Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN – Esra TOKAT
(İSTANBUL) -İBB Davası’nda savunmasının üçüncü gününü tamamlayan Ekrem İmamoğlu, “Bu dava siyasi değilmiş, senin alnını karışlarım” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, “Burada canıma okunuyor. ‘Siyasi değilmiş!’ Dilimin kemiği yok. Şu anda onurum, namusum, haysiyetim ve şerefim hakkında konuşuyorum” dedi. İmamoğlu, yarın savunmasına devam edecek.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 100. günü Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde İmamoğlu’nun savunmasıyla devam etti.
“İSTANBUL’DA YAPTIKLARIMIZI ANADOLU’DA DA YAPTIK”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin farklı siyasi partilerden belediyelerle yürüttüğü projeleri anlatan İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Kars Susuz’da hayvan pazarı yaptık. Hayvancılığın en önemli merkezlerinden biridir Kars Susuz. Kastamonu Daday’da çevre düzenlemeleriyle birlikte kapalı pazar yaptık. Malatya Arapgir’de reyhan çayı üretim ve ambalaj tesisi kurduk. Edirne İpsala’da, Çanakkale Eceabat’ta, Gökçeada Kaleköy’de ve Giresun Tirebolu’da kent meydanları yaptık. Bartın Amasra’da Cumhuriyet Meydanı’nı düzenledik. Malatya Hekimhan’da, Gaziantep Karkamış’ta ve Çorum Mecitözü’nde kültür merkezleri yaptık.”
İmamoğlu, farklı siyasi partilerden belediyelerle çalıştıklarını belirterek, “Bunların birçoğu farklı siyasi partilerden belediyelerdi. Çalışmalarımızda İYİ Parti, DEM Parti ve MHP’li belediyeler vardı. Sonradan AK Partili olan belediyelerde tamamladığımız işler de oldu. Devletin farklı kurumlarıyla çalıştık” dedi.
Adıyaman’da köprüleri yıkıldığı için birbirine ulaşamayan köyleri bağlamak amacıyla viyadük yaptıklarını anlatan İmamoğlu, “Her yere koştuk” diye konuştu.
Antakya’da 130 milyon liraya geçici yaşam alanı kurduklarını, Samandağ’da sahil parkı ve cadde çalışmaları yaptıklarını, Sinop Ayancık’ta selden sonra yolları asfaltladıklarını belirten İmamoğlu, “Trabzon’dan Tunceli’ye, Van’dan Edirne’ye kadar camiler ve cemevleri yaptık. İstanbul’da yaptıklarımızı Anadolu’da da yaptık. Herkesi eşit gördük.” ifadesini kullandı.
İmamoğlu, 44 ilde 81 proje gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu ülkede 44 ilde 81 proje üretmek ve bunu 5,5-6 yılda başarmak büyük iştir” dedi.
“AİLEM DE AHLAK VE VİCDAN YOKSUNU SALDIRILARA MARUZ KALDI”
Savunmasında ailesine yönelik saldırılara da değinen İmamoğlu, “Bu dava nedeniyle ailem de ahlak ve vicdan yoksunu saldırılara, insafsız kuşatmalara maruz kaldı. Güzel vatanımla ve aziz milletimle birlikte ailem, her zaman en kutsalım oldu” şeklinde konuştu.
İmamoğlu, ailesine mahcup olmamak için dua ettiğini belirterek, “Allah’ım, ne olur, milletime hizmet ederken beni aileme mahcup etme” diye dua ettiğini söyledi.
Ailesine yönelik başvurularına rağmen sonuç alamadıklarını ifade eden İmamoğlu, “Aileme saldırılıyor. Yüzlerce başvurumuz var. Namusuma, iffetime saldırılıyor; yüzlerce başvuru var. Sonuç ne? ‘Kovuşturmaya yer yoktur.’ Ne güzel ya, iddia makamı” diye konuştu.
İmamoğlu, “Ben kimsenin çocuğunu, eşini, annesini, babasını kendiminkinden ayırmıyorum. Ben burada 87 milyonun hakkını savunuyorum. Savunmaya bu dille devam edeceğiz; kimse buna engel olamaz!” dedi.
“PARTİZANLIĞIN DÜŞMANIYIM, ÇÜNKÜ PARTİZANLIK BU ÜLKENİN DÜŞMANIDIR”
Ailesinden öğrendiği değerleri anlatan İmamoğlu, babasından dürüstlüğü ve esnaflığı, annesinden çalışkanlığı ve emeği öğrendiğini söyledi.
“Ben sırça köşklerde doğmadım. Doğduğu yeri unutanlardan da değilim” diyen İmamoğlu, kendisini “Kasımpaşalı”, “Rizeli”, “Trabzonlu”, “Diyarbakırlı” ve “Edirneli” olarak tanımladı.
Babasının siyaset yaptığı dönemde devlet görevlilerine saygılı davrandığını anlatan İmamoğlu, “Ben böyle öğrendim, böyle gördüm. Valisini, kaymakamının karşısında saygılı bir siyasetçiydi” dedi.
İmamoğlu, “Siyaset hayatım, onlara karşı durmakla geçti; devam da edeceğim. Partizanlığın düşmanıyım, çünkü partizanlık bu ülkenin düşmanıdır. Bunları ailemden öğrendim” diye konuştu.
“BABAMIN EMEKLİ MAAŞINA GÖZ KOYAN BİR YARGI OLUR MU?”
Babası Hasan İmamoğlu hakkındaki uygulamalara tepki gösteren İmamoğlu, babasının emekli maaşına yönelik kısıtlamaları eleştirdi.
“Vicdansızlık öyle bir boyuta ulaştı ki bu ülkeye yıllarca namusuyla hizmet etmiş babamın ve birçok insanın emekli maaşını bile almasına engel olan bir düzenle karşı karşıyayız” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Emekli maaşı bu! Bunu dile getirmekten utanıyorum. 1960’tan beri ticaretin içinde olan, binlerce insan çalıştırmış bir kişinin emekli maaşına göz koyan bir yargı olur mu? Hasan İmamoğlu ne yapacak? Koyun babanızı benim yaşadıklarımla aynı yere, bakın ne oluyor. Bir koyun bakalım! Gerekçe gösterin, ben de saygı duyayım. Bir tane gerekçe gösterin….
Babamın yaklaşık 55 yıllık, ailemizin yaklaşık 70 yıllık, benim ise 35 yıllık ticaret hayatım; namuslu, ahlaklı, binlerce kişiye istihdam sağlayan, helal ve temiz bir Anadolu esnaflığı hikâyesidir”
Oğlu Selim İmamoğlu hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğunu da belirten İmamoğlu, “Hiçbir hukuki dayanak yokken sırf Ekrem İmamoğlu’nun oğlu diye bir insana yurt dışına çıkış yasağı koyuyorsunuz ve kaldırmıyorsunuz. Bilimle uğraşan genç bir insanın çalışmalarına engel oluyorsunuz” dedi.
“AİLEMİN HİÇ KİMSESİ BELEDİYENİN KAPISINDAN İÇERİ GİRMEDİ”
Siyasete girmeden önce ailesiyle bir toplantı yaptığını anlatan İmamoğlu, kamu görevi ile ticari faaliyetler arasında sınır koyduklarını söyledi.
“Ey ailem, siyasete giriyorum” dediğini aktaran İmamoğlu, aile toplantısında aldığı kararı şöyle anlattı:
“Eğer içinizden biri siyaset yapacaksa ve ‘Ben yapacağım’ diyorsa ben girmeyeceğim. Ama siyaset yapmayacaksanız, ben siyaset yapacaksam bu aileden başkasının siyaset yapmasını istemiyorum. Bu bir yasak değil, prensip kararıydı. Böyle kararlaştırdık, sözleştik. Ailemden hiç kimse belediyenin kapısından içeri girmedi, giremez. Bu bir aile prensibidir.”
“11 YIL BOYUNCA ŞANTİYELERİME VE OFİSİME GİTMEDİM”
“Ailem şirketimizle birlikte yüzde 100 şeffaf olduk” diyen İmamoğlu, belediye başkanlığı döneminde ticari faaliyetlerinden uzak durduğunu belirterek, “11 yıl boyunca şantiyelerime ve ofisime gitmedim. Çok sevdiğim, 2009’da kendi ellerimle tasarlayıp yaptığım ofisime 11 yılda yalnızca bir kez uğramışım” dedi.
İmamoğlu İnşaat’ın geçmişteki projelerine ilişkin bilgi veren İmamoğlu, “Toplam 31 bin 188 bağımsız bölüm üretmişiz. Bunların 429’u dükkân, 2 bin 511’i konut, 141’i villa, 107’si ofis. Ticaret yapmışız. Ticaretimizle gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Şirket çalışanlarına konut satışlarının da suçlama konusu yapıldığını söyleyen İmamoğlu, “Babamla birlikte, hatta benden önceki dönemlerde de, yaklaşık 40 çalışanımıza daire vermişizdir. Daha uzun taksitler yaparak veya daha fazla indirim uygulayarak satış yaptık” dedi.
İmamoğlu, “Çalışanım daire alırken parasını yatırmış, hangi projenin hangi dairesini aldığını belirtmiş. Bunu para aklama diye dosyaya eklediniz. Evet, aldılar. İnşaat şirketinde çalışan insanlar daireleri indirimli aldı. Bunu gizlemedik” diye konuştu.
Ticari işlemlere ilişkin belgelerin mevcut olduğunu savunan İmamoğlu, “Uzun lafın kısası: Kesinleşmiş bir karar, yıllar önce imzalanmış sözleşme, fatura, tapu, dekont, ceza tutanağı, noter belgesi, arabuluculuk belgesi… Her şey var” dedi.
Hakkındaki davanın siyasi olmadığının söylenmesine tepki gösteren İmamoğlu, “Bu dava siyasi değilmiş! Senin alnını karışlarım!” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, “Burada canıma okunuyor. ‘Siyasi değilmiş!’ Dilimin kemiği yok. Şu anda onurum, namusum, haysiyetim ve şerefim hakkında konuşuyorum” dedi.
Siyasete girdiği dönemde ailesiyle arasına sınır koyduğunu yineleyen İmamoğlu, “Ailemle siyasetim arasında sınır vardır. Ailemle kamu kurumları arasında da sınır vardır” diye konuştu.
İmamoğlu, “Her zaman, her yerde söyledim: Hep birlikte hesap verelim! Siyaset öncesinde, kamu makamına gelmeden önce kim neydi, şimdi ne oldu? Hep birlikte hesap verelim” ifadelerini kullandı.
“MÜLKİYET HAKKINA SALDIRI, EKONOMİDE GÜVENİ SIFIRLAR”
Şirketine ve ailesinin mal varlığına yönelik işlemleri eleştiren İmamoğlu, mülkiyet hakkının ihlal edilmesinin ekonomiye zarar vereceğini savundu.
“Mülkiyet hakkının keyfî biçimde ihlal edildiği bir ülkeye yatırım gelmez Sayın Başkan, Sayın Heyet. Kimse yatırım yapmaz. Yatırım olmayınca işsizlik artar, yeni işler yaratılamaz ve millet açlık sınırının altında yaşar. Enflasyon düşmez, çünkü güven olmaz. Güven, ekonominin tek patronudur. Mülkiyet hakkına saldırı, ekonomide güveni sıfırlar ve ekonomiye ölümcül darbe vurur” dedi.
İmamoğlu, “Bir ailenin üç kuşaktır verdiği emeğe sudan bahanelerle kayyum atadınız. Böyle bir ülkede hiçbir ekonomik program tutmaz” diye konuştu.
Savunmasının sonunda Türkiye hayalini anlatan İmamoğlu, “Bu dava, ‘Bu ülke benim’ diyen kötü bir aklın, ‘Bu ülke hepimizin’ diyen 87 milyonun sağduyusuna karşı açtığı bir davadır” dedi.
İmamoğlu, “Bu yolculukta asla yılmayacağım. Çünkü benim hayalim, bu milletin ortak aklının, ortak çıkarlarının ve ortak değerlerinin ürünüdür. Benim Türkiye hayalim; kendisi için ne istiyorsa başkası için de aynısını isteyen, bu ülkenin iyi yürekli, çalışkan, mert ve dürüst insanlarının hayalidir. Tek cümleyle özetlemek gerekirse bu hayal, Cumhuriyetimizi istisnasız herkesin cumhuriyeti hâline getirmektir” ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU, SAVUNMASINA YARIN DEVAM EDECEK
İmamoğlu, savunmasını bugünlük bitirmesinin ardından salondan ayrılırken İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na seslendi.
İmamoğlu, “Müsavat Başkanım desteğin çok kıymetli, sizi dostlukla kucaklıyorum” dedi. Müsavat Dervişoğlu da Ekrem İmamoğlu’na, “Her zaman yanındayım başkanım, her zaman” diye karşılık verdi.
Üç gündür Silivri’de olan Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun ailesi ve izleyiciler İmamoğlu’nu alkışlarla yolcu etti.
İmamoğlu, savunmasına yarın devam edecek. Ardından çapraz sorgusu ve avukat savunmaları alınacak.

