(ANKARA) – EMEP tarafından 8 Mayıs Faşizme Karşı Zafer Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, “ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail saldırganlığını durdurmak; Türkiyeli emekçileri yoksullaştırırken yerli ve yabancı tekellerin servetlerini büyüten emperyalizm işbirlikçisi Saray düzenini alaşağı etmek için birleşmekten ve mücadele etmekten başka bir yol bulunmamaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Emek Partisi, 8 Mayıs Faşizme Karşı Zafer Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Sovyet ordusunun 81 yıl önce Berlin’e girerek Hitler faşizmini yenilgiye uğratmasının dünya halkları açısından tarihsel bir dönüm noktası olduğu ifade edilen açıklamada, Berlin’deki Reichstag binasına dikilen Sovyet bayrağının faşizmin yenilgisinin sembolü haline geldiği, 8 Mayıs’ın dünya işçi sınıfı ve ezilen halklar tarafından “Faşizme Karşı Zafer Günü” olarak kutlandığı kaydedildi.
8 Mayıs’ın dünya açısından önemine işaret edildi
Hitler faşizminin yenilgisinin ardından Doğu Avrupa’da halk demokrasilerinin kurulduğu, Asya ve Latin Amerika’daki ulusal kurtuluş mücadelelerinin güç kazandığı ifade edilen açıklamada, Kızıl Ordu’nun zaferinin yalnızca Sovyet halkları için değil dünya halkları açısından da önemli olduğu vurgulandı.
Dünyada emperyalist rekabetin ve savaşların arttığı belirtilen açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in politikaları eleştirildi. Açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının Lübnan’a yayıldığı, Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğü ve emperyalist bloklar arasındaki gerilimlerin derinleştiği ifade edildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Emperyalistler arası artan gerilim dünyanın tümünde silaha sarılma refleksini geliştirmiş; yoksul emekçi halkların ihtiyaçları için kullanılmayan kaynaklar, silah tekellerinin kasalarına akmaya devam etmiştir. Silahlanma yarışının vardığı boyut mevcut savaş ve çatışmaların daha geniş coğrafyalara yayılma riskini de her gün artırmaktadır.
ABD emperyalizminin işbirlikçisi konumundaki Saray rejimi, bir yandan emperyalistler arası rekabetten pay kapmaya çalışırken bir yandan uyguladığı politikalarla ülkenin emperyalizme bağımlılığını derinleştirmektedir. Düne kadar ‘Eyy Amerika…’ nidaları ile sahte antiemperyalist tutum sergileyen Saray rejimi, on binlerce insanın canını alan savaşların baş aktörü ABD emperyalizmine dair tek bir cümle kurmaktan imtina etmektedir.
“Saray rejimi” ve “aşizmin inşası yönündeki adımlar” arasındaki bağ
Süper işgal yasasından emeğin ucuzlatılmasına, tekellere dönük teşvik paketlerinden sosyal yardımların kısılmasına kadar hayata geçirilen ekonomi politikalarıyla ülkenin yeraltı ve beşeri kaynakları emperyalist tekellerin hizmetine sunulurken bağımlılık ilişkilerinin sonucu emekçilerin sırtındaki kambur her gün büyümekte ve işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşulları ağırlaşmaktadır. Bu politikalara karşı çıkanlar ise devletin zor aygıtları ile susturulmak ve sindirilmek istenmektedir. Bu açıdan Saray rejiminin son yıllarda hız verdiği faşizmin inşası yönündeki adımlar ve emperyalizme bağımlılığı artıran politik yönelim arasında dolaysız bir bağ bulunmaktadır.
8 Mayıs bugün yalnızca ‘Faşizme Karşı Zafer Günü’ değil; sürdürülen emperyalist savaşlara ve emperyalizmin işbirlikçilerinin faşist uygulamalarına karşı da mücadele günüdür. Bu yıl Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerinin 1 Mayıs ve 6 Mayıs’ta alanlara taşıdığı mücadele bu açılardan önem taşımaktadır ancak mücadele bu tarihlerle sınırlandırılmamalıdır.
NATO’nun kapatılması için mücadeleye çağrı
Emperyalistlerin savaş örgütü NATO’nun bu yıl 7-8 Temmuz tarihlerinde yapmayı planladığı ve yeni savaşların, işgallerin, katliamların planlanacağı zirveye karşı sürdürülecek mücadele 1 Mayıs ve 6 Mayıs’ın devamı olarak görülmelidir. Emperyalist savaş ve yağmaların durdurulması, ülkemizdeki yabancı askeri üslerinin kapatılması, NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi güçlendirelim.
ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail saldırganlığını durdurmak; Türkiyeli emekçileri yoksullaştırırken yerli ve yabancı tekellerin servetlerini büyüten emperyalizm işbirlikçisi Saray düzenini alaşağı etmek için birleşmekten ve mücadele etmekten başka bir yol bulunmamaktadır.
Yaşasın 8 Mayıs Faşizme Karşı Zafer Günü! Kahrolsun emperyalizm ve faşizm!”

