(İZMİR) – İzmir’de emekliler, sokağa çıkarak “seyyanen zam” talebiyle imza kampanyası başlattı. Emekliler adına yapılan açıklamada, “Karşı karşıya kaldığımız tablo emeklilik değil, açık bir yaşam mücadelesidir. Emekliler bugün hayatlarını sürdürmekte değil, hayatta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum ne geçicidir ne de tesadüfidir. Emeklilerin içine itildiği bu yoksulluk, yanlış ekonomi yönetiminin ve bilinçli sosyal politika tercihlerinin sonucudur. Emekliler sistematik biçimde yoksullaştırılmıştır” denildi.
2021 Tüm Emekliler Sendikası Konak Şubesi ile Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği Konak Şubesi üyeleri, İzmir’den hükümete “seyyanen zam” çağrısında bulundu. Konak Meydanı’nda toplanan emekliler, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Emekli vatandaşlara, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu da destek verdi.
Emekliler adına basın açıklamasını 2021 Tüm Emekliler Sendikası Konak Şube Başkanı Ayşe Ekşioğlu okudu. Ekşioğlu, şunları kaydetti:
“Bu ülkenin kalkınması için yıllarca çalışmış, üretmiş, alın teri dökmüş, primini gününde ödemiş, vergisini eksiksiz yatırmış milyonlarız. Gençliğimizi, sağlığımızı ve ömrümüzü bu memlekete verdik. Bugün ise karşı karşıya kaldığımız tablo emeklilik değil, açık bir yaşam mücadelesidir. Emekliler bugün hayatlarını sürdürmekte değil, hayatta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum ne geçicidir ne de tesadüfidir. Emeklilerin içine itildiği bu yoksulluk, yanlış ekonomi yönetiminin ve bilinçli sosyal politika tercihlerinin sonucudur. Emekliler sistematik biçimde yoksullaştırılmıştır.
Açlık sınırı en düşük emekli maaşının üzerine çıkmıştır. Yoksulluk sınırı ise emekliler için erişilmesi imkânsız bir noktaya gelmiştir. Bir emekli maaşıyla günümüzde kira ödemek mümkün değildir. Büyükşehirlerde kiralar emekli maaşını aşmıştır. Elektrik, su ve doğalgaz faturaları emeklinin gelirinin önemli bir kısmını götürmektedir. Temel gıda maddeleri dahi emekliler için ulaşılamaz hale gelmiştir. Sağlıklı ve dengeli beslenme artık emekliler için bir lüks olarak görülmektedir.
“Bugün toplumun en dezavantajlı kesimi emeklilerdir”
Yüksek maaş alan emekliler yapılan zamlardan görece daha fazla yararlanırken, düşük maaş alan milyonlarca emekli her zam döneminde daha da geriye düşmüştür. Oransal zam sistemi, yoksulluğu azaltmak yerine artırmıştır. Bu durum sosyal güvenlik sisteminin temel ilkelerine açıkça aykırıdır. Sosyal devlet anlayışı, gelir dağılımında adaleti sağlamak ve dezavantajlı kesimleri korumak zorundadır. Bugün toplumun en dezavantajlı kesimi emeklilerdir. Bu nedenle emekliler için tek adil ve kalıcı çözüm seyyanen zamdır. Seyyanen zam, tüm emeklilerin yaşam maliyetlerini dikkate alan en adil yöntemdir. Çünkü emeklilerin giderleri ortaktır. Tüm emekliler aynı pazardan alışveriş yapar, aynı marketten gıda alır, aynı faturaları öder, aynı ilacı aynı fiyatla temin eder. Ancak gelirler arasında derin uçurumlar bulunmaktadır. Bu uçurum sosyal adalet duygusunu zedelemektedir.
“Bayramlar emekliler için artık bir sevinç değil, bir endişe dönemidir”
Bir çok emekli torununa harçlık verememekte, bayramlarda dahi sevinç yaşayamamaktadır. Bayramlar emekliler için artık bir sevinç değil, bir endişe dönemidir. Çocuklarına ve torunlarına mahcup olmamak için borçlanan, kredi kartına yüklenen emekliler vardır. Misafir ağırlamaktan çekinen, utanarak sosyal hayattan uzaklaşan emekliler bulunmaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik bir yıkımdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası devleti sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlar. Devlet, vatandaşlarına insan onuruna yakışır bir yaşam sağlamakla yükümlüdür. Emekliler bu yükümlülüğün dışında bırakılamaz. Emeklilerin açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmesi anayasal sorumluluklarla çelişmektedir. Bu nedenle emeklilerin talepleri nettir ve ertelenemez niteliktedir. En düşük emekli maaşı derhal yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Emeklilere kalıcı ve insanca bir seyyanen zam uygulanmalıdır. Emekli maaşları gerçek enflasyon oranında artırılmalı, alım gücü korunmalıdır. Sağlıkta katkı payları emekliler için kaldırılmalı, sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştırılmalıdır. Emekliler borç batağından kurtarılmalıdır. Biz emekliler lütuf istemiyoruz. Sadaka istemiyoruz. Yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Emeklilik açlık değildir. Emeklilik yoksulluk değildir. Emeklilik insanca yaşamaktır.”
“Her zaman emeklilerin yanındayım”
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu da, “Herkesin insanca,onurluca bir emeklilik yaşama hakkı vardır. Bu ülkede ilk kez emeklilerimiz kendileri ay sonunu getiremez hale gelmiştir. Evi kira olan bir emeklinin artık yaşama şansı yoktur. Dolayısıyla emeklilerin mücadelesini destekliyorum. Herkesin yaşamını insanca, onurluca geçirme hakkını savunuyorum her zaman emeklilerin yanındayım” dedi.

