(ANKARA)- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin saldırıları nedeniyle Suudi Arabistan’ın özellikle teknik konularda askeri ihtiyaçlarının olabileceğini belirterek, “Bunu karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında Burak Özcan ve Burcu Kaya’nın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Fidan; Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, Mekke İttifakı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye karşıtı açıklamaları, Suriye’deki gelişmeler, Gazze, Rusya-Ukrayna Savaşı, Ege’deki durum, Terörsüz Türkiye süreci ve yapay zekaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının ardından Mekke İttifakı’nın askeri bir angajmana girip girmeyeceğine ilişkin soru üzerine Fidan, şunları söyledi:
“Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve altyapısına çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim anlaşmamıza baktığımız zaman ülkelerin birbirlerine karşı bir müttefiklik sorumluluğu var. Cumhurbaşkanımız da sözünün eri olan bir lider. Devlet olarak imza attığımız bir konu var. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz. Özellikle durum analizlerini değerlendiriyoruz.”
Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki çatışmanın parçası haline getirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Fidan, şöyle devam etti:
“Suudi Arabistan bu denklemin dışında tutulmalı çünkü kendileri de buna katılmaya yönelik bir arayış içerisinde değiller. Geldiğimiz noktada Mekke İttifakı üyeleri olarak biz durumu yakından takip ediyoruz. Kamuoyuna yansımayan birtakım görüşmelerimiz var. Bu noktada askeri ihtiyaçları, özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz.”
“MEKKE İTTİFAKI ÇOK OYUN DEĞİŞTİRİCİ BİR PLATFORM OLACAK”
Mekke İttifakı’nın kurumsallaşmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Fidan, anlaşmada öngörülen sekretaryanın kurulması ve askeri karargâhın hayata geçirilmesine yönelik hazırlıkların hemen hemen tamamlandığını bildirdi.
Fidan, “Bir anlayış birliğine ulaşmış durumdayız. Artık bundan sonra personel gönderip karargâhın işlemesi aşaması kaldı. Ben o konudaki süreçten memnunum” dedi.
İttifakın diğer bölge ülkelerinin katılımına da açık olduğunu belirten Fidan, “Burası büyümeyecekse zaten bir ittifak alanı olmaz. Biz bir kamplaşma yapmış oluruz. Bizim bölgesel vizyonumuz, mümkün olan çok sayıda bölge ülkesinin bir araya gelip ortak savunma alanı kurmasıdır” diye konuştu.
İttifakın “kağıt üzerinde kaldığı” yönündeki yorumlara da yanıt veren Fidan, şunları kaydetti:
“Bu türden itibarsızlaştırma operasyonları, basın eliyle, dezenformasyon yöntemleriyle aslında bunun bir yansıması. Buna biz gülüp geçiyoruz. Bu, aslı astarı olmayan bir şey. Daha üç ay önce imzalanan bir anlaşmanın bu kadar hızlı adım atıyor olmasına rağmen bu şekilde nitelendirilmesi, bir şeyi başlamadan bitirmeye yönelik. Göreceksiniz, Mekke İttifakı çok oyun değiştirici bir platform olacak.”
“EKONOMİK YANSIMALAR TOLERE EDİLEBİLİR SEVİYEYİ GEÇTİ”
Babülmendep Boğazı’ndaki gerilimin sona erdirilmesine yönelik çok sayıda girişimin bulunduğunu belirten Fidan, sonuç alınabilmesi için bunların taraflarca kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerde son aylarda tıkanma yaşandığını ifade eden Fidan, “Yeni teklifler var, umarım kabul ederler. Yoksa kriz belli bir yere kadar tolere edildi ancak ekonomik yansımaları artık tolere edilebilir seviyeyi geçmeye başladı” dedi.
“TÜRKİYE UCUZ KIŞKIRTMALARA GELECEK BİR DEVLET DEĞİL”
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye karşıtı açıklamalarını değerlendiren Fidan, Netanyahu’nun iç politikadaki konumunu güçlendirmek ve kendisini vazgeçilmez göstermek için arayış içinde olduğunu söyledi.
Türkiye düşmanlığının da bu politikanın bir ürünü olduğunu belirten Fidan, şöyle konuştu:
“Bunu hafife alıyor değiliz. Burada ortaya konan sözler ve tavırlar, yakından takip ettiğimiz hususlar. Bölge ülkeleriyle olan özellikle askeri işbirliklerini yakından takip ediyoruz. Umulur ki İsrail hem kendisinin hem de bölgenin çıkarına olacak; barışa, saygıya ve işbirliğine dayalı bir dış politikayı benimser. Aksi takdirde gerçekten sadece giderek yalnızlaşmakla kalmayacak, bunun bedelini bölgeyle beraber kendisi de ödeyecek.”
Netanyahu’nun Suriye’de sorun çıkararak bunu kalıcı hale getirmeyi ve kendisini İsrail toplumu için vazgeçilmez göstermeyi amaçladığını savunan Fidan, şunları söyledi:
“Türkiye bu türden provokasyonlara, ucuz kışkırtmalara gelecek bir devlet değil. Bölgede ortaklarımız var. İsrail sadece bölgeye değil, dünyaya da tehdit. Bu böyle olduğu sürece gereken cevabın verileceğini düşünüyorum.”
“İSRAİL’İN TIKAYICI ROLÜ DEVAM EDİYOR”
Gazze Barış Planı’nın birinci aşamasından ikinci aşamasına geçilemediğini belirten Fidan, Hamas’ın birinci aşamada üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak İsrail’in yeni talepler ortaya koyduğunu söyledi.
Fidan, şöyle devam etti:
“İsrail kendisini bu anlaşmaya bağlı görmüyor. Şimdi en büyük problemimiz bu. Bir yıl aradan sonra buradaki kilitlenmenin aşılması gerekiyor ancak İsrail’in bu noktadaki tıkayıcı rolü devam ediyor. Uluslararası toplumun ve bu konuda görev alan ülkelerin bu tıkanmayı aşmak için çalışmaları gerekiyor.”
Gazze’ye ulaştırılan insani yardımların istenilen miktar ve hızda olmadığını belirten Fidan, İsrail’in bazı barınma malzemeleri, prefabrik yapılar ve inşaat malzemelerinin bölgeye girişine izin vermediğini söyledi.
İsrail’in Gazze’de seçilmiş hedeflere yönelik saldırılarını sürdürdüğünü ifade eden Fidan, Batı Şeria’da da yerleşimci şiddetinin giderek arttığını kaydetti.
“SURİYE’DE PRATİK ADIMLARIN DA ATILMASI GEREKİYOR”
Suriye ziyaretine ilişkin bilgi veren Fidan, yeni Suriye yönetimiyle üzerinde çalışılması gereken çok sayıda dosya bulunduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki konu ve projelerin düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajlarını Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya ilettiğini bildirdi.
Fidan, görüşmede bölgesel istikrar, bölgedeki riskler, Suriye’deki entegrasyon süreci ve terörle mücadele dahil birçok konunun ele alındığını söyledi.
Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin Fidan, şunları kaydetti:
“Şu anda yapılan beyanatlar, tavırların ortaya koyduğu niyetler fevkalade önemli. Kontrollü bir şekilde sürecin ilerletilmesine yönelik bir arzu görüyoruz taraflarda. Açıkçası bunu olumlu karşılıyor ve destekliyoruz. Şu anda ortaya konan beyanatlar iyi. Bunun gerisinde pratik adımların da atılması gerekiyor. Onu da yakından takip ediyoruz.”
“RUSYA VE UKRAYNA’YA TEKLİF GÖNDERDİK”
Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasındaki karşılıklı saldırılara değinen Fidan, savaşın bitirilmesine yönelik girişimlerin kalıcı sonuç üretmesinin mevcut koşullarda zor göründüğünü ancak çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 2023’e kadar klasik savaş, 2025’e kadar yıpratma savaşı, daha sonra ise yok etme savaşı haline geldiğini belirten Fidan, enerji, ulaştırma ve diğer ticari alanların giderek daha fazla hedef alındığını ifade etti.
Karadeniz’de limanların ve deniz hareketliliğinin hedef alındığını kaydeden Fidan, şöyle konuştu:
“Şimdi biz her iki tarafa da bu konuda bir teklif gönderdik. Ona ilişkin çalışmalarımız var, cevapları bekliyoruz. Taraflardan da buna yönelik cevaplar geldi. Bir noktaya götürmeye çalışıyoruz bunu açıkçası. Burada tarafların önceki anlaşmanın uygulamasından aldığı derslerden hareketle uyumlaştırılması zor.”
Önceliğin tahılın Karadeniz’den çıkarılması olduğunu belirten Fidan, tahılın hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın sattığı bir ürün olduğunu belirtti.
“UMARIZ KİMSE EGE’DE ÇILGINCA BİR HAREKET YAPMAZ”
Yunanistan’da iç siyasette Türkiye karşıtı söylemlerin kullanıldığını ifade eden Fidan, seçim atmosferi nedeniyle bu dilin bir süre daha devam edebileceğini söyledi.
Fidan, Türkiye ile Yunanistan arasında sorunların çözülmesi ve birbirlerine karşı sürpriz adımlar atılmaması konusunda anlayış birliğine varıldığını belirterek, şöyle konuştu:
“Biz resmiyette olana bakıyoruz. Silahlı Kuvvetlerimiz ve Sahil Güvenlik ekiplerimiz hassas durumdalar. Umarız kimse orada çılgınca bir hareket yapmaz. İrrasyonel bir noktada, maceracı adımlarla gitme niyetleri olursa bu devletin ciddiyeti ve gücü herkes tarafından biliniyor.”
“S-400 MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN YARATICI FİKİRLER VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılacak görüşmeye ilişkin de konuşan Fidan, CAATSA yaptırımlarının özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı açısından sorun oluşturduğunu söyledi.
Fidan, “Bunu kaldırmaya uğraşıyoruz. Bunun başlamasına sebep olan S-400 meselesinin çözüm yolunda da birtakım yaratıcı fikirler var. Bunları karşılıklı iyi niyetle hayata geçirmeye çalışıyoruz. İnşallah o konuda olumlu adımlar atacağız diye umut ediyorum” dedi.
ERDOĞAN’IN BM KONUŞMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nda yapacağı konuşmaya ilişkin bilgi veren Fidan, Erdoğan’ın dünya sorunlarına Türkiye’nin getirdiği çözüm önerilerini içeren kapsamlı ve vizyoner bir konuşma yapacağını söyledi.
Fidan, Erdoğan’ın konuşmasında insanlık değerleri temelindeki çözüm önerilerinin yanı sıra yapay zekanın gelecekte doğurabileceği riskler karşısında ortak adım atılması gerektiğine ilişkin mesaj vereceğini bildirdi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE DİYARBAKIR’DA OLUMLU YANKI BULDU”
Diyarbakır ziyaretine ilişkin konuşan Fidan, “Terörsüz Türkiye’nin orada inanılmaz derecede olumlu yankı bulduğunu gördüm. Zaten taban buna hazır” dedi.
Farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiğini belirten Fidan, Kürt kimliğinin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik atılan adımlardan duyulan memnuniyeti dinlediğini söyledi.
“SİLAHLARIN BIRAKILMASIYLA İLGİLİ SOMUT ADIMLAR GERÇEKLEŞMEDİ”
Terör örgütünün Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini açıkladığını hatırlatan Fidan, aradan bir yıldan fazla süre geçtiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Silahların bırakılmasıyla ilgili somut adımların atılması şu ana kadar gerçekleşmedi. Bundan sonra gerçekleşmesi için birtakım mekanizmaların hayata geçmesi gerekiyor. Onun için zaman faktörünün önemli olduğunu düşünüyorum. Daha hızlı olabilir ama dikkatli olmak gerekiyor.”
Suriye ve Irak yönetimlerinin kendi silahlı kuvvetleri dışında silahlı grupların faaliyet göstermesine izin vermeme konusunda kararlı olduğunu belirten Fidan, “Umarız örgüt bu imkanı iyi değerlendirir. Karşılıklı atılacak adımlarla bu sorunu kalıcı olarak gündemimizden çıkarırız” dedi.
“YAPAY ZEKA ULUSAL GÜVENLİKLE İLGİLİ BİR KONU”
Yapay zeka alanında Türkiye’nin seferberlik başlatması gerektiğini ifade eden Fidan, ABD ve Çin’in kendilerini yeni bir çağa hazırladığını söyledi.
Bu teknolojinin gelecekte ülkeler arasında bir yaptırım aracına dönüşebileceğine dikkati çeken Fidan, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle birlikte büyük veri merkezleri kurması gerektiğini belirtti.
Fidan, “Bu, sıradan bir teknolojik rekabet meselesi değil. Ulusal güvenlikle ve var olmayla ilgili bir konu. Çok yukarıda bir konu. Konuyu oradan görüp, oradan götürmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.




