Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN) –CHP Samsun İl Örgütü’nün düzenlediği “Gerçekleri bilmeye hakkınız var” söyleşisinde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci Binici, “Eğer bir ülkede adalet yoksa, hukuk yoksa orada bir sistem krizi vardır. Türkiye’de yaşanan tam olarak budur. Bu bir yargı krizi değil, sistem krizidir. Bu sistem krizinin tek sebebi tek adam rejimidir” dedi.
CHP Samsun İl Örgütü Hukuk Komisyonu tarafından düzenlenen “Gerçekleri bilmeye hakkınız var” başlıklı söyleşi, Atakum Belediyesi Ata Sahne’de gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci Binici konuşmacı olarak yer aldı. Programda ayrıca CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Parti Meclisi Üyesi Nazan Güneysu ve İl Hukuk Komisyonu Başkanı Erman Necati Tekcan da konuştu.
Özdağ: “CHP tarihinde ilk kez bu açılıkta düşmanlaştırılıyor”
CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Türkiye’deki mevcut siyasal tabloyu “tarihsel bir kırılma” olarak nitelendirerek, “102 yıllık parti tarihimizde, 102 yıllık Cumhuriyet tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi ilk defa bir siyasi iktidar tarafından ve rejimleşmiş bir iktidar tarafından açıkça düşman olarak tanımlanıyor ve düşman hukukuyla karşı karşıyayız” dedi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına tepki gösteren Özdağ, “Bugün burada bu etkinliği gerçekleştirdiğimiz gün, 21’inci belediye başkanımız sabaha karşı saat 02.00-02.30 arasında gözaltına alındı. İstanbul İl Başkanımız Sayın Özgür Çelik ile birlikte yürütülen bir çalışmanın ardından bu gözaltının gerçekleşmesi, sürecin ne kadar planlı olduğunu göstermektedir” dedi.
Özdağ, CHP’ye yönelik sürecin sadece bireysel değil kurumsal olduğunu belirterek, “Bizler yalnızca Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun şahsında yürütülen süreçlerle uğraşmıyoruz. Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine ve varlığına yönelen hukuki saldırılarla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Güneysu: “Hukuk siyasi hesaplaşmanın aracına dönüştürüldü”
CHP PM Üyesi Nazan Güneysu ise “Duyduğumuz şey gerçeğin ta kendisi. Çünkü gerçeklerin üzeri örtüldükçe adalet zedeleniyor, adalet zedelendikçe de toplumun vicdanı yara alıyor” dedi. Türkiye’de yargının bağımsızlığının tartışmalı hale geldiğini ifade eden Güneysu, “Bugün hukuk adalet dağıtmak yerine siyasi hesaplaşmaların bir aracı haline getirilmiştir. Partimize yönelik açılan davalar yalnızca hukuki süreçler değildir. Bu davalar siyasetin yargı eliyle şekillendirilmeye çalışıldığının en net göstergesidir. Cumhuriyet Halk Partisi dizayn edilecek bir yapı değildir. Bu parti halkın iradesini temsil eden, kökleri bu ülkenin bağımsızlık mücadelesine dayanan köklü bir partidir” ifadelerini kullandı.
Tekcan: “Hukuk herkes için eşit mi?”
CHP Samsun İl Hukuk Komisyonu Başkanı Erman Necati Tekcan da “İçinden geçtiğimiz dönem bizlere her gün aynı soruyu yeniden sorduruyor: Hukuk gerçekten herkes için eşit mi? Yoksa bazıları için bir kalkan, bazıları için bir baskı aracına mı dönüştürüldü” derken, yargının tarafsızlığına gölge düşüren uygulamaların arttığını söyledi.
CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonları eleştiren Tekcan, “Seçilmiş yerel yöneticilerin yargı süreçleri üzerinden yetkisizleştirilmeye çalışılması, yalnızca bireylere değil doğrudan millet iradesine yönelmiş bir müdahaledir. Adalet susarsa toplum konuşamaz hale gelir. Bu nedenle biz susmayı değil, mücadeleyi seçiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ben buraya dayanışmayı götürmeye geldim”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi Binici, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasının kendisi için kişisel bir anlam taşıdığını belirterek, “Onursal Adıgüzel benim çocukluğum, gençliğim. Biz birlikte siyasete başladık, birlikte mücadele ettik. O yüzden bugün benim için çok zor ve duygusal bir gün” dedi.
Programı iptal etmeyi düşündüğünü ancak Samsun’a gelmeyi tercih ettiğini söyleyen Binici, “Ben buraya aslında biraz da moral bulmak için geldim. Sizlerin buradaki desteğini, buradaki dayanışmayı ona götürmek için geldim” ifadelerini kullandı.
“Bu bir yargı krizi değil, sistem krizi”
Türkiye’de yaşanan sürecin yalnızca yargı ile açıklanamayacağını söyleyen Binici, “Eğer bir ülkede adalet yoksa, hukuk yoksa orada bir sistem krizi vardır. Türkiye’de yaşanan tam olarak budur. Bu bir yargı krizi değil, sistem krizidir. Bu sistem krizinin tek sebebi tek adam rejimidir” ifadelerini kullandı.
“31 Mart sonrası süreç planlı”
Binici, CHP’nin 31 Mart 2024 seçimlerindeki başarısının ardından başlayan sürece dikkat çekerek, “47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik saldırılar bu tarihten sonra başladı. Bugün 18 belediye başkanımız tutuklu. Bu sadece 18 kişi değildir. Bu, 28 milyon yurttaşın iradesinin yok sayılmasıdır. Hak, insanlığın varoluşundan gelen bir kavramdır. İktidarın lütfettiği bir şey değildir. Yaşam hakkı, hukuk hakkı, ekonomik haklar… Bunların hiçbiri bir lütuf değildir. Türkiye’nin gerçek gündemi ekonomidir. Ama bu gündem sürekli operasyonlarla bastırılmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı.
Basın üzerindeki baskılara da değinen Binici, “Evet burada basın emekçileri var ama bizim sesimizi dışarıya duyurabileceğimiz alan çok dar. Anadolu Ajansı’nı herhangi bir yerde gördünüz mü? Ben görmedim. Anadolu Ajansı hiçbir yere gitmez. Sağ olsun ANKA’mız var. ANKA her yerde bizi takip eder. Çünkü bizim sesimizi yurttaşlara ulaştırmaya çalışır. Ama Anadolu Ajansı’nın parasını ben ödüyorum, siz ödüyorsunuz, bu salondaki herkes ödüyor. Buna rağmen ne yapıyor? İktidar partisini anlatıyor. O yüzden herkesin gerçekleri bilmeye hakkı var. Bu gerçekleri anlatmak da bizim sorumluluğumuz” dedi.

