Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB Komisyonu açıklaması: “Türkiye-AB ilişkileri uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir”

AB Komisyonu 2026 Türkiye Raporu hakkında Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir” ifadeleri yer aldı.

AB Komisyonu 2026 Türkiye Raporu hakkında Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada,

(ANKARA) – Dışişleri Bakanlığı’ndan AB Komisyonu 2026 Türkiye Raporuna ilişkin yapılan açıklamada, “Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir” ifadeleri yer aldı.

Avrupa Komisyonu, AB’nin 2026 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı 120 sayfalık Türkiye Raporu’nu yayımladı. Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinden rapor hakkında yayımlanan değerlendirmede, şunlar kaydedildi:

“Avrupa Komisyonu’nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında ülkemizle ilgili hazırladığı rapor, Avrupa Birliği’nin (AB) ülkemize karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterlerle yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz. Söz konusu ithamlar, bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansımasıdır.

“KKTC’NİN MEŞRU HAKLARININ GÖZ ARDI EDİLDİĞİNİ MÜŞAHEDE EDİYORUZ”

Raporda, son yıllarda olduğu gibi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının uluslararası hukukla bağdaşmayan, gerçeklerden kopuk, maksimalist tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve menfaatleriyle haklı politikalarının bir kez daha göz ardı edildiğini müşahede ediyoruz. AB’nin, Kıbrıs meselesinde kayıtsız şartsız Kıbrıs Rum tarafının tutumunu benimsediği müddetçe çözüm çabalarına katkı sunmasının mümkün olmadığını bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz.

Rapordaki Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmeler uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olup Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’na dair ifadelerin de herhangi bir hükmü bulunmamaktadır.

GÜMRÜK BİRLİĞİ BEKLENTİSİ VURGULANDI

Diğer taraftan Türkiye’nin ekonomik ve parasal politikalar alanında kaydettiği ilerlemeye, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli buluyoruz. Ülkemizin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığıyla savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıfları olumlu değerlendiriyoruz. Raporda kayda geçirilen ekonomik ve ticari verilerin ortaya koyduğu üzere, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin haklı ve meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz.

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. Türkiye, ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir.”