Haber: Hilal SOLMAZ – Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
(İSTANBUL) – Büyük şair Nazım Hikmet, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen “Ben Nazım” konseriyle anıldı. Şiirin, müziğin ve anlatının buluştuğu gecede sanatçılar, Nazım’ın edebiyat ve düşünce dünyasındaki yerini anlatırken, binlerce kişi şairin dizelerine hep bir ağızdan eşlik etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki İBB Orkestra tarafından hazırlanan “Ben Nazım” konseri, Nazım Hikmet’in aramızdan ayrılışının 63’üncü ölüm yılında Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirildi. İBB İstanbul Gençlik Orkestrası ile Anadolu Kolektif’in ortak prodüksiyonu olan etkinlikte şiir, müzik ve sahne anlatımı bir araya geldi. Şef Orhan Şallıel yönetimindeki konser, Nâzım Hikmet’in “Otobiyografi” şiiri ekseninde kurgulandı.
Gecede Ahmet Aslan, Doğan Duru, Güvenç Dağüstün ve Burçin Büke, Kurtalan Ekspres, Oğuz Aksaç ve Türkü Akbayram sahne aldı. Şairin yaşamından ve eserlerinden izler taşıyan anlatıları ise Betül Arım ve Eraslan Sağlam seslendirdi. Açılış konuşmasını yapan Mahir Polat, Nazım Hikmet’in İstanbul’la kurduğu güçlü bağı anlattı. İBB Kültür Daire Başkanı Volkan Aslan da Betül Arım’ın seslendirdiği “Memleketim” şiirine ney çalarak eşlik etti.Doğan Duru’nun “Mavi Liman” yorumunun ardından salondan yükselen sloganlar gecenin dikkat çeken anları arasında yer aldı.
“NAZIM’IN OTOBİYOGRAFİ ŞİİRİNDEN YOLA ÇIKTIK”
Konser öncesinde sahneye çıkacak sanatçılar ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. İBB Orkestralar Müdürü Ozan Bircan, konserin çıkış noktasının Nazım Hikmet’in “Otobiyografi” şiiri olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Biz de Nazım Hikmet’in dizelerinden, Otobiyografi şiirinden hareketle bu projeyi düzenledik ve bütün ekseni de bu şiir üzerinden kurduk. İBB Kültür ailesinin tüm mensuplarıyla birlikte hazırladığı bir etkinlik. İBB İstanbul Gençlik Orkestrası ile bu prodüksiyonu gerçekleştiriyoruz. Anadolu Kolektif de konuk orkestramız. Çok değerli müzisyenlerimiz ve farklı disiplinlerden sanatçılarımız var. Güzel ve keyifli bir akış oldu.”
Uzun yıllar İBB Orkestra bünyesinde kemane sanatçısı olarak görev yaptığını da hatırlatan Bircan, yöneticilik görevinin yanı sıra zaman zaman sahneye çıkmayı sürdürdüğünü söyledi.
“BENİ KONSERVATUVARA HAZIRLAYAN ŞAİRLERDEN BİRİDİR”
Gecenin anlatıcılarından Betül Arım ise Nazım Hikmet’in yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli şairlerinden biri olduğunu belirtirek, “Pablo Neruda’nın bir sözü vardır; ‘Biz Nâzım’ın yanında şair miyiz?’ der. O nedenle dünya çapında bir şairden söz ediyoruz. Eserleri onlarca dile çevrilmiş büyük bir değer” dedi.
Nazım Hikmet’le tanışma hikâyesini duygulanarak anlatan Arım, babasının subay olduğunu ve şairin eserlerinin yasaklı olduğu dönemlerde şiirlerini gizlice okuduğunu belirtti.
“Babamın kitaplarının arasında, kâğıtlara basılmış şiirlerini bulup okuduğumda hayran kalmıştım. Ondan çok şey öğrendim. Beni yetiştiren şairlerden biridir. Şiire olan ilgim, kitap okuma alışkanlığım ve sonrasında konservatuvara uzanan yolumda Nâzım’ın büyük etkisi oldu.”
Arım, konuşmasının sonunda Nazım Hikmet’in yıllarca yasaklarla ve baskılarla karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, özgür düşüncenin ve sanatın önemine vurgu yaptı.
DAĞÜSTÜN: “DÜNYA ŞİİRİNE VERDİĞİMİZ EN BÜYÜK ARMAĞAN
Opera sanatçısı Güvenç Dağüstün de Nazım Hikmet’i “Türkiye’nin dünya şiirine ve dünya edebiyatına verdiği en büyük armağanlardan biri” olarak tanımladı.
“Orhan Şallıel’in hazırladığı çok güzel bir kolajın içinde yer alıyorum. İBB Gençlik Orkestrası için yazılmış müzikler ve dramatik anlatılarla çok etkileyici bir bütünlük oluşturulmuş.”
Dağüstün, Nazım Hikmet’in sürgünler ve cezaevleriyle geçen yaşamına dikkat çekerek, şairin dizelerindeki umut duygusunun bugün hâlâ insanlara ilham verdiğini söyledi.
Dağüstün, konuşmasında yalnızca Nazım Hikmet’i değil, güncel gelişmeleri de hatırlattı. Nâzım’ın sürgünler ve cezaevleriyle geçen yaşamına değinen sanatçı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu da anarak şunları söyledi:
“Nazım Hikmet’in böyle anılıyor olması hem acı hem güzel. Hayatı sürgünlerde ve cezaevlerinde geçmiş bir şairden söz ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu başkanı da bugün keşke burada olsaydı. Umarım bu röportajı dinler. Buradan başta ona, sonra bütün haksız tutuklulara selam olsun. En yakın zamanda o güzel günleri göreceğiz çocuklar, motorları maviliklere süreceğiz dediği gibi büyük şairin.”
Dağüstün, konuşmasını “Güzel ve aydınlık günlerde yeniden buluşuruz” sözleriyle tamamladı.
KURTALAN EKSPRES: “NAZIM HEPİMİZİN ORTAK DEĞERİ”
Gecede sahne alan Kurtalan Ekspres üyeleri de Nazım Hikmet’in kuşaklar boyunca sanatçılara ilham veren bir isim olduğunu vurguladı.
Grubun kurucu üyelerinden Ahmet Güvenç, şair için: “Nâzım hakikaten memleketimizin en büyük şairlerinden biridir. Hepimiz onun eserlerinden etkilendik. Bugün burada olmamızın sebeplerinden biri de budur.” dedi.
Kurtalan Ekspres gecede, yıllar önce Cem Karaca ile birlikte seslendirdikleri “Ceviz Ağacı” yorumunu yeniden sahneye taşıdı. Sanatçılar, büyük eserlerin zamanlar değişse de güncelliğini koruduğunu belirterek, iyi sanatın geleceği öngören bir yönü olduğunu ifade etti.
ERASLAN SAĞLAM: “NAZIM’I CANLANDIRMAK HEM HEYECAN HEM KIVANÇ”
Gecenin dikkat çeken performanslarından birine ise oyuncu Eraslan Sağlam imza attı. Konserde Nazım Hikmet’i canlandıran Sağlam, büyük şairin şiirlerini ve metinlerini yorumlayarak izleyiciyi adeta Nazım’ın yaşam yolculuğuna çıkardı. Sahnedeki duruşu, ses tonu ve yorumuyla büyük beğeni toplayan sanatçı, konser öncesinde yaptığı açıklamada, böyle bir projede yer almanın kendisi için büyük bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Sağlam, “Burada benim sesimin güzelliğinden bahsediyorsunuz ama Nâzım’ın sözlerinin yüceliği karşısında benim sesim biraz solda sıfır kalır diye düşünüyorum. Çünkü burada asıl olan özdür, asıl olan içeriktir. Bizler ancak bu büyük ustanın, büyük sanatkârın sözlerini seyirciye ulaştıran icracıları olabiliriz. Onun soluğunu, gücümüz yettiğince Orhan Şallıel Orkestrası’yla birlikte seyirciye aktarmaya çalışıyoruz” dedi.
Nazım Hikmet’i sahnede canlandırmanın kendisini hem heyecanlandırdığını hem de duygulandırdığını belirten Sağlam, “Böyle bir ustanın sözlerini dile getirmek hem yüzümü kızartıyor hem de bana büyük bir kıvanç veriyor” ifadelerini kullandı. Konser boyunca seslendirdiği şiirlerle izleyicilerden uzun süre alkış alan sanatçı, gecenin en etkileyici performanslarından birine imza attı.
OĞUZ AKSAÇ: “NAZIM’I HER OKUDUĞUNUZDA YENİDEN KEŞFEDERSİNİZ”
Sanatçı Oğuz Aksaç ise Nazım Hikmet’le çocukluk yıllarında tanıştığını anlattı. Aksaç, “Ailemizden öğrendiğimiz şeyler vardı. Daha çocukluk yıllarında Nazım’ın şiirleriyle tanıştık ama o yaşlarda tam anlamıyla kavrayamıyorduk. Küçük Prens’i yıllar sonra tekrar okuyup yeni şeyler keşfetmek gibi… Nâzım da öyle. Her okuduğunuzda başka bir şey öğreniyorsunuz” diye konuştu.
Nazım Hikmet’in dünya edebiyatında saygı gören bir şair olduğunu vurgulayan Aksaç, şairin yalnızca insanı değil, “okyanustaki bir balığı bile düşünebilen” bir bakışa sahip olduğunu söyledi. Konser davetini büyük bir mutlulukla kabul ettiğini belirten sanatçı, özellikle şef Orhan Şallıel’in çağrısının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
TÜRKÜ AKBAYRAM’DAN BABASINA VE NAZIM’A DUYGUSAL SELAM
Gecede sahne alan isimlerden biri de, geçen yıl yaşamını yitiren Edip Akbayram’ın kızı Türkü Akbayram oldu. Nazım Hikmet’in Türk şiirinin en önemli miraslarından biri olduğunu söyleyen Akbayram, böyle anlamlı bir gecede sahne almanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu ifade etti.
Akbayram, “Bu topraklarda çok değerli insanlar yetişti. Elbette bunların en önemlilerinden biri de Nazım Hikmet. Onu yaşatmak için bugün burada elimizden geleni yapacağız. Bu sahnede şarkı söyleyecek yorumculardan biri olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum” dedi.
Akbayram, konserde “Gidenlerin Türküsü”nün yanı sıra, babası Edip Akbayram’ın yıllarca seslendirdiği ve Nazım Hikmet’in dizelerinden bestelenen “Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar” eserini de yorumladı. Sanatçının seslendirdiği şarkıya binlerce izleyici hep bir ağızdan eşlik etti. Bu anlar, gecenin en duygusal bölümlerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Konserin finalinde geceye katılan tüm sanatçılar yeniden sahnede bir araya geldi ve hep birlikte seslendirdiği “Güneşin Sofrasındayız”, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nu dolduran binlerce kişi tarafından coşkuyla karşılandı. Şarkıya seyircilerin de hep bir ağızdan eşlik etmesiyle Harbiye, Nazım Hikmet’in dizelerinin ve umut dolu sözlerinin yankılandığı dev bir koroya dönüştü. Gece, dakikalarca süren alkışlarla sona erdi.

