Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: MEHMET ÇALPAR
(İSTANBUL) – Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınması üzerine, ilçede binlerce yurttaşın katılımıyla Ataşehir Bulvarı’ndan belediye önüne yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşün ardından açıklama yapılarak, Onursal Adıgüzel’in gönderdiği mesaj okundu. Adıgüzel mesajında, “En büyük gücüm, sizin bana olan güveniniz oldu. Bu sözler benim için asla savunma değildir; onurumdur, haysiyetimdir. Bizi tanıyan bilir, bizi Ataşehir bilir. Bu kentin tek kuruşuna göz dikenler bizim kapımızdan geçemez, masamıza oturamaz. Bugün fiziken yan yana olmayabiliriz ama asla belirsizlik sizi yıldırmasın. Hepimizi alsalar ne olur? Aramızdaki bağı kimse zayıflatamaz” ifadelerini kullandı.
Ataşehir Belediyesi’ne yönelik gece operasyonunda, aralarında Başkan Onursal Adıgüzel’in de olduğu 21 kişi gözaltına alınmasının ardından gözaltına alınanların emniyetteki işlemleri sürerken ilçede protesto yürüyüşü düzenlendi. CHP’nin çağrısıyla Ataşehir Bulvarı’nda başlayan yürüyüşe çok sayıda siyasi parti ve sendika da destek verdi.
Yürüyüşün sonunda belediye binası önünde açıklama yapıldı. Gözaltındaki Adıgüzel’in gönderdiği mesajı CHP Ataşehir İlçe Başkanı Atakan Anıl Dizdaroğlu okudu. Adıgüzel mesajında, CHP’ye yönelen sistemli bir baskıyla karşı karşıya olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Parça parça ilerleyen, zamanla hızlanan ama yönü hiç değişmeyen bir sürecin içindeyiz. Ataşehir’de 2 yıl boyunca ortaya koyduğumuz yönetim anlayışı ortadadır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve eşit hizmet ilkeleriyle hareket ettik. Kamu kaynağını koruduk. Kimseyi ayırmadık. Herkesi kucakladık. Değerlerimize sahip çıktık. Bu süre zarfında gece gündüz çalışırken tek derdim Ataşehir oldu, Ataşehir’e hizmet oldu. Daha iki gün önce sizlerle birlikte büyük bir heyecan içindeydik. Bu kentin gençleri için hazırladığımız Atatürk Kütüphanesi’nin açılışına hazırlanıyorduk ancak açılışa saatler kala gece yarısı evimden, eşimin yanındayken gözaltına alındım. Maalesef benimle birlikte çok sayıda yol arkadaşım, bürokrat arkadaşlarımız da gözaltına alındı. Ataşehir’e emek veren, bu kente birlikte hizmet ettiğimiz insanlar bugün bu sürecin içindeler.
Adıgüzel: “Kimsenin hakkını yemedim”
Bu operasyon daha önce defalarca denendi. Kimseyi inandıramadılar. Benim gece gündüz nasıl çalıştığımı bilen Ataşehirlileri de inandıramayacaklar. Herkes biliyor. Bu müdahale eşit hizmet anlayışımıza, değerlerimize ve en önemlisi sizin sandıkta ortaya koyduğunuz iradeye yöneliktir. 40 yaşında bir belediye olarak görevimi emanet bildim. Ben memur çocuğuyum. Ailemin bana verdiği imkanlarla ve cumhuriyet değerleriyle yetiştim. İki dönem milletvekilliği yaptım. Bugün de Ataşehir’e sizin verdiğiniz yetkiyle, onurla ve size layık olmak için hizmet ediyorum. Gururla söylüyorum, hayatım boyunca kimsenin hakkını yemedim. Çocuğumun boğazından bir gün bile haram lokma geçirmedim. Mazbatamı aldığım günden bugüne ailemin, partimin ve ülkemin bana öğrettiği değerleri korumak ve yüceltmek için çalıştım.
En büyük gücüm, sizin bana olan güveniniz oldu. Bu sözler benim için asla savunma değildir; onurumdur, haysiyetimdir. Bizi tanıyan bilir, bizi Ataşehir bilir. Bu kentin tek kuruşuna göz dikenler bizim kapımızdan geçemez, masamıza oturamaz. Bugün fiziken yan yana olmayabiliriz ama asla belirsizlik sizi yıldırmasın. Hepimizi alsalar ne olur? Aramızdaki bağı kimse zayıflatamaz. Bu ülkenin geleceğine olan inancımızı kimse sarsamaz. Sizlerden beklentim sağduyunuzu korumanız, asla boyun eğmemeniz, birbirinize ve bu kentin iradesine sahip çıkmanızdır. Ben iyiyim. Başım dik, alnım açık, vicdanım rahattır. Biz size emanetiz ve bu emaneti birlikte koruyacağız. Çok yakında yeniden yan yana olacağız. Kaldığımız yerden Ataşehir’in geleceğini kurmaya devam edeceğiz.”
Cem Aydın: “Millet size inanmıyor”
CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Adıgüzel’in iki yıllık görev süresinde 200’e aşkın proje yaptığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Onursal Başkanımız, bizim gençlik örgütümüzden yetişmiştir. Böyle kolay yıldıramazlar. Dimdik ayaktadır, ayakta da durmaya devam edecektir. Örgüt üyesiymiş. Onursal Adıgüzel’in üyesi olduğu tek bir örgüt var; 73 yıllık şanlı tarihi olan, baskılara boyun eğmeyen CHP’nin gençlik örgütüdür. Millet artık size inanmıyor. Yargı eliyle siyaseti dizayn etmeye çalıştığınız sürece de bu millet size inanmayacak. Bir yıldır baskılar, iftiralar, kumpaslar… Bir yıl önce ne demişlerdi, ‘Milletin yüzüne bakamayacaklar’. Bakın, bugün buradayız. Milletimizle omuz omuzayız. Biz istiyoruz ki siyasetimize siyaset üretin. Sözümüze söz söyleyin. Mert olun. O sandığı getirin. Bu millet kararını versin. Onursal Başkan Ekrem Başkan da gençlik de millet de yolundan dönmeyecek.”
Ulaş Karasu: “Korkma, sandığı getir”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu da şunları dile getirdi:
“Tepkimizi Ankara’da Saray’da oturana gönderiyoruz. Adliye saraylarında atanmış savcılarıyla, atanmış hakimleriyle siyaseti dizayn etmeye çalışan Recep Tayyip Erdoğan’a Ataşehir Belediyesi’nin önünden bağırıyoruz. Recep Tayyip Erdoğan, aklını başına al. CHP, 103 yıllık bir siyasi partidir. CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’tür. O ki tehditlere, idam fermanlarına boyun eğmemiş. Yedi düveli dize getirmiş. Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş, devrimleri gerçekleştirmiştir. Tehditler edilmiştir. Saldırılara uğramıştır. Boyun eğmemiştir. Recep Tayyip Erdoğan, 103 yıldır baskılara, tehditlere boyun eğmeyen CHP’liler, 13 aydır ilan etmiş olduğun savaşa, cezaevlerine, baskılarına, tehditlerine boyun eğmeyecek, eğilmeyecek, bükülmeyecek, sana biat etmeyecektir. Bu bileği bükmeye, CHP’nin bileğini bükmeye ne senin gücün yetecektir ne adliye koridorlarında CHP’lilere had bildirmeye çalışan atanmış savcılarının gücü yetecektir. Bizler şunu biliyoruz ve buradan haykırıyoruz. Korkma, sandığı getir. Hep beraber hesaplaşalım.”
Özgür Çelik: “Yarın yine belediye önündeyiz”
Ataşehir tarihinin en kalabalık yürüyüşünü gerçekleştirdiklerini belirten CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de şöyle konuştu:
“Dün buradaydık, bugün buradayız. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel bu gece İstanbul’a gelecek. Yarın partimizin MYK toplantısını İstanbul’da gerçekleştirecek ve yarın saat 20.00’de yine Ataşehir Belediyesi’nin önünde olacağız. Hep birlikte yine Onursal Başkanımıza sahip çıkacağız. Genel Başkanımız yarın burada tarihi bir konuşma gerçekleştirecek. Büyük bir eylem, büyük bir buluşma gerçekleştireceğiz. 1,5 yıldır Türkiye’yi şafak operasyonlarına alıştırmaya çalışıyorlar. Dün bir zaman ayarlı operasyon gerçekleştirdiler. Biz ilçe başkanımızla, Onursal Başkanımızla Ataşehir’de bir toplantıdaydık. Orada Onursal Başkan bir saat boyunca Ataşehir halkına 2 yılda nasıl hizmetler gerçekleştirdiğini anlattı. Sonra kendisine bir telefon geldi. Eşinin ve ailesinin yanına gitti. Bir gece yarısı Ataşehir’in seçilmiş belediye başkanının kapısına polisler geldi ve bir gözaltı operasyonu gerçekleştirdiler.
Milletin iradesiyle seçilmiş belediye başkanları gözaltına alınıyor ama suç makineleri, kadınları katledenler, gençleri katledenler sokaklarda dolaşıyor. Okullarda çocuklar katlediliyor. Bugün Türkiye çoklu bir kriz ortamının içerisinde. Bir yandan bir ekonomik kriz yaşıyoruz, bir yandan bir adalet krizi yaşıyoruz, bir yandan bir siyaset krizi yaşıyoruz, bir yandan bir güvenlik krizi yaşıyoruz, bir yandan bir asayiş krizi yaşıyoruz. Devletin en temel görevi vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Bugün vatandaşının canını koruyamayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Türkiye yönetilemiyor. İşte bu yönetim beceriksizliklerinin üzerini örtmek için her uyandığımız günde İstanbul’da ve Türkiye’nin dört bir yanında şafak operasyonlarıyla çürümüş düzenlerinin üzerini örtmeye çalışıyorlar. Yönetim zafiyetlerinin üzerini örtmeye çalışıyorlar. Devletin kurumsal çöküşünün üzerini örtmeye çalışıyorlar.”
Ekrem İmamoğlu: “Başarmak zorundayız”
Özgür Çelik, daha sonra CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden gönderdiği mesajı okudu. Zalimliğin ve gece yarısı operasyonlarının devam ettiğini anımsatan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“’Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz’ öylesine bir slogan değildir. Adalet ve demokrasiyi hayatından çıkarmış iktidar, koltuğunu korumak için her şeyi yapmak istiyor, her kötülüğü denemek istiyor. Milli irade hırsızlığını tek siyasi strateji ve bir mücadele yöntemi olarak görüyorlar. Mesele İstanbul, Bursa, Ataşehir meselesi değildir. Mesele Türkiye Cumhuriyeti’nin, milletimizin geleceğinin meselesidir. Mücadelemiz cumhuriyet ve demokrasi mücadelesidir. Bir ve birlikte olacağız. Çocuklarımız, gençlerimiz için kararlılıkla mücadele edeceğiz ve hep birlikte başaracağız. Başarmak zorundayız. Bunu ülkemiz, geleceğimiz için yapmak zorundayız. Hep birlikte başaracağız. Hepinizi hasretle, sevgiyle kucaklıyorum. Her şey çok güzel olacak.”

