çökmüş, belki de evlerimi bile geri alamayacağım. Çünkü tamamen hileli bir satışla ona verdim. Aramızda hiçbir şey yok. Sadece ‘Mallarını bana ver, bana bir şey yapamazlar, yapamazlar’ dediği için mallarımı ona verdim. İkincisi, o gün de size anlatmıştım. Biz burada 3 ihaleden yargılanıyoruz. Ama ben 4 ihale aldığımı ve bir tanesinin hiçbir şekilde konu edilmediğini söyledim. Çünkü daha öncesine ait. Yine aynı şekilde bir ihale daha var Sayın Başkanım: Metro ihalesi. Metro reklam alanlarının ihalesi. Onlar da benimle aynı zaman diliminde ihale edildi. Ama farkında mısınız, iddianamede yok. Nedenini söyleyeyim mi? Çünkü yapılış tarihi 2018. Ama benim Kültür A.Ş.’den aldığım ihaleyle birebir aynı şekilde alındı. Eğer o ihalede herhangi bir problem yoksa benim ihalelerimde de hiçbir şey yok, ki zaten yok.

Bakın metroyu söyledim, İlbakları söyledim. Ne hikmetse televizyon yayınlarını izliyorum Sayın Başkanım, söylediklerim tek bir yerde konuşulmuyor. Ama beni vurmaya kalktıklarında neler neler konuşmuşlardı. Benim davalı olduğum adam hâlâ televizyonda. Mücahit Birinci perşembe günü akşam televizyonda ne dedi biliyor musunuz? Benim avukatlarım kapıyı kırarak Savcı Bey’in odasına girecekmiş; ‘Siz benim müvekkilime nasıl tek başına savunma yaptırırsınız, savunmasını alırsınız’ diyecekmiş. Hangi ülkede yaşıyoruz? Savcı Bey’in odasının kapısını kırarak kim girebilir? Bir de ‘7. kata’ bırakın kapının önüne gelmeyi, zaten 7. kata girmek için 50 metre öteden bariyer yapılmış, oradan geçemiyorsunuz. Ancak Savcı Bey izin verirse içeri alınıyorsunuz. Ama bu densiz adam hâlâ kendini bir şeylere ispatlamak için konuşuyor. Bir de orası ‘yalan odasıymış’, o odada herkes birbirine iftira atabilirmiş çünkü dinlenmiyormuş.

Sayın Başkanım, ben hayatımda ilk defa mahkemeye çıkıyorum, ilk defa tutuklandım ve ilk defa tutuk odasında bir avukatla görüştüm. Ben bilmem ki orası dinleniyor mu, dinlenmiyor mu, kamerası var mı, yok mu? Hayatımda ilk defa yaşıyorum bunları. Ama o beyefendi pişkin pişkin bunları biliyormuş demek ki, rahat rahat televizyonda anlatıyor. Cem Küçük de çıkmış yine açıklama yapıyor; burada cevabını verdiğim bütün ifadeleri hâlâ gerçekmiş gibi insanlara algı yaratmaya çalışıyor.

Sayın Başkanım, ben burada neden tutukluyum? İhaleye fesat karıştırdığım, örgüt üyesi olduğum ve rüşvet verdiğim iddiasıyla tutukluyum, doğru değil mi? İhaleye fesat karıştırmadığımızı size anlattım. Çünkü ben Kültür A.Ş.’nin alt ihalesini aldım. İddianamede fesat karıştırıldığı ileri sürülen Büyükşehir Belediyesi ile Kültür A.Ş. arasındaki ihaleye herhangi bir girişimim, herhangi bir müdahalem yok. Benim ihaleye fesat karıştırma gibi bir durumum yok zaten. Ayrıca ben memur da değilim, iş insanıyım. Son kuruşuna kadar parasını ödedim mi? Evet. Reklam yerlerini yaptım mı? Evet.

Köprüleri size anlatmıştım. Köprülere koyduğumuz çelik konstrüksiyonların maliyetini öğrenmek ister misiniz? Kayyum şirketimizde çıkartabilirler, siz de isteyebilirsiniz. Tahminim 5 veya 6 milyon dolar. Böyle bir yatırım yaptım ve bu belediyeye kalacak Sayın Başkanım. 5-6 milyon dolarlık yatırım belediyeye kalacak ve ben bu ihaleyi 3 yıllığına aldım. Üstüne basa basa söylüyorum: 3 yıllık bir ihale için 5-6 milyon dolarlık yatırım yapıyorum, bütün kiralarını tertemiz ödüyorum. Hatta benden vade farkı alıyorlar, bunları da size ispatlıyorum.”

“İSMAİL KAAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAK İSTİYORUM”

Rüşvet vermediğini ancak kendisinin rüşvet vermiş gibi gösterilmeye çalışıldığını savunan Murat Kapki, “Ben üçüncü bir kişiye para vermişim, sanki rüşvet vermişim gibi göstermek amacıyla. Bu çok önemli bir şey Sayın Başkanım. Bu bir suçtur. Mayıs’ta ortak olan bir adamı kasımda göstermek bir suçtur. Bunu MASAK yapıyor. Savcı Bey de bunu hiçbir şekilde incelemiyor. Ben bunu Savcı Bey’e defalarca söyledim, defalarca anlattım, dinlemedi. İlla benden duymak istediklerini almak istedi. Doğruları söyleyince kulaklarını kapattılar. Ben neden tutukluyum? Ben iş insanı olduğum için mi tutukluyum? Sayın Başkanım, İsmail Kaan hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyorum. İsmail Kaan’ın buraya getirilip dinlenmesini istiyorum. Herhalde siz de çağırırsınız diye düşünüyorum. Hatta babası Osman Kaan’ın da gelmesini istiyorum. Çünkü 1 milyon 750 bin dolar verip daha fazlasını kimlere vermiş, oğlunu kurtarmak için bunu öğrenmek istiyorum. Bu paraya da evlerime konulduğu gibi, devlet tarafından tedbir konulmasını istiyorum. Çünkü bu para benim param; tertemiz, helal param. Herhalde yeterince anlatmışımdır” dedi.

Duruşma, Kapki’nin çapraz sorgusuyla devam ediyor.