(İSTANBUL) – DİSK Basın-İş, gazeteciler, basın kuruluşları, akademisyenler, sendikacılar ve sivil toplum örgütlerine ait sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin son dönemde yaygınlaştığını belirterek, uygulamaların basın, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü zedelediğini vurguladı.
DİSK Basın-İş, X ve Instagram’daki bazı hesaplara getirilen erişim engellerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Sistematik X sansürünü kabul etmiyoruz. Demokratik bir hukuk devletinde kamuoyunun bilgi alma hakkı, basın özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü Anayasal güvence altındadır. Ancak son dönemde sosyal medya hesaplarına yönelik artan erişim engelleri, bu ilkelerin dijital alanda sistematik biçimde aşındırıldığını göstermektedir. Bir süredir gazeteciler, basın kuruluşları, akademisyenler, sendikacılar ve sivil toplum örgütlerinin hesapları ‘milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması’ gerekçesiyle erişime engellenmekte; üstelik bu kararlar çoğu zaman ilgililere tebliğ dahi edilmemektedir. Son günlerde çok sayıda X ve Instagram hesabına getirilen erişim engellerinin sansür pratiğinin kurumsallaşmış bir boyuta ulaştığını tespit ediyoruz.
Kaos GL, Kısa Dalga, ANF, Jinnews, Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gibi farklı alanlarda faaliyet yürüten kurumların hesaplarının “jet hızıyla” görünmez kılınması, keyfi ve denetimsiz bir müdahale görüntüsü vermektedir. 12 Eylül’de LGBTİ+ dernek ve aktivistlerine yönelik başlayan engellemeler, kısa sürede gazetecilere, sendikalara ve hak temelli çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarına yayılmıştır. Söz konusu sansür ve operasyon, yalnızca belirli hesapların erişilebilirliğini ortadan kaldırmakla kalmamakta; aynı zamanda toplumun haber alma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğünü hedef almaktadır. Bir yandan hak ihlallerini raporlayan, diğer yandan kamusal tartışmaya katkı sunan aktörlerin sessizleştirilmesi, çoğulcu demokrasinin temel taşlarına yönelik doğrudan bir saldırıdır.
İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) kurucusu Yaman Akdeniz’in de dikkat çektiği üzere, erişim engelleme kararları dahi ilgili kişilere tebliğ edilmeden hesaplar Türkiye’den görünmez kılınmış, hukuki denetim yolları fiilen kapatılmıştır. Sansürün dijital platformlar aracılığıyla ve ‘hız’ vurgusuyla meşrulaştırılması, hukuki denetimden yoksun bir müdahale alanı yaratmaktadır. Kamuoyunu bilgilendiren, hak temelli çalışma yürüten aktörlerin susturulması, ‘millî güvenlik’ veya ‘kamu düzeni’ gibi soyut gerekçelerle savunulamaz. Zira demokrasiler, en zor konuların bile konuşulabildiği, sorgulanabildiği ve raporlanabildiği rejimlerdir. Susturma operasyonları genişleyerek devam ettiği sürece, demokratik kamusal alan daralmakta; toplumun hakikatle kurduğu bağ zayıflamaktadır. Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil; her yurttaşın özgürlüğüdür. Bu gerçeği bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyor, sansürün her biçimine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi beyan ediyoruz.”

