Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gürsel Tekin: “Kılıçdaroğlu’nun günü gününde göstermiş olduğu sağduyu ve hoşgörüyü lütfen iyi kullanın”

 Eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun, günü gününde göstermiş olduğu sağduyu ve hoşgörüyü lütfen iyi kullanın. Gün ayrışma günü değil, gün dayanışma günüdür. Bu sorunu kendi aramızda çözeriz. Nasıl çözeriz, çok basit, çok kolay çünkü mevcut şu anda kurultay delegeleri ile bizim bir kongre, kaldı ki tedbirli, bir kongre yapma şansımız yok. Oturacağız, kongre takvimini başlatacağız. Tertemiz bir mazi, sayfa açacağız. Kim aday olacaksa kurultayda seçimi kazansın, biz de hepsinin arkasında duralım” dedi.

 Eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, "Sayın Kılıçdaroğlu'nun, günü gününde

(ANKARA) – Eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun, günü gününde göstermiş olduğu sağduyu ve hoşgörüyü lütfen iyi kullanın. Gün ayrışma günü değil, gün dayanışma günüdür. Bu sorunu kendi aramızda çözeriz. Nasıl çözeriz, çok basit, çok kolay çünkü mevcut şu anda kurultay delegeleri ile bizim bir kongre, kaldı ki tedbirli, bir kongre yapma şansımız yok. Oturacağız, kongre takvimini başlatacağız. Tertemiz bir mazi, sayfa açacağız. Kim aday olacaksa kurultayda seçimi kazansın, biz de hepsinin arkasında duralım” dedi.

Eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada parti içi süreçler, kurultay tartışmaları ve son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Bugün hiçbirimizin tasvip etmediği, arzu etmediği sorunlarla karşı karşıya kaldık” diyen Tekin, şunları söyledi:

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun geldiği günden itibaren sorun yaşanmaması için çok önemli çabalar sarf edildi. Örneğin ilk günden itibaren Sayın Özgür Özel illerde, ilçelerde çağrı yapmasına rağmen Sayın Kılıçdaroğlu sadece milletvekili ve Parti Meclisi üyelerimizi gönderdi. Aman ağabey, ortada bir sorun var. Bu sorunu kısa süre içerisinde çözelim. Ne yazık ki o gün milletvekillerimiz ilk kez partisinin genel merkezine milletvekilleri ve Parti Meclisi üyeleri giremediler. Bütün buna rağmen yine sağduyulu beklendi. Ne zamana kadar? Ne zaman ki Sayın Özgür Özel kendisini grup başkanı seçtirdi. Grup başkanı seçtirdiği günde evet biz de dedik ki Sayın Özgür Özel de bir adım atıyor. Bu şu demektir: Sayın Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı kabullenmek demektir. Evet, Sayın Özgür Özel geçmiş dönemde Sayın Kılıçdaroğlu’nun tayinli olarak grup başkanı vekil, grup başkanı olarak seçtirmiş olduğu Özgür Özel tekrar grup başkanı olarak devam edecekti. Sayın Genel Başkanımız da hayırlı olsun dedi. Sonra ne oldu? Bir fırtınalar koptu, tuhaf bir hâl aldı. Kamuoyunun şunu bilmesi lazım: Yaşanan bütün bu sorunlarda hiçbirimizin, ne Sayın Kılıçdaroğlu’nun, ne bizlerin ne de yöneticilerinin en ufak bir dahli yoktur.

“HANGİ İLDE HANGİ DELEGELERE PARA GÖNDERDİĞİNİ SÖYLEDİ”

Günün ilk gününden itibaren, örneğin nereden başladı? Hafızaları hatırlatalım: Kendisine ‘değişimci’ diyen bir gençlik kolu başkanıyla, kısa süre içerisinde Sayın Kılıçdaroğlu’na yakın olan Bursa İl Başkanı arasında, daha sonra o da değişimci oldu, iki siyasetçi arasındaki sosyal medya polemiği mahkemelere düştü. Ve öyle bir durum oldu ki, günün sonunda 47 tane ifade, ses kayıtları, belki bilgiler ortaya çıkınca maalesef mahkemeler karar almak zorunda kaldı. Sonra ne oldu? Sonra, hani sanki böyle bir gece yarısı butlan oluşmuş falan değil. Kongre ile ilgili, kurultay ile ilgili itirafçıları sayıyorum. Bir Turgut Koç, aynı zamanda kurultay delegesi. Sayın Genel Başkanımızın ve genel başkanın etrafındaki arkadaşlarının çok yakını, aynı anda tatil yapabilecek, yurt dışına gidebilecek, birbirlerine elbise, giysi alabilecek kadar yakın. İtirafçı oldu. Hangi ilde hangi delegelere para gönderdiğini söyledi. Yine bir Adem Soytekin itirafçı. Hani bir duruşmada bir hareket yaparak kendisini gösteren Adem Soytekin, aynı zamanda halen Cumhuriyet Halk Partisi üyesi ’70 daire verdim’ dedi, kurultay dönemindeki delegelere.

“MUHALEFET EDEBİLİRSİNİZ AMA PARTİNİN KURUMSAL KİMLİĞİNİ ZEDELEMEYİN”

Yine itirafçıların tamamına baktığınızda, örneğin Uşak Belediye Başkanı, bütün bunlar maalesef bir olumsuz sonuç yarattı ve bu noktaya geldi. Şimdi yapılmış olması gereken tek bir şey var: Sayın Kılıçdaroğlu’nun, günü gününde göstermiş olduğu sağduyu ve hoşgörüyü lütfen iyi kullanın. Gün ayrışma günü değil, gün dayanışma günüdür. Arkadaşlarımız muhalefetini yapabilir. Biz, yapılacak her türlü muhalefete saygı gösteririz. Hatta Kılıçdaroğlu dönemindeki yöneticilerine, ben başta muhalefet ettiğim için bugünkü arkadaşlarımızın tepkileriyle karşılaşmıştım. Onun için bir gün muhalefet sizin için de ihtiyaç olabilir. Muhalefet edebilirsiniz ama partinin kurumsal kimliğini zedelemeyin, yanlış işler yapmayın, kardeşler arasında kavga yaratmayın. Bu sorunu kendi aramızda çözeriz. Nasıl çözeriz? Çok basit, çok kolay. Çünkü mevcut şu anda kurultay delegeleri ile bizim bir kongre, kaldı ki tedbirli kongre yapma şansımız yok.

“KURULTAY DELEGESİNİN 29 TANESİ AKP’YE GEÇMİŞSE ARKADAŞLARIMIZ OTURUP DÜŞÜNMESİ LAZIM”

29 kurultay delegesi, bakın milletvekilleri, belediye başkanları, siyasetçiler, siyasi partiler arasında transfer olabilir. Ama partinin karar mekanizması dediğimiz kurultay delegesinin 29 tanesi AKP’ye geçmişse arkadaşlarımız oturup bir düşünmesi lazım. 29 kurultay delegemiz AK Parti’ye geçmiş. Başka bir şey daha söyleyeyim: İstanbul’da 160-196 delegemiz tedbirli, 163 delegemiz soruşturma dosyasında, 46 delege arkadaşımız tutuklu. İlk kez Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde, ilk kez il başkanları tutuklu. Dört tane il başkanımız tutuklu. Bütün bunlar normal mi kardeşim? Bir öz eleştiri olmaz mı? Bu sorunu nasıl çözeriz denilmez mi? Bu sorunun bir tek çözümü var: Oturacağız, kongre takvimini başlatacağız. Tertemiz bir mazi, sayfa açacağız. Kim aday olacaksa kurultayda seçimi kazansın, biz de hepsinin arkasında duralım.”