Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürüyor: “Devletin bize tanımış olduğu hakları almaya geldik”

Doruk Madencilik işçileri, alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattığı Ankara yürüyüşünün 9. gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürüyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan madenci Sercan Kirenli, “15 yıldır bu firmada çalışıyorum. İçeride 5 maaşım, 15 yıllık tazminatım, 10 yıllık da sendikal haklarım var. Biz buraya zam istemeye gelmedik. Banka promosyonu için de gelmedik. Herhangi bir harçlık veyahut da bir ek bir talep için gelmedik. Biz sadece devletin bize tanımış olduğu hakları almaya geldik” dedi. 

Doruk Madencilik işçileri, alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattığı Ankara yürüyüşünün 9.

Haber: Berfin BAYIR Kamera: Dursun ALKAYA

(ANKARA) – Doruk Madencilik işçileri, alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattığı Ankara yürüyüşünün 9. gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürüyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan madenci Sercan Kirenli, “15 yıldır bu firmada çalışıyorum. İçeride 5 maaşım, 15 yıllık tazminatım, 10 yıllık da sendikal haklarım var. Biz buraya zam istemeye gelmedik. Banka promosyonu için de gelmedik. Herhangi bir harçlık veyahut da bir ek bir talep için gelmedik. Biz sadece devletin bize tanımış olduğu hakları almaya geldik” dedi.

Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları yürüyüş kapsamında geceyi Ümitköy’de geçirdi. Taleplerini dile getirmek için 180 kilometre yol kateden işçiler, yürüyüşlerinin 9. gününde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na gitmek istedi.

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, yürüyüş öncesinde işçilere hitaben yaptığı konuşmada, şu ifadeleri kullandı:

“Enerji Bakanlığı’na yürüyeceğiz. 9 günden beri yol yürüdük. Ayaklarımızın altları hepimizin patladı. Karış karış ve adım adım yol yürüdük. Bizim esas meselemiz yürümek değil. Bizim esas meselemiz madende şu anda cevher çıkarıp Türkiye enerjisine, Türkiye’ye katkı sağlamaktır. Bizim görevimiz bu. Biz bu işi yapıyoruz. Bütün bu elektrikler bizim ürettiğimiz madenlerden. Aslında herkese biz ışık olmaya çalışıyoruz. Ama ne yazık ki bazı holding patronları işçisini böcek gibi görüyor. Bir ay maaş vermiyor, üç ay maaş vermiyor, beş ay maaş vermiyor. Bizler işçiyiz kardeşim. 29 gün senin yüzün gülüyorsa 30. gün benim yüzüm gülecek. Şimdi biz ne hikmetse yollara düşüyoruz, hakkımızı aramak için. Biz senden alın terimizi istiyoruz. Fazla para istemiyoruz. Fazla bir şey istemiyoruz. Biz çalıştığımız maaşımız istiyoruz.

“Ekmek kavgası bizim kavgamız”

Bu saatten sonra arkadaşlar şunu yapacağız. Enerji Bakanlığı’na gittiğimizde sesimiz gür çıkacak. Başımız dik duracak. Biz hakkımızı istiyoruz arkadaşlar. Biz sadaka istemiyoruz. Yedi kat yerin altında çalışıyoruz. En tehlikeli işte çalışıyoruz. Kefenimiz yok, kellemiz torbada yerin altında çalışıyoruz. Burada da ekmek kavgası bizim kavgamız. Bizim kavgamız can kavgası. Bizim kavgamız geleceğimizin kavgası. Bunun için bugün her yerde bunu haykıracağız.”

“Hakkımızı alacağız ve Türkiye’ye örnek olacağız”

Bağımsız Maden-İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu da “Yalanlara karnımız tok. Şimdi çıkacağız, herkese kendimizi göstereceğiz. Hakkımızı alacağız ve Türkiye’ye örnek olacağız” dedi.

“Biz sadece devletin bize tanımış olduğu hakları almaya geldik”

Madenci Sercan Kirenli, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Ben 15 yıldır bu firmada çalışıyorum. İçeride beş tane maaşım, 15 yıllık tazminatım, 10 yıllık da sendikal haklarım var. Biz buraya zam istemeye gelmedik. Banka promosyonu için de gelmedik. Herhangi bir harçlık veyahut da bir ek bir talep için gelmedik. Biz sadece devletin bize tanımış olduğu hakları almaya geldik. Başka da söyleyecek bir şeyimiz yok.”

“Biz zor kazandığımızı yedirmeyiz”

Bir başka maden işçisi Mevlüt Saygılı da “Biz uzaydan gelmedik, bu eziyet niye? Yukarıdakiler nasıl rahat uyuyabiliyor, nasıl yemek yiyebiliyor? Ayaklarımız patladı. Biz insan değil miyiz? Bizi leylekler mi getirdi ya? Ayaklarımız patladı. Ortada bir haksızlık var. Kazanılmış olan haklarımızı istiyoruz. Biz zor şartlarda kazandık. Biz zor kazandığımızı yedirmeyiz. Yiyenlere o haram olur. Dert olur. Akıllarını başına alsınlar. Herkese yeter bu ülkenin parası. Ben askerliğimi yapmışım, vergimi veriyorum. Daha ne yapalım ? Daha bizden ne bekliyorlar?” ifadelerini kullandı.

“Mutlu azınlığa hizmet etmesinler”

Saygılı, Doruk Maden’e çağrıda bulunarak, “Bizim hakkımızı versinler, biz hemen gideriz. Yazık değil mi polise, jandarmaya? O da benim kardeşim. Yanan mazot da benim arabam. Benim vergilerimle. Mutlu azınlığa hizmet etmesinler. İşçinin, köylünün, madencinin yanına gelsinler. Bizim hizmetkarımız olsunlar. Yeter artık” dedi.

“Maaşlarımız var, alamıyoruz”

Başka bir maden işçisi Sinan Koçak ise şöyle konuştu:

“Yerin yüzlerce metre altında çalışıyoruz. Bizler sadece alın terimizi istiyoruz. Biz kimseden hak etmediğimiz bir şey istemiyoruz. Biz promosyon istemiyoruz, zam istemiyoruz. Biz yıllardır çalışıyoruz. Kıdem tazminatlarımız var, alamıyoruz. Maaşlarımız var, alamıyoruz. Şahsen kendi adıma ben 15 ayda 2 tane maaş aldım. Benim 3 çocuğum var ve evim kira. Buradan Sabahattin Yıldız’ın utanmadığını biliyorum ama bu adamın hiç mi eşi, dostu, akrabası yok? Onlar da mı utanmıyorlar, onlar da demiyorlar mı, ‘kardeşim, yeğenim, amcam, dayım şu adamların hakkını ver bu insanları mağdur etme’ diye? Sözde hacılıktan, hocalıktan bahsediyor. Yani bu nasıl Müslümanlık? Bu nasıl insanlık? Yani insanlık dışı bir şey yaptı. İnsanlar mağdur. Evimize ekmek götüremiyoruz. Sürekli ücretsiz izinlere çıkartılıyoruz. Sürekli baskı altındayız. Hakkını aradığın zaman işten atılıyorsun. ‘Benim maaşım ne zaman yatacak?’ diyen herkesi işten atıyorlar. Lanet olsun artık ya bıktık, usandık. Yıllardır çektiğimiz eziyet, çile. Yani bir yere kadar ama bir yerden sonra tahammülümüz kalmadı. Bu eylemdeki arkadaşlar olarak, hak sahipleri olarak biz şöyle bir söz verdik ailelerimize. Biz ya paramızı alıp geleceğiz ya da bizim cenazelerimiz gelecek.”

“Parası olmayan bir insan 3 bin tane ruhsatı nasıl elde etti?”

Bir başka maden işçisi Ahmet Akıner, holding sahibi Sabahattin Yıldız’a tepki göstererek, şunları kaydetti:

“Biz bu haklarımızı almaya çalışırken Sabahattin Yıldız’ın, ‘param yok, maddi sıkıntı içerisindeyim, şuralardan destek bekliyorum, devletten teşvik alacağım’ gibi söylemleriyle çok karşılaştık. Ama düşünün, siz bir bakkala alışverişe gittiğiniz zaman veya üç harfli marketlere alışverişe gittiğiniz zaman paranız olmadan bir alışveriş yapabilir misiniz? Bu adam ‘param yok’ dedi, bu dönem içerisinde gerek Ankara’da gerek Akhisar’da gerek Soma’da, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde farklı işletme sahaları satın aldı. Peki soruyorum ben size, bu adamın parası yoksa bu işletme sahalarına nasıl sahip oldu? Bahsettiğimiz şeyler üç kuruş, beş kuruşla olacak yerler değil. Büyük maden sahalarından bahsediyorum. Yüzlerce dönüm alanlardan bahsediyorum. Ve bu adam bu esnada dediğim gibi ‘param yok, şunum yok’… Bu ruhsatların da çok pahalı olduğu bizim tarafımızdan biliniyor ve şu anda 3 bin tane maden ruhsatına sahip olduğu söyleniyor. Parası olmayan bir insan 3 bin tane ruhsatı nasıl elde etti, nasıl? Buna biz inanmıyoruz artık.”

“Bizim sesimizi duysunlar artık

Başka bir maden işçisi olan Serkan Gencer de “Ben buradan Çalışma Bakanlığı’na, Enerji Bakanlığı’na sesleniyorum. Bizim haklarımızı versinler. Bizim sesimizi duysunlar artık” dedi.

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır gözaltına alındı

Ümitköy’den sabah erken saatlerde harekete geçen madenciler, Eskişehir yolu üzerinde ilerledi. Madenciler, Dumlupınar Bulvarı kavşağına yaklaştıkları sırada polis tarafından engellendi. Güvenlik güçleri, yürüyüşe devam etmek isteyen madencilere biber gazıyla müdahale etti. Bu sırada, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ile bazı işçiler gözaltına alındı. Yapılan müzakereler sonucu bir grup işçinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürüyüşüne izin verildi, bir grup işçi ise polis araçlarıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na götürüldü.