Haber: Mehmet OFLAZ
(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada, firari Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinden, “Cebeci Maden Sahası’na hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu” iddiasıyla tutuklu yargılanan Voltan Ateş, Gülibrahimoğlu’nun şirketinde kantar sorumlusu olduğunu, aracın geçmesiyle sorumluluğunun bittiğini belirterek, “Zabıtanın, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısı’nın, Orman Bölge Müdürü’nün, Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın, İstanbul Vali Yardımcısı’nın, Enerji Bakanlığı’nın hemen hemen her ay uğradığı bir yerde kaçak işlem yapılacağını hiç düşünmedim” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 77’si tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının 33. günü, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda devam ediyor.
Duruşmada, firari Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinden, “Güney Cebeci Madencilik Sanayi Ticaret AŞ’ye ait Cebeci Maden Sahası Bölgesi’ne İBB tarafından hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu” iddiasıyla tutuklu yargılanan sanıkların savunmaları alınıyor.
“Kantarlarda yaptığımız işlemler standart işlemlerdir”
Firari Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinin çalışanı tutuklu Volkan Ateş, savunmasında, kantar sorumlusu olduğunu, aracın geçmesiyle sorumluluğunun bittiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Kantar sorumlusu olarak görevim, kantara gelen hafriyat firmaları sahipleriyle görüşmek, bunların sahaya getireceği malzemenin cinsini, miktarını görüp ona göre İSTAÇ’ın da uygulamış olduğu evrak listesini temin edip hesap açmaktır. Açtığımız hesap karşılığında, firmanın şirket hesabına yatırdığı ücret karşılığında sistemin uygun gördüğü barkodu verip içeriye girişlerini sağlamaktır. Kantardan araba geçtikten sonra benim sorumluluk alanım bitiyor. Kantarlarda zaten yaptığımız işlemler standart işlemlerdir. Bizim firmalardan istediğimiz evraklar ve uyguladığımız işlemler, daha önce savcılığa ilk gittiğim zaman verdiğim evrak listesinde de belirttiğim gibi arşiv dosyasında mevcuttur. Hepsi orada kantar sisteminde kayıtlıdır zaten. Kullandığımız sistem de 2015 öncesine dayanıp, Mod Yazılım Evi’nin İSTAÇ’ın bütün hafriyat sahalarında kullandığı sistemdir. Yani döküm sahasına araç girdikten sonra kantarlarla ilgili benim yapacağım bir iş ya da benim yönlendirebileceğim bir işlem yoktur. Oranın sorumlusu ve yetkilisi farklı kişilerdir. Kantarlarla ilgili de yapacaklarım sadece bu kadardır, başka bir şey yoktur. Zaten şöyle bir şey de var; kaçak döküm denen suçla suçlandığım için söylüyorum, ben her gün Sultangazi zabıtanın, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısı’nın, Orman Bölge Müdürü’nün, Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın, İstanbul Vali Yardımcısı’nın ve Enerji Bakanlığı’nın hemen hemen her ay uğradığı bir yerde kaçak işlem yapılacağını hiç düşünmedim.”
Sanık Ateş’in savunmasının ardından, Duruşma Savcısı, “Ayda ortalama kaç tır gelirdi” diye sordu. Ateş, yazın 5 bin, kışın 3 bin 500 civarında tır geldiğini söyledi. Ateş’e sanık ve sanık avukatlarının sorularıyla duruşma devam ediyor.

