Haber: ÇAĞATAN AKYOL
(İSTANBUL) – İBB Davası’nda savunma yapmaya devam eden iş insanı Murat Kapki, “İlbaklar iddianamede yok, neden? 19 Mart’ta benimle beraber alındı, aynı otobüste Silivri’ye getirildik, aynı otobüsteydik, yan yana oturuyorduk. Sonra dendi ki ‘etkin pişmanlık’. Etkin pişman da değillermiş. Benim suçlu, onların suçsuz sayılmasının kriteri nedir?” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 38’inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor.
İmamoğlu’nun da katıldığı duruşmada savunmasına devam eden iş insanı Murat Kapki, şöyle konuştu:
“İlbaklar iddianamede yok, neden? 19 Mart’ta benimle beraber alındı, aynı otobüste Silivri’ye getirildik, aynı otobüsteydik, yan yana oturuyorduk. Sonra dendi ki ‘etkin pişmanlık’, o da değilmiş. Etkin pişman da değillermiş. Benim suçlu, onların suçsuz sayılmasının kriteri nedir? Bunu soruyorum size. Cevap veremeyeceğinizi biliyorum ama şu an beyninizden geçenleri gerçekten öğrenmek isterdim. Benim suç işlediğime kanaat getirenlerin kriterlerini çok merak ediyorum. Benimle benzer işleri yapanların yargılanmıyor olup benim tutuklu olmamın hiçbir açıklaması olamaz. Onları yargılayın demiyorum bu arada, sakın yanlış anlamayın, ‘İlbaklar suçludur’ diye de bir şey söylemiyorum bu arada ama ben neden buradayım, biz neden buradayız diyorum. Bu arada İlbakların Büyük Baskı Merkezi adlı bir firması da vardı. Kültür AŞ’nin bütün baskı işlerini yapıyordu.
“PARA VEREN TARAFIZ”
Üstüne basa basa söylemek istiyorum. Biz Kültür AŞ’den para alan taraf değiliz, para veren tarafız. Bunu devamlı söylememdeki sebep, televizyonlarda üstüne basa basa bizim para aldığımızın söylenmesidir. O kadar şey yazdılar ki bir ara Ekrem İmamoğlu’na yurt dışından gelen kredileri bile bizim aldığımızı, bizim dağıttığımızı iddia ettiler. Kira ödediğimiz bir yeri ne yaparak dolandırabiliriz? Reklam ünitesi olarak aldığımız yeri başka bir amaçla kullansak anlayacağım ancak şartnameye uygun kullanmışız, hile yapmamışız, ödemelerimizi yapmışız. Burada dolandırıcılıktan da kamu zararından da kim, neden söz edebilir? Her şeyi uygun yapmışım, kirasını zamanında ödemişim. Reklam amaçlı aldığım yeri, reklam alanı olarak kullanmışım, söylenen paraları ödemişim ve fazla yer kullanmamışım. Nesini dolandırdım ben devletin?”
“CEM KÜÇÜK, KÖFTECİ OLDUĞUMU SÖYLEDİ”
“İhaleleri Ekrem İmamoğlu aracılığıyla aldığı” iddialarını da reddeden Kapki, “Benim reklam sektöründeki varlığım sanki Ekrem İmamoğlu’yla başlamış gibi gösteriliyor. Oysa ben Ekrem İmamoğlu’ndan önce de İBB’den reklam alanları alıp satan bir kişiyim. Yakın zamanda bir televizyon programında Cem Küçük, benim 2020’den önce köfteci olduğumu söyledi. Köftecileri küçümsemiyorum bu arada da yani ne alaka? Bunu söyleyenler aslında ne iş yaptığımı gayet iyi biliyorlar ama 2020’den önceki ticari hayatımı yok saymaları gerekiyor çünkü örgüte girdikten sonra zengin oldum ya! Benim 2020’den önce ne mal varlığım ne param varmış ne de reklamcıymışım gibi yansıtılıyor” dedi.
“REKLAM SÖZLEŞMESİNİ İBB’DEN ALDIM, BAŞKANLIĞA ALİ YERLİKAYA GÖREVLİYDİ”
Şirketinin, İBB’den ihale almak için kurulmuş bir şirket olmadığının anlaşılması için birkaç somut örnek vereceğini belirten Kapki, şunları kaydetti:
“Murat Abbas benimle ilgili bir ifade vermiş. Kadıköy ve Karaköy İskelelerindeki reklam alanlarını Murat Ongun, sözde ‘Bunu Murat Kapki’ye ver’ diyerek ona talimat vermiş, o da bu talimata uymamış sözde. Kadıköy ve Karaköy İskelelerindeki reklam bütçelerini ben 20 Haziran 2019 tarihli sözleşmeyle İBB’den aldım. Bu tarih önemli çünkü bu tarih, Ekrem İmamoğlu’nun seçiminin iptal edildiği ve tekrarlanacağı haftaydı. Seçimden 3-4 gün önceydi. Belediye başkanına vekaleten Ali Yerlikaya görevliydi.
“HANİ İMAMOĞLU’NUN ORTAĞIYDIM, SEÇİLDİKTEN SONRA ELİMDEN ALINDI”
Sözleşmem Şehir Hatları ile Kadıköy ve Karaköy ihalesi üzerineydi. Ben bunları seçime 3-4 gün kala alınca böyle bir kiralama yapıldığı için o dönemde bir sürü laf çıktı. ‘CHP seçimi kazanacak, CHP gelmeden önce kendi adamlarına yer verdiler’ denildi. Daha sonra ben bu yerleri işletirken daha 1 yılım dolmadan sözleşmem feshedildi. Hani ben Ekrem İmamoğlu’nun ortağıydım? Bu alan Ekrem İmamoğlu seçildikten sonra benim elimden alındı. O hâlde şimdi soruyorum. İddianameye göre Murat Ongun benim yöneticimse, ben onun altındaysam, bütün bu reklam işleri ona bağlıysa ve beni kolluyorsa neden buraları benim elimden aldı? Ben AK Parti zamanında aldığım yerleri onun sayesinde koruyamaz mıydım? Murat Abbas, maalesef çıkarlar için böyle bir iftira atmış çünkü yalanı bu kadar bariz. İstanbul’da bir bina duvarını reklam alanı olarak işletseniz bile bunun yolu İBB’den geçiyor. Nerede reklam yapmak istiyorsanız reklam alanlarıyla ilgili her türlü İBB’ye başvurmak zorundasınız. Kendi ihale yerleri değilse bile izinleri oradan alırsınız. Reklam yeri izinleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınır.
“KAYSERİ’DE DE Mİ FESAT KARIŞTIRDIM”
Bu sadece CHP döneminde olan bir şey değil, devamlı böyle olan bir usuldür. Sadece BVA olarak İBB’den ihale aldığımı zannediyorlar. Oysa BVA olarak Zeytinburnu Belediyesi’nden de reklam ihalesi aldım. Zeytinburnu Belediyesi, AK Parti’dedir. Onu da 2023 yılında almıştım. Bu arada Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin tramvay hattı reklam alanları ihalesine de girdim. Burada 2’nci oldum ve kazanamadım. Kayseri Belediyesi, AK Partili. İhale 15 milyon liradan açılmıştı. 3 kişi katıldık, ben, İlbaklar ve Kayserili bir firma. Ben 34 milyon lira fiyat verdim, diğer firma 36 milyon lira vererek ihaleyi aldı. 15 milyon liraya açılan ihalede fiyatı 36 milyon liraya çıkartarak Kayseri Belediyesi’ne bayağı bir para kazandırdım. Burada da mı ihaleye fesat karıştırdım?”
Kapki, savunmasına devam ediyor.

