(ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, çerçeve yasanın hala parlamentoya gelmediğini belirterek, “O bayramdan önce, bu bayramdan sonra şu milattan önce, şu milattan sonra diye diye bakın Meclis, temmuz ayında bir yasama dönemini kapatmak üzere. Ve hala bu yasa gelmiş değil. Bu yasayı Kürt halkı, Türkiye halkları olarak, Türkiye’nin bütün demokrasi güçleri olarak hep birlikte bekliyoruz” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin öncülüğünde Mersin’de terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle düzenlenen mitinge katıldı.
Tülay Hatimoğulları, Millet Parkı’nda yaptığı konuşmada, “Barışı en iyi anlayan, en iyi özümseyen; bütün farklı halkların ve inançların bir arada, kardeşlik köprüsüne ev sahipliği yapan Çukurova’dır. Burada Kürtler, Araplar, Ermeniler, Romanlar aynı mahallede yaşıyor. Ve kapı komşusu olarak, halklar fiilen Çukurova’da kardeşlik köprüsünü çoktan ama çoktan kurmuşlardır. Ve ümit ediyoruz ki halkların kurduğu bu kardeşlik köprüsü, bir devlet politikasına dönüşür ve gerçekten devletin uyguladığı politikalar, barışla bu süreci taçlandırmaya sebebiyet verir” dedi.
“KADİR İNANIR’I HEP BERABER HAKK’A UĞURLAYACAĞIZ”
Usta sanatçı Kadir İnanır’ı saygıyla ve minnetle andığını belirten Hatimoğulları, “İyi ki tanıştık ve Kadir İnanır, barışa yürekten inanıyordu. Kürt halkının haklarını alması için bir sanatçı duyarlılığıyla elinden gelen her türlü çabayı gösterdi. Ölüm döşeğinde ona geçmiş olsun ziyaretine gittiğimizde, sevgili Jülide Kural bize bunu uzun uzun anlattı. Ben burada onun hayat arkadaşı olan ve feminist mücadelenin kadın bakış açısını tiyatrolarına, sanata ustaca taşıyan değerli Jülide Kural’a; bütün sanat camiasına, Türkiye halklarına ve onun dostları olan Kürt halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Yarın onu hep beraber Hakk’a uğurlayacağız. Güle güle sevgili Kadir İnanır” diye konuştu.
“KÖK YASA, ÇERÇEVE YASAYI BEKLİYORUZ”
Hatimoğulları, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla Türkiye’de tarihi bir süreç başlamış oldu. ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’. Bu süreç başladıktan sonra elbette ki gelişmelerin çok daha hızlı olmasını hep birlikte bekliyorduk. Bugün bu alanı dolduran değerli halklarımız, ekranı başında bizleri izleyen değerli halklarımızın soruları, kaygıları, endişeleri ve umutları hepsini inanın biliyoruz ve yürekten hissediyoruz. Ve bu duygu ve bu düşünceyle bu süreci hep birlikte götürmeye çalışıyoruz. Bütün Türkiye kamuoyu ve dünya bilir ki Sayın Öcalan’ın çağrısına örgütü olumlu yanıt verdi. Ve bir fesih kararı açıkladılar yaptıkları kongrede. Akabinde silah yakma töreni gerçekleştirdiler. Ve Türkiye’de stratejik olarak silahsız bir mücadelenin benimseneceğine dair çok güçlü mesajlar verdiler. Bunun karşılığında devlet ve iktidar ne yaptı? İşte asıl önemli soru bu. Çok önemli bir komisyon oluştu parlamentoda. Çok da önemli çalışmalar yaptı. Doğrudur. Ama onun akabinde özellikle beklenen kök yasa, çerçeve yasa hala parlamentoya gelmiş değil. O bayramdan önce, bu bayramdan sonra şu milattan önce, şu milattan sonra diye diye bakın Meclis Temmuz ayında bir yasama dönemini kapatmak üzere. Ve hala bu yasa gelmiş değil. Bu yasayı Kürt halkı, Türkiye halkları olarak, Türkiye’nin bütün demokrasi güçleri olarak hep birlikte bekliyoruz.
Kürt sorunu sadece bir yasaya sığdırılarak, tabii ki çözülmez. Bunun farkındayız. Ama bu yasayı neden bu kadar önemsedik? Neden her mikrofonu elimize aldığımızda, neden her toplantıda ve konuşmamızda bu çerçeve yasayı gündem ettik biliyor musunuz? Çünkü bu yasa çıkarsa bu kök yasa başka yasalar için bir zemin hazırlayacak. Bunu umut ediyoruz. Ve ilk kez Kürt sorunu yasal ve hukuki zeminde konuşulmuş olacak. Bir yasayla, bir hukuki metinle işlenmiş olacak. Bu çok değerli, çok kıymetli. Bu bakımdan bu çerçeve yasa için şunu söylüyoruz: İktidardan doğru taslağın geleceğine dair açıklamalar yapıldı. Bu açıklamaların akabinde ‘Yetiştiremedik. Ne yapalım? Şimdi de kalsın. Gelecek yasama dönemine yani ekime kalsın’ denmemesini umut ediyoruz. Yüz binler bu yasanın çıkmasını istiyor. Talebini halk haykırıyor. Bu yasa çıkmazsa bu yasayı yine geciktirmeyi hedeflerlerse şu bilinmeli ki ipe un serme hali devam ediyor. Ve bizler bunu asla ve asla kabul etmeyiz. Barış talebi sadece Kürt’ün talebi kalmamalı. Barış sadece Kürt’ün işine yaramayacak. Barış en başta Türk halkının ve diğer bütün halkların hayatını kolaylaştıracak demokrasinin önünün açılması için bu barış süreci yol yapacak. Ve bu bakımdan bütün Türkiye halkları olarak Kürt halkıyla dayanışma içinde bütün demokrasi güçleri olarak hep beraber barışı haykıralım.”
