(ANKARA) – HÜDA PAR’dan İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısına ilişkin olarak yapılan açıklamada, “Siyonist rejimin olası sivil katliam girişimlerine karşı filo, askerî anlamda mutlaka desteklenmelidir. Yeni bir haydutluğa asla izin verilmemeli, sivil inisiyatifin can güvenliği Türkiye’nin askerî ve stratejik gücüyle teminat altına alınmalıdır” ifadeleri kullanıldı.
HÜDA PAR’ın sosyal medya hesabından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısına ilişkin olarak yapılan açıklamada, “Siyonist rejim, uluslararası hukuku bir kez daha hiçe sayarak açık denizlerde terör estirmiş; Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak adına Türkiye limanlarından yola çıkan Sumud Filosu bünyesindeki 40’tan fazla tekneyi gasp etmiş ve aralarında vatandaşlarımızın da olduğu 300’den fazla aktivisti alıkoymuştur” denildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Yaşanan bu barbarlığa, zorbalığa ve her türlü tehdide rağmen, 10 tekne Gazze’ye doğru yoluna devam etmektedir. Uluslararası sularda daha önce de yaşanan hukuksuz müdahalelerin ve korsanlıkların tekrarlanmaması adına, siyonist rejimin olası sivil katliam girişimlerine karşı filo, askerî anlamda mutlaka desteklenmelidir. Yeni bir haydutluğa asla izin verilmemeli, sivil inisiyatifin can güvenliği Türkiye’nin askerî ve stratejik gücüyle teminat altına alınmalıdır.
Bu önemli seyrüseferin Türkiye’den başlaması, ülkemize tarihsel ve sembolik bir sorumluluk yüklemektedir. Türkiye, bölgedeki mazlum halkların hamisi olma misyonunu tam anlamıyla yerine getirmeli ve bu tarihi sorumluluğun gereği olarak aktif rol üstlenmelidir.
Türkiye, ablukayı delmeye odaklanan bu sivil inisiyatiflerin önünü açmalı, her türlü bürokratik ve askerî kolaylığı sağlamalıdır. Ülke olarak tüm imkânlarımızı bu doğrultuda seferber etmek, sadece insanî bir görev değil, aynı zamanda Gazze’de 10 Ekim’de Filistin tarafının garantörü olarak attığımız imzanın da getirdiği hukuki bir sorumluluktur. Siyonist rejimin bugüne kadar insanî yardım taahhütlerinin hiçbirini yerine getirmediği de göz önüne alındığında, Türkiye’nin bu yükümlülüğün gereğini sahada fiilen yerine getirmesi daha fazla ertelenmemelidir.”

