Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hukukçu Figen Çalıkuşu: Yargıtay Başsavcılığı Tebliğnamesinde Anayasa’nın 90. Maddesi Çiğneniyor

Hukukçu Figen Çalıkuşu, Gezi davaları hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdiği tebliğnamede, Can Atalay’ın milletvekilliği dokunulmazlığından yararlanamayacağı görüşünü eleştirdi. Çalıkuşu, Anayasa’nın 90. maddesini hatırlatarak, “Can Atalay hangi cebri ve şiddeti uygulamış? Cebir, şiddet için eline hangi silahı almış, hangi eylemde cebir ve şiddet uygularken görüntülenmiş? İşte Yargıtay Savcılığı tebliğnamesinde, AİHM kararının bir satırı dahi yer almıyor. Anayasa’nın 90. maddesi çiğneniyor” dedi.

Hukukçu Figen Çalıkuşu, Gezi davaları hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Yargıtay

Hukukçu Figen Çalıkuşu, Gezi davaları hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdiği tebliğnamede, Can Atalay’ın milletvekilliği dokunulmazlığından yararlanamayacağı görüşünü eleştirdi. Çalıkuşu, Anayasa’nın 90. maddesini hatırlatarak, “Can Atalay hangi cebri ve şiddeti uygulamış? Cebir, şiddet için eline hangi silahı almış, hangi eylemde cebir ve şiddet uygularken görüntülenmiş? İşte Yargıtay Savcılığı tebliğnamesinde, AİHM kararının bir satırı dahi yer almıyor. Anayasa’nın 90. maddesi çiğneniyor” dedi.

Gezi Davası’nda tutuklanan 8 kişinin cezalarına karşı avukatlarının yaptığı temyiz başvurusu aylardır bekliyordu. Yargıtay Başsavcılığı, dosyayı inceleyecek olan Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdiği tebliğnamede Mücella Yapıcı dışındaki tüm sanıklarının cezalarının onanmasını yönünde görüş bildirdi.

Avukat Figen Çalıkuşu ise bugün yaptığı yazılı açıklama ile Yargıtay Başsavcılığı’nın tebliğnamesini eleştirdi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS), Osman Kavala kararını da hatırlatan Çalıkuşu’nun açıklaması şöyle:

“DARBE GİRİŞİMİ OLDUĞUNU İDDİA EDİYOR”

“Gezi davasının Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı tebliğnamesini okudum. Ne yazık ki hukuki mülahazalar ve suç unsurları tartışmasına pek rastlayamadım. Tek teselli Mücella Yapıcı yönünden istenen bozma talebi. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğnamesinde, ilk derece mahkemesinin verdiği cezanın Mücella Yapıcı hariç diğer isimler yönünden onanmasını istiyor. Can Atalay’ın da yasama dokunulmazlığından faydalanamayacağını öne sürüyor. Gezi’nin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik bir darbe girişimi olduğunu iddia ediyor.”

“NE DER BU 90. MADDE?”

“Savcı ve tebliğname ‘anayasa ve anayasal düzeni’ korumaktan söz ediyor ama anayasal düzeni korumak için ilk önce Anayasa’ya sahip çıkılması gerektiğine hiç aldırmıyor. Bunu yok sayıyor. Halbuki savcının görmek istemediği, tebliğnamede de yok sayılan Anayasa’nın bir de 90. maddesi var. Ne der bu 90. madde? ‘Milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Eğer kanun ile milletlerarası anlaşma arasında hükümler yönünden bir farklılık var ise milletlerarası anlaşma hükümleri dikkate alınır.’’

“OSMAN KAVALA BAŞVURUSU ÜZERİNE VERİLEN AİHM KARARI”

“AİHS, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin imza ettiği ve iç hukuk hükmü haline getirdiği Milletlerarası bir anlaşmadır. Bu AİHS’nin uygulanması ve yerine getirilmesinin denetimi sözleşme ile AİHM’ne verilmiştir. AİHM Gezi Parkı’nı da ilgilendiren bir karar verdi, hatırlar mısınız? Osman Kavala başvurusu üzerine verilen AİHM kararında, Gezi eylemlerinde Osman Kavala’ya yapılan hükümeti devirmeye yönelik suçlamada ‘cebir şiddete yönelik bir eylemi olmadığına’, ‘suç eylemlerine karıştığını gösteren herhangi bulgu, delil bulunmadığına’, ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu’ işlediğini gösterir makul şüphe bulunmadığına karar verdi.”

“AİHM KARARI KESİNLEŞTİ, UYGULANMADI”

“Bu iddialar ile tutuklama ile Osman Kavala’nın anayasal haklarının ihlal edildiği de hüküm altına alındı. Ve daha da önemlisi Osman Kavala’nın bu iddia ile tutulmasının AİHS’nin 18. Maddesinin de ihlali olduğuna karar verdi. Yani Osman Kavala hukuki ve meşru gerekçeler ile değil siyasi gerekçeler ile tutuklandı ve yargılandı. AİHM kararı kesinleşti, uygulanmadı. Osman Kavala Gezi’den hükümeti cebir ve şiddet ile ortadan kaldırmaya teşebbüsten hüküm giydi. Peki ne oldu kesinleşmiş AİHM Osman Kavala davası? Avrupa Konseyi AİHM kararı yerine getirilmediği için yani devlet imza koyduğu yükümlülüğünü yerine getirmediği için Türkiye aleyhine ihlal sürecini başlattı.”

“ANAYASA’NIN 90. MADDESİ ANLAMSIZ ÖYLE Mİ?”

“İşte Yargıtay C. Savcılığı tebliğnamesinde, bu AİHM kararının bir satırı dahi yer almıyor. Anayasa’nın 90. Maddesi çiğneniyor. Anayasa dendiğinde anlamamız gereken, parçalı bir Anayasa mı olacak? Can Atalay için Anayasa var ve Anayasa’nın 14. Maddesi Atalay’ın milletvekilliğine engel ama Osman Kavala için Anayasa yok, Anayasa’nın 90. maddesi anlamsız öyle mi? Can Atalay için yasama dokunulmazlığı işlemez iddiasında bulunan Yargıtay C. Savcılığı Anayasa Mahkemesi kararlarını da hatırlamak istemiyor.”

“ANAYASA’NIN BİR DE 153. MADDESİ VAR”

“Dokunulmazlık için Can Atalay aleyhine gerekçe yapılan Anayasa’nın bir de 153. Maddesi var. Der ki 153. Madde ‘Anayasa Mahkemesi Kararları herkesi bağlar.’ meali Yargıtay C. Savcılığı da Anayasa Mahkemesi kararları ile bağlıdır. Anayasa Mahkemesi Mustafa Balbay kararında (ki Balbay da devlete karşı işlenen suçlar iddiası ile yargılanmakta idi) Anayasa 14. Maddesinin muğlak içeriğine göre dar ve zorlama yorumlar yerine geniş yorumlanması gerektiğine hükmederek, seçilmiş milletvekilinin davasında durma kararı verilmemesini seçilme hakkının ihlali olduğunu kabul etti.”

“SADECE BİR ÖRGÜTTEN SÖZ EDİLİYOR”

“Anayasa maddeleri tebliğnamede ‘bir var bir yok’ gibi… Ya yasalar nasıl görülmüş bu tebliğnamede derseniz, bir de ona bakalım? TCK 312. Maddenin unsurlarının oluşması için ‘cebir ve şiddet unsurunun’ varlığı olmazsa olmazdır. Yargıtay’ın kararları bu konuda çok açık çok kesindir. Hem de ‘cebir ve şiddetin fiziki/maddi cebir şiddet olması’ gerektiğini bildiren bu dönemin darbe suçları dosyalarının denetimi sırasında verilmiş Yargıtay kararlarıdır bu kararlar. Yargıtay C. Savcılığı’nın Gezi tebliğnamesinde yargılanan kişiler arasında olduğu iddia edilen ‘örgüt’ yapılanmasının nasıl kurulduğunu hukuki anlatım ile ve delilleri ile ortaya koyan bir saptama bulunmuyor. Sadece bir örgütten söz ediliyor o kadar. Bu hiç yeterli değildir.”

“AYNI SORULARI DOSYADAKİ TÜM İSİMLER İÇİN TEK TEK SORABİLİRİZ”

“Daha da vahimi yargılanan kişilerin TCK 312 yani anayasal düzeni cebir ve şiddet ile ortadan kaldırmaya yönelik hangi eylemleri olduğuna dair de delil, saptama inceleme yok. Can Atalay hangi cebri ve şiddeti uygulamış? Cebir şiddet için eline hangi silahı almış, hangi eylemde cebir ve şiddet uygularken görüntülenmiş? Aynı soruları dosyadaki tüm isimler için tek tek sorabiliriz.”

“HUKUKUN, ANAYASANIN, YASANIN ADI VAR AMA KENDİSİ YOK”

“Tebliğnameye konmuş ‘tanık’ anlatımlarında yer alan ve davayla ilgisi olmayan insanları lekelemeye dönük ve doğru olmadığı anında ispatlanacak kimi garipliklere değinmeye bile gerek yok. Özetle 77 sayfalık bir Yargıtay C. Savcılığı Gezi Tebliğnamesi bu dönem bazı iddianamelere ve bazı mahkeme kararlarına çok benzeyen, sanki aynı elden çıkmış hissini veren bir tebliğname gibi. Hukukun, Anayasanın, yasanın adı var ama kendisi yok.”

 

Ankara

ANKA Haber Ajansı