Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dilovası Davası… Aileler: Biz devletimize ‘Bize ekmek gönder, su gönder’ demiyoruz. Adil bir yargılama ve sorumlulara hak ettiği cezaların verilmesini istiyoruz

Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınıyla ilgili davanın üçüncü duruşmasında mahkeme 6 sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi. Yangında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, duruşma sonrası davanın görüldüğü Kandıra Cezaevi önünde avukatlarla birlikte açıklama yaptı. Taşdemir, “Biz devletimizden bunu bekliyoruz. Devletimize ‘Bize ekmek gönder, su gönder’ demiyoruz. Adil bir yargılama, bunların hak ettiği cezaların verilmesini görmek istiyoruz” dedi.

Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınıyla ilgili davanın üçüncü duruşmasında mahkeme

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Umut Emre GÖKBULUT

(KOCAELİ/KANDIRA) Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınıyla ilgili davanın üçüncü duruşmasında mahkeme 6 sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi. Yangında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, duruşma sonrası davanın görüldüğü Kandıra Cezaevi önünde avukatlarla birlikte açıklama yaptı. Taşdemir, “Biz devletimizden bunu bekliyoruz. Devletimize ‘Bize ekmek gönder, su gönder’ demiyoruz. Adil bir yargılama, bunların hak ettiği cezaların verilmesini görmek istiyoruz” dedi.

Dilovası’nda kaçak parfüm dolumu yapılan Ravive Kozmetik Fabrikasında çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçinin can vermesiyle ilgili davanın üçüncü duruşması Kandıra Cezaevi içindeki duruşma salonunda yapıldı.

Mahkeme tutuklu sanıklar İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Önceki duruşmada tahliye edilen sanıklar Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve Aleyna Oransal’ın tutuklanmaları yönündeki talepleri reddeden mahkeme 3 sanık hakkında verilmiş olan adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına devam edilmesine karar verdi.

Ayrıca mahkeme tarafından, firari sanık Ümit Çelik hakkında çıkarılan yakalama emrinin devamına ve adreslerinde ulaşılamayan tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verildi.

Aileler ve avukatlar, ulaşım zorluğu ve erişim kısıtlılığı nedeniyle duruşmaların Kandıra Cezaevi’nde görülmesine yönelik itirazlarını bu duruşmada da dile getirmişti. Sonraki duruşma için 8 Eylül 2026 tarihini belirleyen mahkeme duruşmanın Kandıra Cezaevi’nde yer alan duruşma salonunda görülmeye devam edilmesine karar verdi.

Duruşmanın ardından cezaevi çıkışında toplanan aileler ve avukatları açıklama gerçekleştirdi. Ailelerin avukatlardan Uğur Çelebi duruşmaya ilişkin değerlendirmede bulundu. Çelebi şöyle konuştu:

“KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ İDDİANAMENİN KABUL EDİLMESİNİ VE BİRLEŞTİRME YÖNÜNDE KARAR BEKLİYORUZ”

“Verilen Güven Demirbaş ve Ünal Arslan’ın biz tekrardan tutuklanmasını talep ettik. Çünkü dosyada gelişen, değişen hiçbir durum yoktu. Bu aşamada bir taliye kararı verilmesinin yanlış olduğunu, hukuka aykırı olduğunu ve tekrar tutuklama kararı çıkmasını talep ettik. Ve özellikle kamu görevlileri dosyasıyla bu dosyamızın birleşme durumu söz konusuydu. O dosyada da 7 kişiyi tutuklamışlardı, bir hafta sonra 2 kişiyi salıvermişlerdi. Ama o dosyada da halen 5 tutuklu bulunmakta. O dosyanın iddianamesi düzenlendi. Bu mahkemeye gönderildi. Bu mahkemede iddianameyi kabul edip etmeme konusunda bir karar verecek. Ondan sonra bu davayı birleştirme yönünde bir iradeleri olacağını düşünüyoruz. Mahkemenin de eğer iddianamede bir eksiklik yoksa bu şekilde bir karar vereceğini düşünüyoruz.

Dördüncü celsenin 8 Eylül tarihinde ve yine burada (Kandıra Cezaevi) yapılacağı söylendi. Bu duruşmaların Gebze yargı çevresinde görülmesi gerektiğini, oradan bir yer tertip edilip ona göre bir düzen tertibat sağlanması gerektiğini söyledik. Çünkü özellikle Dilovası’ndan, çevre illerden, Gebze’den insanların buraya gelmesi, bu davayı takip etmesi çok zor. Biz cezaevi içerisinde yapılan bir yargılamanın da aslında algı olarak kötü bir algı olduğu kanaatindeyiz. Ama mahkeme heyeti, ‘Kamu görevlileri dosyasından da birleşme olacak, güvenlik endişemiz var’ diyerek yine bu talebimizi reddetti.

“ADALET MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK SONUNA KADAR”

Araştırmak istediğimiz tevsii tahkikat (soruşturmanın genişletilmesi) taleplerimiz vardı, bunların da reddine karar verildi. Sanık müdafilerin taleplerini de reddetti. Eksik olan bazı hususların olduğunu söyledi mahkeme heyeti. Onlar geldikten sonra bir bilirkişi raporu alacağını, tek bir rapor düzenleyeceğini, suç vasfını da belirleyecek şekilde bir rapor düzenlemek istediklerini söylediler ve duruşmayı ertelediler. 50 güne yakın bir gün verdiler. Zaten araya adli tatil giriyor. Bizim adalet mücadelemiz devam edecek sonuna kadar, hak yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Yangında ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren işçi Tuncay Yıldız’ın oğlu Alihan Yıldız ise yaptığı açıklamada, fabrikanın sahibi İsmail ve Altay Ali Oransal kardeşlerin fabrikanın tüm sorumluluğunun soruşturma kapsamında tutuklandıktan kısa süre sonra cezaevinde yaşamını yitiren baba Kurtuluş Oransal’da olduğu yönündeki savunmalarına ilişkin babasının cep telefonunu işaret etti. Babasının telefonuna hala ulaşılamadığını söyleyen Yıldız şöyle konuştu:

BABASININ TELEFONUNUN PEŞİNDEKİ GENÇ KONUŞTU

“Kimse (sorumluluk) kabul etmiyor. Kim sorumlu? Biz anlamış değiliz yani. Ama babamın Whatsapp geçmişi tamamen bu delilleri ortaya çıkartıyor. Whatsapp geçmişinde bütün her şey ortada. Biz buna şu anda ulaşmaya çalışıyoruz. Farabi Hastanesi’ne kadar cep telefonu gitmiş çalışır vaziyette, sonrasında kapanıyor. Bir türlü bulamıyoruz. Şu anda da hala araştırmaya devam ediyoruz. Orada zaten İsmail Oransal’ın da, Gökberk Güngör’ün de, Ali Altay’ın da babamla olan yazışmaları, fabrikayla olan ilişkileri, hepsi gayet ortada zaten. Biz bunu bir sonraki mahkemede inşallah sunacağız.”

Yangında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ise şöyle konuştu:

“SUÇLU OLANLAR CEZALARINI ÇEKSİN”

“600 tane milletvekili var Büyük Millet Meclisi’nde, bugün bu mahkemede bir tane milletvekili görmedik. Çıkıyorlar Meclis’te ailelere ‘Başınız sağolsun’ diyorlar. Filistin’de ölen adama da başın sağolsun diyorsun kendi vatandaşına da aynısını söylüyorsun. Değişen bir şey yok. Kamu görevlilerine verilen cezalarını görene kadar içimiz rahat etmez. Bunu her seferinde söylüyoruz. Ne zaman ki bunlar yargılanırsa, gerekli cezayı alırsa o zaman belki içimiz biraz rahat eder. Başka türlü içimiz rahat etmez. Dilovası Belediyesi, Kocaeli Belediyesi, Dilovası Kaymakaymı, Kocaeli Valisi, hepsi suçludur.

Suçluyu biz gidip de hangi milletvekiline, hangi bakana şikayet edeceğiz? Suçlu olanlar cezasını çeksinler. Biz de rahat edelim. Biz devletimizden bunu bekliyoruz. Devletimize ‘Bize ekmek gönder, su gönder’ demiyoruz. Adil bir yargılama, bunların hak ettiği cezaların verilmesini görmek istiyoruz. 600 milletvekili, çıksın birisi söylesin TBMM’de; desin ki, ‘7 tane insan kömür oldu’. Biz de tamam diyelim.”

SEYİT ASLAN: HUKUKSUZLUK VE ADALETSİZLİK KARŞISINDA SUSMAYACAĞIZ

Önceki duruşmalar gibi üçüncü duruşmayı da takip eden Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan şu açıklamayı yaptı:

“Hukuksuzluk ve adaletsizlik sürüyor. Ailelerin, hukukçuların ve demokrasi güçlerinin duruşmanın Gebze Adliyesi’ne alınması yönündeki haklı talebi yargı tarafından görmezden geliniyor. Yalıtılmış duruşma salonu ve ulaşımın zorluğu, yaşamını yitiren işçilerin aileleri için adeta ikinci bir cezaya dönüşüyor. Aileler bu duruma haklı olarak isyan ediyor. Adalet Bakanı, faili meçhul cinayetleri aydınlatmaktan söz ediyor. Oysa failleri belli olan Dilovası Katliamı’nda, başta kamu görevlileri olmak üzere gerçek sorumlular hâlâ yargı önüne çıkarılmıyor. Yaşanan hukuksuzluk, geciken adalet ve gerçek sorumluların korunması, yargının bir kez daha sermayeden yana tavır aldığını gösteriyor. Bu hukuksuzluk ve adaletsizlik karşısında susmayacağız, geri adım atmayacağız. Tüm sorumlular yargılanıp hak ettikleri cezayı alana kadar adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”

BARAN SEYHAN:ADALET ARAYIŞINDA YANLARINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİM

Duruşmayı izleyen CHP’li Baran Seyhan “Dilovası Katliamı davasının üçüncü duruşmasını seçilmiş kadrolar adına takip ettim. Cayır cayır yanarak ölen 3’ü çocuk 7 kişinin yakınlarının feryatlarını gözyaşı dökmeden dinlemek imkansız. Adalet arayışlarında yanlarında olmaya devam edeceğim” paylaşımını yaptı.