Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gazeteciler, “figüran haberi” nedeniyle ifade verdi: “Haberimizden çok eminiz”

CHP’nin üye katılım törenine figüran taşındığı yönündeki haberler nedeniyle BirGün gazetesi ve Sözcü TV çalışanları ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan BirGün muhabiri Ebru Çelik, “Haberimizden çok eminiz. O nedenle hiçbir korkumuz yok. Çok da rahatız” dedi. Sözcü muhabiri Nedim Bayhan da “Ortaya çıkan görüntülerle birlikte suç duyurusu boşa düşmüş oldu” ifadelerini kullandı.

CHP’nin üye katılım törenine figüran taşındığı yönündeki haberler nedeniyle BirGün

Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) – CHP’nin üye katılım törenine figüran taşındığı yönündeki yapılan haberler nedeniyle BirGün gazetesi ve Sözcü TV çalışanları ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan BirGün muhabiri Ebru Çelik, “Haberimizden çok eminiz. O nedenle hiçbir korkumuz yok. Çok da rahatız” dedi. Sözcü muhabiri Nedim Bayhan da “Ortaya çıkan görüntülerle birlikte suç duyurusu boşa düşmüş oldu” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla 25 Temmuz Cumartesi günü Sarıyer’de düzenlenen üye katılım törenine cast ajansı aracılığıyla 950 lira karşılığında “figüran kişi” taşındığı bilgisi haberleştirilmişti. Konuya ilişkin haber yapan medya kurumlarına yönelik CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, suç duyurusunda bulunmuştu.

BirGün gazetesi muhabiri Ebru Çelik, internet sitesi koordinatörleri Berkant Gültekin ve Uğur Koç ile Sözcü TV muhabiri Nedim Bayhan, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde, Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nda ifade verdi. İfadesinde olay gününü anlatan ve salona geldiğinde yaşananları anlatan Çelik’in şunları söylediği öğrenildi:

“Ellerimize bayrak vererek sallamamızı söylediler ve cast ajansında çalıştığını düşündüğüm kişiler bize direktif vererek slogan atmamızı ve sesli şekilde bağırmamız gerektiği şeklinde telkinlerde bulundular. Bize telkinde bulunan cast direktörlerinin CHP Gençlik Kolları yeleği giyindiklerini gördüm. Hatta servisle gelen figüranlardan birkaçına CHP yeleği giydirerek üst oturma sırası aralarında dolaştıklarını gördüm. Salonda biraz bekledikten sonra haberi yazmak amacıyla lavaboya gittim. Salon önünde bekleyen cast direktörleri bana program bitmeden salondan çıkamayacağımı söylediler. Ben de mecburen programın bitmesini bekledim ve 14.30 15.00 gibi program bitti. Mecidiyeköy’de bulunan cast ajansının merkezine geldik. Normalde figüranlara Trump AVM’nin önünde ücret ödeniyormuş ancak o gün yağmur yağdığı için ajansın merkezine gittik ve içeride 1 saat kadar bekledim. Kimliğimi alarak haberi yazmak üzere işyerime gittim.”

“HABER KENDİ KENDİNİ DOĞRULADI”

Ebru Çelik ile birlikte haberi incelediklerini ve haber değeri olduğuna kanaat getirerek yayına aldıklarını belirten Gültekin’in “Haberin her satırı doğrudur. Haber içeriği muhabirin tanıklığı ile doğrulanmış şekildedir. Haber içeriğine bakarsanız fotoğraflarla desteklendiği sabittir. Daha sonra yine web sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızda yapmış olduğumuz paylaşımlarda haberin gerçekliği ile ilgili videolar paylaştık. Müştekinin iddia ettiği şekilde herhangi bir suç işlemedik. Haber içeriğinin arkasındayız. Haberden sonra basına yansıyan gelişmelere baktığımızda haberin gerçekliği kendi kendini doğruladı” dediği öğrenildi.

“ŞİKAYET KURGU NİTELİĞİNDE”

Uğur Koç’un da “Haberi Berkant Gültekin ile birlikte inceledik ve haber değeri olduğuna kanaat getirerek yayına aldık. Haberin doğruluğuna inanarak haber değeri olduğu için yayına aldık. Zaten daha sonrasında ortaya çıkan ek bilgilerle haberimizin doğruluğu ispat olunmuştur. Haberimizin doğruluğuna eminiz ve haberimize güveniyoruz. Haberimizin arkasındayız. Haberimizde herhangi bir suç unsuru bulunmamaktadır. Hakkımızda yapılan suç duyurusu dilekçesini okudum. Dilekçe içeriğinde bizim haber yapmak suretiyle kurgu yaptığımız söylenmiş ancak doğruluğu sabit olan haberden ziyade şikayet dilekçesi kurgu niteliğindedir” ifadeleri tutanağa geçti.

“RÖPORTAJ YAPTIĞIM KİŞİYİ İLK KEZ GÖRDÜM”

Nedim Bayhan’ın da şunları anlattığı öğrenildi:

“Merkezin bahçesine girdiğimiz anda diğer katılımcılardan ayrı şekilde bekleyen ve binaya girmeyen bir grubun bulunduğunu gözlemledim. Daha sonra salon içerisindeyken organizasyonu takip etmek üzere kamera kurulumu yaptığım sırada röportaj yaptığım kişi bana gelerek CHP’nin üye katılım toplantısına cast ajansı aracılığıyla geldiğini kendi iradesiyle beyan etti. Bu beyan herhangi bir yönlendirme veya telkin sonucu değil, tamamen kendi isteğiyle tarafıma açıklanmıştır. Gazetecilik mesleğinin gereği olarak kamuoyunu ilgilendiren bu iddiayı kayıt altına almak amacıyla söz konusu kişiyle salonun bahçesine çıkarak şikayet konusu röportajı gerçekleştirdim. Röportaj sırasında kişinin oğlu yanımıza gelerek cast ajansı tarafından gönderildiğini ifade ettiği iş ilanı mesajını bana gösterdi. Ayrıca röportaj yaptığım kişinin cast ajansına ait servis aracında bulunduğunu gösteren fotoğraflar da mevcuttur. Röportaj yaptığım kişiyi olay günü ilk kez gördüm. Kendisini daha önce tanımıyordum. Röportaj öncesinde veya sonrasında herhangi bir tanışıklığım, irtibatım ya da bağlantım olmamıştır. Röportaj sırasında ismini ve soy ismini dahi bilmiyordum. Tamamen olay yerinde karşılaştığım ve kendi iradesiyle beyanda bulunan bir kişiyle gazetecilik faaliyetim kapsamında röportaj gerçekleştirdim.”

“KORKUMUZ YOK”

Gazeteciler, ifadelerinin ardından adliye önünde açıklama yaptı. Destek için gelen meslektaşlarıma teşekkür eden Ebru Çelik, şunları söyledi:

“Bir haber yaptım. Bir parti söyleşisine figüran taşınacağı haberi geldi elime. Ben de gittim. Önce ajans aradım. Sonra giderek haberimi yapmak için aralarına karıştım. Bir figüran olarak CHP’nin rozet takma törenine gittim. Gittiğimde görüntü, kayıt ne kadar delil toplayabiliyorsam topladım. Oradaki figüran arkadaşlarla konuştum. Resimlerimi çektim ve kanıtlı bir şekilde ofisime geri dönüp haberimi yazdım. Haberimde hiçbir sorun yoktu. Hiçbir açık yoktu. En başından en sonuna kadar günün akışını haberimde de aktardım. Sonrasında yayınladık bunu ve bu büyük bir yankı uyandırdı. Çünkü halkı kandırıyorlardı oraya figüran toplayarak. Ben de bunu açığa çıkardığım için CHP tarafı buna biraz sinirlendi ve benim hakkımda suç duyurusunda bulundu. Geldik, ifademizi verdik. Haberimde bahsettiğim gibi o şekilde her ayrıntıyı anlattım. Hiçbir yalan yanlış yoktu. Haberimizden çok eminiz. O nedenle hiçbir korkumuz yok. Çok da rahatız.”

“KANITLAR ORTADA”

Çelik, savcılıkta yöneltilen sorulara ilişkin de şöyle konuştu:

“Haberimi, o günü anlatmamı istediler. Ben de haberimde söylediğim her şeyi a’dan z’ye ifademde de verdim. Çünkü başka ne söyleyebilirdim ki? Sabahtan akşama kadar yaşadığım olayları haberimde verdiğim gibi, anlattığım gibi orada da anlattım. Ne eksik ne fazlaydı. Onun haricinde bir şey olmadı. CHP gönüllüsü olarak oraya gittiğim söylenilmiş. Bu da yanlış. Ben figüran olarak oraya gitmek istediğimi söyledim ve o şekilde gittim. Haberimi de bu şekilde yazdım. Başka bir konu yoktu haberimde. Zaten oraya figüran taşındığını haberleştirmiştim ben ve bu da bütün kanıtlarıyla beraber ortada. Biz haberi girdikten sonra da düşenler oldu hem figüranlar hem de orayı gözlemleyenler tarafından. O nedenle hiçbir yalan yanlış şey olmadığını, haberimin de kanıtlı ve delilli bir şekilde gerçek olduğunu söyledim ve çıktım.”

“BU ŞEKİLDE ARINAMAZSINIZ”

Berkant Gültekin de haberin baştan sona doğru olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz de savcılıkta ifademizi verdik. Zaten ilk gün de bunu ifade etmiştik. Haberin arkasında olduğumuzu, Ebru’nun arkasında olduğumuzu, haberin doğruluğundan emin olduğumuzu, haberin her satırının, her kelimesinin gerçeği yansıttığını, muhabirimizin birebir tanıklığına dayandığını, bu tanıklığın fotoğraf ve videolarla belgelendiğini ifade etmiştik. Zaten haberden sonra basına yansıyanlar, medyaya yansıyanlar da bu haberin doğruluğunu teyit etti. Ajans sahipleri, ajanslarının imkanlarını seferber ederek bu etkinliğe destek verdiklerini söyledi. Dolayısıyla ortada bizim açımızdan şüpheli bir durum yok… Doğruları, gerçekleri yazmaya ve halka bunları ulaştırmaya BirGün olarak 22 yıldır nasıl devam ediyorsak bundan sonra da devam edeceğiz.”

“HALKA YALAN SÖYLEMEDİK”

Haberin arkasında olduklarına dikkat çeken Uğur Koç, şunları dile getirdi:

“Sosyal medyadaki bütün saldırılara, siyaset figüranlarının yaptığı, bazı medya içindeki figüran kılıklı tiplerin yaptığı bütün saldırılara, iftiralara ve kara çalmalara rağmen biz haberimizin arkasında olduğumuzu ve bu haberin doğruluğuna güvendiğimizi, somut bilgilere dayandığını bildiğimizi defalarca ifade ettik ve bugün de aynı noktadayız. İçeride savcılıkta da bunları ifade ettik. Bize karşı yapılan suç duyurusunda tam tersi ilk günden bu yana bu habere kara çalmaya çalışanların iftiralarıyla karşılaştık. Buna karşı da savcılığın nezdinde Türk Ceza Kanunu 271. madde suç uydurma suçunun işlendiğini, bu suç duyurusu dilekçesiyle beyan ettik. Bizler haberimizin arkasındayız. BirGün olarak bugüne kadar halka bir kez bile yalan söylemedik. Bir kez bile hiçbir şeyi çarpıtmadık. Siyaset figüranlarına, medya figüranlarına karşı doğru bildiğimiz yolda ilerlemeye ve doğru haberler yapmaya, halka sadece gerçekleri ulaştırmaya devam edeceğiz.”

“TAMAMIYLA GAZETECİLİK FAALİYETİ”

“Savcılık ilk önce olayı anlamak için olayın akışını bizlere anlattırdı” diyen Nedim Bayhan, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz de tabii ki savcılığa ifademizi verdik. Hakkımızda üç tane suç duyurusu vardı. Bu suç duyurularının aslında doğru olmadığını net bir şekilde aktardık. Yaptığımız haber ortada. Yaptığım röportaj ortada. Figüran şirketi kendi beyanıyla oraya figüran götürdüğünü net bir şekilde ifade ediyor. Yine CHP’de siyaset yapmak isteyen bir isim destek almak için figüran şirketi olan arkadaşlarından destek aldığını yine bir televizyon kanalında ifade ediyor. Biz bunları net bir şekilde savcılık makamına da ilettik. Daha sonrasında savcı beyin ‘Kişiyi nereden tanıyorsunuz’ diye sorması üzerine ben de röportaj yaptığım isimle ilk defa orada karşılaşmıştım. Kendisi cast ajansından geldiğini bana ifade etti. Ben de gazetecilik ilkeleri açısından bunun haber değeri taşıdığını bildiğimden dolayı kendisiyle bir röportaj gerçekleştirdim. Daha sonrasında bu röportajı da Sözcü Televizyonu ekranlarında yayınladık. Bu tamamıyla bir gazetecilik faaliyetidir. Her gazeteci benim yerimde olsaydı bu haberi gerçekleştirirdi. Gürsel Tekin Bey’in bizim hakkımızda bulunmuş olduğu suç duyurusu da aslında CHP’ye katılmak isteyen bir kişinin ‘Biz figüranlardan yardım aldık. Ben figüranları getirdim. Bazı kişilere de bizler harçlık niyetinde para verdik’ demesi bunu net bir şekilde kanıtlıyor. Bunu kanıtlamasına beyan da gerekmiyor. Ortada bir iş ilanı var. 950 liralık bir iş ilanı var. Bunun yanı sıra yapılan haberler ve ortaya çıkan görüntülerle birlikte Gürsel Tekin Bey’in de bizim hakkımızda bulunmuş olduğu suç duyurusu da böylelikle boşa düşmüş oldu. Yine gazetecilik kazandı.”