(İSTANBUL) İBB ev sahipliğinde dün Müze Gazhane’de düzenlenen İstanbul Çerkes Buluşması’na katılan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çerkes halkının büyük sürgünle şekillenen tarihsel hafızasına, kültürel mirasına ve Anadolu’da yeniden kök salma mücadelesine dikkat çekti. Çerkeslerin köklü gelenekleriyle Türkiye’nin kültürel hayatında silinmez izler bıraktığını belirten Aslan, Habze ve Hase geleneklerinin ortak akıl, dayanışma ve birlikte yaşama kültürü açısından taşıdığı önemi vurguladı. Aslan, “İstanbul, bir arada yaşama iradesinin şehridir” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ev sahipliğinde, İstanbul Çerkes Buluşması, dün Kadıköy Müze Gazhane’de İstanbullularla gerçekleştirildi. Çerkes kültürünün tarihsel hafızasını, geleneklerini ve sanatsal birikimini yaşatmayı amaçlayan etkinliğe İBB Başkanvekili Nuri Aslan da katıldı. Program öncesinde alanda kurulan Çerkes dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının stantlarını gezen Aslan, açılışta bir konuşma yaptı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat da programı takip edenler arasında yer aldı.
“EKREM BAŞKANIMIZ DİMDİK AYAKTAYDI, İNANCI TAM VE UMUT DOLUYDU”
Konuşmasına İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başlayan Aslan, bir gün önce katıldığı duruşmaya ilişkin değerlendirmede bulundu. Aslan, “Sözlerimin başında, bir buçuk yılı aşkın süredir haksız ve hukuksuz biçimde Silivri’de tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun sizlere selamlarını iletiyorum. Dün yine duruşmasındaydık. İnanın dimdik ayaktaydı, inancı tam ve umut doluydu. O da biliyor ki adil ve güzel günler yakın. Hepimiz çok zorlukların içinden geçtik ki bu coğrafyanın en büyük zorluklarını yaşayan toplumlardan birisi de sizlersiniz; ama hiçbir zaman karamsar olmadan, mücadeleyle ayakta durmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“BİR HALKIN HİKAYESİ YURDUNDAN AYRILDIĞI YERDEN SONA ERMEZ”
Çerkes halkının tarihsel yolculuğuna ve büyük sürgünün bıraktığı acılara değinen Aslan, insanların kendi istekleri dışında doğdukları topraklardan ayrılmak zorunda bırakılmasının tüm insanlık için büyük bir acı olduğunu söyledi. Aslan, “Bugün burada Çerkes kültürünü yaşatmak ve dostluğumuzu büyütmek için bir aradayız. Bir halkın hikayesi yurdundan ayrıldığı yerden sona ermez. Aslında insanlar doğarlar ama netice itibarıyla bugün yaşadığımız coğrafyada, dünyada insanlar doğdukları yerde değil, başka coğrafyalarda da yaşayabiliyorlar. Önemli olan kendi gönlünüzce, isteyerek başka bir coğrafyaya gitmek, doğduğunuz topraklara, ata topraklarına hasret kalmamak. Ama işte maalesef dünyada insanlar birbirleriyle savaşıyorlar. Günübirlik bir kaygı, güç için insanın ata toprağından sürgün yemesi, sürgün edilmesi ve büyük acıların çekilmesi tabii ki bütün insanları, insan olan insanları üzüyor” dedi.
“ÇERKES HALKININ YOLCULUĞU, TOPLUMSAL MÜCADELENİN EN İYİ ÖRNEKLERİNDEN BİRİDİR”
Çerkes kültürünün yaşadığı büyük acılara rağmen Anadolu’da yeniden kök saldığını belirten Aslan, sürgünün yarattığı ortak insanlık acısına dikkat çekti. Aslan, “Bazen o hikaye, acının içinden geçtiğimiz zamanda yeniden filizleniyor. İşte Çerkes kültürü de böyle bir şey. O topraklardan Anadolu’ya geliyor, yeniden filizleniyor ve Cumhuriyetle ayağa kalkıyor. Çerkes halkının yolculuğu, bunun tarihteki en güzel örneklerinden ve toplumsal mücadelenin en iyi örneklerinden biridir. Kafkasya’dan Anadolu’ya uzanan bu yürüyüşte büyük sürgünün, ayrılıkların ve geride bırakılan yurdun derin sızısı vardır. Bu sadece Çerkeslere ait bir şey değildir; kim ana vatanından, toprağından sürülüyorsa acı çekiyordur. Ama sizinki gerçekten tarihin yazdığı en büyük acılardan birisi” diye konuştu.
HABZE VE HASE GELENEKLERİNİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Çerkeslerin edebiyatları, müzikleri, dansları ve köklü gelenekleriyle Türkiye’nin kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu ifade eden Aslan, toplumsal yaşamda saygı, nezaket ve ortak karar alma kültürünün önemine değindi. Aslan, “Çerkesler bu topraklarda edebiyatlarıyla, müzikleriyle, danslarının zarafetiyle ve köklü gelenekleriyle Türkiye’nin kültürel hayatında silinmez izler bıraktılar ve bırakmaya devam ediyorlar. Yüzyıllardır yaşattığınız saygıyı, nezaketi ve ahlakı esas alan Habze geleneği, bugün hepimizin en çok ihtiyaç duyduğu insani değerleri hatırlatıyor. Farklı düşünceleri dinleyerek ortak kararlar alan Hase meclisleri ise bugün hem İstanbul’da hem de ülkemizde büyütmeye çalıştığımız ortak aklın ve katılımcı demokrasinin tarihteki en köklü örneğidir diye biliyorum” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL, BU BİR ARADA YAŞAMA İRADESİNİN ŞEHRİDİR”
İstanbul’un farklı kültürleri ve toplulukları bir arada yaşatan tarihsel kimliğine dikkat çeken Aslan, kentin kültürel çeşitliliğini korumaya kararlı olduklarını vurguladı. Aslan, “Çünkü medeniyet en çok birbirimizle nasıl yaşadığımızla, birbirimizin hukukunu nasıl koruduğumuzla ilgilidir. Ve İstanbul, bu bir arada yaşama iradesinin şehridir. Onlarca, yüzlerce farklı kavim, topraktan gelmiş insanlar bu şehirde bir arada yaşıyorlar. Bazı tarihçiler ‘dünyanın başkenti’ derler. Dolayısıyla bu şehirde bir arada, ortak akılla ve ortak kültürle yaşamak belki de sizden aldığımız o kültürün bir sonucudur. Ekrem Başkanımızın öncülüğünde bu kadim kentin bütün renklerine, bütün seslerine ve kültürel mirasına aynı kararlılıkla sahip çıkıyoruz” dedi.
MÜZE GAZHANE’NİN DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLATTI
İstanbul Çerkes Buluşması’na ev sahipliği yapan Müze Gazhane’nin kültür alanına dönüştürülmesi sürecine de değinen Aslan, 2019 sonrasında Ekrem İmamoğlu’nun öncülüğünde İBB Miras ve İBB Kültür ekiplerinin yürüttüğü çalışmaları hatırlattı. Mahir Polat’ın ve çalışma arkadaşlarının katkılarıyla Müze Gazhane’nin İstanbul’un önemli kültür noktalarından birine dönüştürüldüğünü belirten Aslan, Yedikule Gazhane ve Çubuklu Siloları’nda da benzer çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Aslan, “İşte İstanbul’un dört bir tarafındaki tarihi, Anadolu’dan gelmiş çocuklar, gençler, yiğitler ya da eğitimini tamamlamış uzmanlar ayağa kaldırıyorlar. Sadece Müze Gazhane değil; şimdi Yedikule Gazhane’de, Çubuklu Silolarında da aynı şey yapılıyor. Bugün bu buluşmaya ev sahipliği yapıyoruz” dedi. Müze Gazhane’nin kültürel buluşmalar için taşıdığı öneme de değinen Aslan, Beylikdüzü’ndeki kültür alanını hatırlatarak, “Beylikdüzü’nde aslında güzel bir yerimiz var ama burası da bambaşka. Müze Gazhane, her akşam bir kültür alanı, bir tarih buluşması, bir geçmiş ve gelecek… İşte cumhuriyetin dünü ve bugünü. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma da buradan tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“BİR KÜLTÜRÜN GELECEĞİ, ONU TANIYAN ÇOCUKLARIN ELLERİNDE YÜKSELİR”
İki gün sürecek buluşmanın 21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Sürgünü’nün hafızasını yaşatmak ve Çerkes kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak açısından önemli olduğunu belirten Aslan, etkinlikte film gösterimleri, sanat ve edebiyat buluşmaları ile geleneksel lezzetlerin yer alacağını söyledi. Çocukların kültürel mirasla buluşmasına özel vurgu yapan Aslan, “Edebiyatı, sanatı ve geçmişten bugüne taşınan hikayeleri konuşacağız. Geleneksel lezzetleri, melodileri paylaşacağız. Ama en çok da çocuklarımız için buradayız. Onlar Nart masallarıyla tanışacak, kadim ezgileri duyacak. Çünkü bir kültürün geleceği, o kültürü tanıyan, seven ve özümseyen çocukların ellerinde yükselir ve bir sonraki nesillere bırakılır” dedi.
“BULUŞMAMIZ DOSTLUĞUMUZU VE DAYANIŞMAMIZI DAHA DA GÜÇLENDİRSİN”
Buluşmanın gerçekleşmesine katkı sunan kurum ve kişilere teşekkür eden Aslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Kıymetli dostlarım, bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen İstanbul Kafkas Kültür Derneği’ne, Çerkes Dernekleri Federasyonu’na, tüm sivil toplum kuruluşlarımıza, yazarlarımıza, sanatçılarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Kafkas Dağlarının vakur duruşunu ve zarafetini bu şehrin harcına katan bütün Çerkes dostlarımızı hürmetle, saygıyla selamlıyorum. Buluşmamız dostluğumuzu ve dayanışmamızı daha da güçlendirsin. Hepinize teşekkür ediyorum.”
MÜZE GAZHANE’DE İKİ GÜNLÜK KÜLTÜR BULUŞMASI
24-25 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen İstanbul Çerkes Buluşması, Çerkes kültürünü müzikten dansa, edebiyattan sinemaya uzanan etkinliklerle İstanbullularla buluşturuyor. Açılış gününün programında İstanbul Kafkas Kültür Derneği Çocuk Halk Dansları Topluluğu (MAFE), CHAPS BAND müzik topluluğu, İstanbul Kafkas Kültür Derneği Halk Dansları Topluluğu (MAZENEF) ve sanatçı Gülcan Altan’ın konseri yer aldı.

