Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EMEP’li Karaca’dan torba yasa tepkisi: İktidarın tercihi emekten değil, sermayeden yana

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis gündemindeki torba yasa tekliflerine tepki gösterdi.

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında

(TBMM) – Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis gündemindeki torba yasa tekliflerine tepki gösterdi.

Karaca, komisyonda görüşülen düzenlemelerin işçilerin, emekçilerin, öğretmenlerin, akademisyenlerin, PTT çalışanlarının ve emeklilerin sorunlarını çözmediğini belirterek, iktidarın kamu kaynaklarını patron teşviklerine yönlendirdiğini savundu.

Meclis’te “torba torba, çuval çuval yasa” hazırlandığını söyleyen Karaca, “İşin ucunda patronlara yeni teşvikler, yeni yetkiler, yeni kaynaklar varsa; emekçilere hak gasbı, güvencesizlik, daha fazla sömürü varsa böyle harıl harıl çalışıyorlar” dedi.

“İŞSİZLİK FONU İŞSİZLER İÇİN KULLANILMIYOR”

İşsizlik Fonu’nun yeniden patronlara kaynak aktarımı için kullanılmak istendiğini ifade eden Karaca, fonun işsiz kalan işçiye gelir garantisi sağlamak amacıyla oluşturulduğunu hatırlattı.

Karaca, “Adı İşsizlik Fonu ama bu fon hiçbir zaman işsizler lehine kullanılmadı. 2024’te fonun sadece yüzde 24’ü, 2025’te ise sadece yüzde 31’i işsizler için, yani gerçek amacı için kullanılmış durumda” diye konuştu.

İmalat sanayisi ve turizm sektörüne sağlanacak destekleri de eleştiren Karaca, turizm işçilerinin ağır çalışma koşulları altında bulunduğunu belirterek, “Günde 16 saat işçi çalıştıran, sezon bitince hesap vermeden işçileri kapının önüne koyan turizm patronlarının sigorta primlerini de patronlar yerine devlet ödeyecek” dedi.

“KÜLTÜR SANAT DESTEĞİ EMEKÇİYE DEĞİL, BÜYÜK ŞİRKETLERE GİDİYOR”

Torba yasada kültür sanat alanına ilişkin düzenlemelerin de bulunduğunu hatırlatan Karaca, sektördeki krizin önce kültür sanat emekçilerini vurduğunu söyledi.

Karaca, kamusal desteğe karşı olmadıklarını ancak bu desteğin sektörde çalışan emekçilerin ayakta kalması için kullanılması gerektiğini belirtti.

Teklifin, kültür sanat alanındaki kamu teşviklerini “bir avuç şirketin ticari başarılarını ödüllendirmek” üzere kurguladığını savunan Karaca, istihdamı artıran, işçi sağlığı ve güvenliğini zorunlu kılan, sosyal hakları güçlendiren bir modelin tartışılmadığını ifade etti.

“ÖZEL OKUL ÖĞRETMENLERİNİN TALEPLERİ YİNE YOK SAYILDI”

Özel öğretim kurumlarına ilişkin düzenlemelere de tepki gösteren Karaca, yıllardır mücadele eden özel okul öğretmenlerinin taleplerinin yine torba yasada yer almadığını söyledi.

Karaca, taban maaş hakkı, belirli süreli iş sözleşmelerinin kaldırılması, kamudaki emsal öğretmenlerle eşit özlük hakları, sendikal örgütlenme özgürlüğü ve güvenceli çalışma taleplerinin teklif dışında bırakıldığını belirtti.

Atama bekleyen öğretmenlerin mülakat mağduriyetine ilişkin de teklifte herhangi bir düzenleme bulunmadığını kaydeden Karaca, “Öğretmenler Meclisin yanı başında direnirken içeride özel okul patronlarını ihya edecek düzenlemeler yapılıyor” dedi.

“ÜNİVERSİTE SARAYIN KARAKOLU DA SERMAYENİN AR-GE BÜROSU DA DEĞİLDİR”

Yükseköğretim Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklere de değinen Karaca, teklifin kamuoyunda öğrenci affı üzerinden tartıştırıldığını ancak esas olarak üniversitelerde bilimsel araştırmalar sonucu ortaya çıkan buluşların şirketlere devredilmesini içerdiğini savundu.

Karaca, özel üniversitelere teşvik, vergi iadesi ve çeşitli kolaylıklar sağlandığını belirterek, “Teklifin içinde akademik özgürlük yok, üniversite özerkliği yok, demokratik yönetim yok, ifade özgürlüğü yok, iş güvencesi yok, eşit ücret yok, sendikal güvence yok” ifadelerini kullandı.

Öğretim elemanı atamalarının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına bağlanmasına da tepki gösteren Karaca, “Akademisyenlere ‘Ne araştırdın, ne ürettin?’ diye değil, ‘Kime itiraz ettin, hangi açıklamaya imza attın, hangi sendikaya üyesin?’ diye sorulmak isteniyor” dedi.

Karaca, “Üniversite, sarayın karakolu da sermayenin Ar-Ge bürosu da değildir” diye konuştu.

“PTT’DE GÜVENCELİ İSTİHDAM TAMAMEN BİTECEK”

PTT’ye ilişkin düzenlemeyi de eleştiren Karaca, teklifin PTT’de temel çalışma biçimini idari hizmet sözleşmeli personel sistemine dönüştürdüğünü söyledi.

Bunun kamu hizmeti anlayışını ortadan kaldırmak ve PTT’yi tasfiye etmek anlamına geldiğini savunan Karaca, düzenleme geçerse PTT’de güvenceli istihdamın tamamen biteceğini belirtti.

Karaca, işe alımdan görevde yükselmeye, ücretlerden disiplin süreçlerine kadar her şeyin yönetimin kararına bırakılacağını ifade ederek, mevcut PTT personelinin hak kaybı pahasına sözleşmeli statüye geçmek ya da başka kurumlara gönderilmek arasında bırakıldığını söyledi.

Düzenlemeyle Emekli Sandığı hakları, emekli ikramiyesi ve yeşil pasaport gibi kazanılmış hakların da ortadan kalkabileceğini savunan Karaca, “PTT personeline ilişkin bu düzenlemeye açık açık hayır diyoruz” dedi.

“PATRONLARA 1 TRİLYON, EMEKLİYE 3 BİN 552 LİRA”

Emeklilere ilişkin düzenlemeleri de eleştiren Karaca, iktidarın emeklilere aylık 3 bin 552 liralık artışı savunduğunu ancak emeklilerin büyük bölümünün çalışmak zorunda kaldığını söyledi.

DİSK-AR verilerine göre çalışan emeklilerin oranının yüzde 70’e yaklaştığını belirten Karaca, emeklilerin kira ödeyemediğini, evlerini birleştirmek zorunda kaldığını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etti.

Karaca, hükümetin imalat sanayisi patronlarına 1 trilyon liralık kredi açıkladığını hatırlatarak, “Patronlara bir gecede milyarlarca lira para dağıtabiliyorlar ama emeklilere gelince bu Mecliste saatlerce 2 liranın hesabını yaptırıyorlar” dedi.

“İŞSİZLİK FONU İŞÇİLERİNDİR”

Torba yasa tekliflerinin iktidarın tercihinin emekten değil sermayeden yana olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyleyen Karaca, kamu kaynaklarının patron teşviklerine değil kamusal hizmetlere ayrılması gerektiğini vurguladı.

Karaca, “İşsizlik Fonu işçilerindir. Kamu kaynakları patron teşviklerine değil, kamusal hizmetlere ayrılmalıdır. PTT’den özel okullara, sinemadan turizme kadar bütün iş kollarında güvenceli istihdam, sendikal örgütlenme, toplu sözleşme hakkı ve grev hakkı güvence altına alınmak zorundadır” dedi.

Emekçilerin sözünün olmadığı hiçbir yasanın emekçilerin sorununu çözmeyeceğini belirten Karaca, “Bu yasalar yalnızca sermayenin taleplerini yasalaştırıyor. Biz buna hayır demek ve bunu teşhir etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.