Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hopa’da okullarda yaşanan saldırılar protesto edildi

Eğitim-Sen Hopa Şube Başkanı Zeliha Yıldırım, okullarda artan şiddetin münferit olmadığını belirterek, bunun yıllardır sürdürülen yanlış politikaların sonucu olduğunu söyledi. Öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliği endişesi yaşadığını ifade eden Yıldırım, “Bugün eğitimciler ve öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâlde, can güvenliklerinden endişe ediyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, bunca can kaybına rağmen hâlâ görevde kalması kabul edilemez. Derhâl tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir” dedi. 

Eğitim-Sen Hopa Şube Başkanı Zeliha Yıldırım, okullarda artan şiddetin münferit

Haber: Uğur İSTANBULLU

(ARTVİN) – Eğitim-Sen Hopa Şube Başkanı Zeliha Yıldırım, okullarda artan şiddetin münferit olmadığını belirterek, bunun yıllardır sürdürülen yanlış politikaların sonucu olduğunu söyledi. Öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliği endişesi yaşadığını ifade eden Yıldırım, “Bugün eğitimciler ve öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâlde, can güvenliklerinden endişe ediyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, bunca can kaybına rağmen hâlâ görevde kalması kabul edilemez. Derhâl tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir” dedi.

Hopa’da öğrenciler, veliler ve eğitimciler okullardaki artan şiddete karşı yürüyüş düzenleyerek meydanda toplandı. Eğitim-Sen Hopa Şube Başkanı Zeliha Yıldırım, şiddetin münferit değil, yanlış politikaların sonucu olduğunu vurgulayıp güvenlik endişesine dikkati çekti. Eylemde “Yusuf Tekin istifa” sloganları atılarak Milli Eğitim Bakanı istifaya çağrıldı. Eğitim-Sen Hopa Şube Başkanı Zeliha Yıldırım, şunları söyledi:

“Ülke olarak Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta birer gün arayla gerçekleşen saldırılarda çocuklarımızı, öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi kaybetmenin derin acısı, öfkesi ve sarsıntısı içerisindeyiz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin nasıl bu noktaya sürüklendiği sorusu bugün milyonların ortak sorusudur. Bu sorunun muhatabı ise çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın kendisidir. Okullarda yaşanan şiddet; eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir ‘güvenlik zafiyeti’ ya da münferit bir mesele olarak görmek, gerçeği örtmekten başka bir işe yaramamaktadır. Evet, okullarda ciddi bir güvenlik sorunu vardır. Bu ülkede kadınlar, çocuklar, öğretmenler ve emekçiler; kısacası herkesin yaşam hakkı tehlikededir. Ancak asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkûm eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen bir şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça sürüklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır; bu durum tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur.

“Bakanı’nı korumayı tercih eden iktidar, çocukların, öğrencilerin ve toplumun geleceğini gözden çıkarmakta”

Yitip giden canların baş sorumlusu; en başta siyasi iktidar, eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Devletin tüm olanaklarını, güvenlik ve yargı gücünü muhalefeti bastırmaya göre konumlandıran; toplumsal yaşamı kendi ideolojik önceliklerine göre şekillendirmeye çalışan iktidar, eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır. Bakanını korumayı tercih eden iktidar, çocukların, öğrencilerin ve toplumun geleceğini gözden çıkarmaktadır. Bugün eğitimciler ve öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâlde, can güvenliklerinden endişe ediyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. Göreve geldiği ilk günden bugüne eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi piyasaya ve tarikatlara açan; infial yaratan uygulama ve açıklamalara imza atan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, bunca can kaybına rağmen hâlâ görevde kalması kabul edilemez. Derhâl tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir. “