(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Seçimleri kazandığımızda ilk işimiz İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalamak olacak” dedi.
Macar Sosyalist Partisi’nden Zita Gurmai, ülkesindeki seçimlerde partisinin seçime katılmama kararı nedeniyle Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’ndeki görevinden ayrılıyor. Gurmai, Konsey’deki son raporunu İstanbul Sözleşmesi üzerine hazırladı ve 22 Nisan’da raporu üzerine yaptığı konuşmayla veda etti.
Türkiye’den Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyeleri CHP’li Gökçe Gökçen, Aysu Bankoğlu ve DEM Partili Sevilay Çelenk, rapor üzerine konuştu. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne dönmesi çağrısını yapan rapor oylanarak kabul edildi.
CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen’in rapor üzerine yaptığı konuşma şu şekilde:
“Sevgili Zita’ya, bu örgütteki harika çalışmaları ve hepimize gerçekten ilham olduğu için teşekkür ediyorum. Macaristan’da partisinin gösterdiği demokratik olgunluğun kıymetinin bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Rapora gelince, değişiklik önergelerine baktığımda maalesef Türkiye’yle ilgili olan bölümde konunun hiç anlaşılmadığını gördüm. Çünkü İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin yarattığı problemi küçümsüyor ve 6284 sayılı kanunun önemi vurgulanıyor. Şüphesiz ki bu kanun kesinlikle çok önemli. Ancak uygulanırsa…
Değerli arkadaşlar iki olaydan bahsedeceğim: Nilay genç bir kadın, ayrılmaya çalıştığı bir erkek arkadaşı var; tehditlerine karşı polise gidiyor. Sonuç yok. Savcıya gidiyor, uzaklaştırma kararı veriliyor. Ekrem İmamoğlu tutuklu ve bu sefer casusluk suçlamasıyla cezaevinden bir kez daha tutuklanmak için adliyeye getiriliyor. Binlerce polis geliyor, sadece İmamoğlu’nun destekçilerini engellemek için. Aynı gün adliyeden yalnızca iki sokak ötede Nilay uzaklaştırma kararına rağmen katlediliyor. Orada hiçbir polis yok. Kanun uygulanmış olsaydı, İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan irade bugün aynı kararlılıkla var olsaydı Nilay öldürülmeyecekti.
Kadınları tehdit eden failleri hedef almak ya da kadına karşı şiddetle mücadele edenleri hedef almak; bunlar siyasi tercihler. Bu yüzden seçimleri kazandığımızda ilk işimiz İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalamak olacak.”

