Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

DEM Parti’den Hüseyin Can Güner’in görevden uzaklaştırılmasına tepki: “Hukuk, siyasi rakipleri tasfiye etmenin aracı haline getirilemez”

DEM Parti’den Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasına ilişkin, “Yargının bağımsızlığını yitirip iktidarın siyasal hesaplarının aracı haline getirilmesi, yalnızca seçilmişlere değil halkın iradesine de müdahaledir. Hukuk, adaleti işletmenin değil siyasi rakipleri tasfiye etmenin aracı haline getirilemez” açıklaması yapıldı.

DEM Parti'den Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in tutuklanması ve

(ANKARA) – DEM Parti’den Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasına ilişkin, “Yargının bağımsızlığını yitirip iktidarın siyasal hesaplarının aracı haline getirilmesi, yalnızca seçilmişlere değil halkın iradesine de müdahaledir. Hukuk, adaleti işletmenin değil siyasi rakipleri tasfiye etmenin aracı haline getirilemez” açıklaması yapıldı.

DEM Parti’nin sosyal medya hesabından Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasına ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Savcılık tarafından daha önce takipsizlik kararı verilen bir soruşturmanın yeniden gündeme getirilerek Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması ve görevden uzaklaştırılması, hukukun değil siyasetin işletildiğinin açık göstergesidir. Yargının bağımsızlığını yitirip iktidarın siyasal hesaplarının aracı haline getirilmesi, yalnızca seçilmişlere değil halkın iradesine de müdahaledir. Hukuk, adaleti işletmenin değil siyasi rakipleri tasfiye etmenin aracı haline getirilemez. Demokratik toplumun güvencesi; bağımsız, tarafsız ve evrensel hukuk ilkelerine bağlı bir yargıdır. Yargının iktidarın sopası olarak kullanılmasına, hukuk güvenliğinin ortadan kaldırılmasına ve seçme-seçilme hakkını hedef alan bu anlayışa derhal son verilmelidir.”