(ANKARA) – DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Ankara’da NATO Zirvesi gerekçesiyle yapılan operasyonlara tepki gösterdi. Koçyiğit, “İktidar, NATO’ya ‘güvenlik vitrini’ sunarken kendi yurttaşlarına baskı, gözaltı ve tutuklama rejimini dayatmaktadır. Bu kararlar hukuki değil, siyasidir. Bu kararlar adaletin değil, korku siyasetinin ürünüdür” dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Ankara’da NATO Zirvesi gerekçesiyle günlerdir sürdürülen operasyonlara ilişkin açıklama yaptı. Koçyiğit, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’da NATO Zirvesi bahanesiyle günlerdir sürdürülen operasyonların gerçek amacı bugün verilen kararlarla bir kez daha ortaya çıkmıştır. 225 kişinin gözaltına alındığı süreçte 103 kişi tutuklanmış, 26 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. İktidar, NATO’ya ‘güvenlik vitrini’ sunarken kendi yurttaşlarına baskı, gözaltı ve tutuklama rejimini dayatmaktadır. Demokratik protesto hakkını kullananlar, düşüncesini ifade edenler, barış talebini yükseltenler kriminalize edilmekte; hukuk ise siyasi talimatların aracı haline getirilmektedir.
Ev baskınlarıyla kapılar kırılmış, insanlar silahların gölgesinde gözaltına alınmış, ters kelepçe ve kötü muamele iddiaları kamuoyuna yansımıştır. Avukatların dosyalara erişimi engellenmiş, savunma hakkı fiilen ortadan kaldırılmıştır. Şimdi de bu hukuksuz sürecin devamı olarak tutuklama kararlarıyla topluma gözdağı verilmektedir.
Açık söylüyoruz: Bu kararlar hukuki değil, siyasidir. Bu kararlar adaletin değil, korku siyasetinin ürünüdür. Bir ülkenin güvenliği; yurttaşlarının susturulmasıyla, meydanların boşaltılmasıyla, gençlerin, emekçilerin, demokratik haklarını kullanan insanların cezaevlerine gönderilmesiyle sağlanamaz.
İktidarı, Anayasa’ya, hukukun evrensel ilkelerine, insan haklarına ve demokratik değerlere dönmeye çağırıyoruz. Baskıyla itaat yaratmaya çalışanlar bilmelidir ki; demokrasi talebi de özgürlük mücadelesi de tutuklanamaz. Bu siyasi operasyonun sonucu olan tutuklama ve ev hapsi kararları derhal geri çekilmeli; yargı, iktidarın baskı aygıtı olmaktan çıkarılarak hukukun gerekleri yerine getirilmelidir.”
