Haber: Mehmet OFLAZ
(ANKARA) – Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde 77 kişinin yaşamını yitirdiği Hünkar Apartmanı’nın karar duruşmasında, müteahhit Osman Kala’yı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırırken, öte yandan kamu görevlilerinin de aralarında olduğu 4 sanığın beraatine karar verdi.
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’teki depremlerde Dulkadiroğlu ilçesi Kayabaşı Mahallesi’ndeki Hünkar Apartmanı’nın yıkılması sonucu 77 kişi yaşamını yitirdi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı; önce binanın müteahhidi Osman Kala, statik proje müellifi ve fenni mesul Harun Gümüşer, ardından binanın inşa aşamasında gerekli izin ve onay işlemlerini yapan Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri Fatih Diş, Hülya Çelik ve Zeynel Abidin Şerefoğlu hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan dava açtı. İki dosya daha sonra birleştirildi.
SAVCI TÜM SANIKLARIN CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ
Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasında tüm sanıkların cezalandırılmasını talep etti.
Depremde anne ve babasını kaybeden bir müşteki, şikayetinin devam ettiğini belirterek tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Sanık Osman Kala, “Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim” dedi. Sanık Harun Gümüşer ise “Bilirkişi raporunda kusursuz olarak belirtildim. Bu durum benim savunmalarımı doğruladı, beraatimi talep ederim” diye konuştu.
SANIĞA İYİ HAL İNDİRİMİYLE 12 YIL 2 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI
Mahkeme heyeti, Osman Kala’ya “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 14 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Heyet, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkisini göz önüne alarak “iyi hal” indirimi uyguladı ve sanığın 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükümle birlikte tutuklanmasına karar verdi.
Heyet ayrıca, sanık Harun Gümüşer ile 3 kamu görevlisi sanık hakkında, “atılı suç açısından kast veya taksirlerinin bulunmadığının anlaşıldığı” gerekçesiyle beraatlerine hükmetti.

