(İSTANBUL) Dünya sahne sanatlarının en prestijli topluluklarından biri olan Cirque du Soleil 10 yıl aradan sonra, böceklerin büyüleyici ve hareketli evrenini merkeze alan OVO gösterisiyle İstanbul’da izleyiciyle buluşuyor. OVO, 21–24 Mayıs tarihleri arasında toplam 8 gösteriyle Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda sahnelenecek. OVO’nun kıdemli basın sorumlusu Janie Mallet ve sanatçı ekibinde yer alan Muhammed Emir Buhari Erdoğan bu akşam gerçekleştirilecek ilk gösteri öncesi ANKA’ya konuştu.
Dünya sahne sanatlarının en prestijli topluluklarından biri olan Cirque du Soleil 10 yıl aradan sonra, böceklerin büyüleyici ve hareketli evrenini merkeze alan OVO gösterisiyle İstanbul’da izleyiciyle buluşuyor. Böceklerin dünyasında, yaşam döngüsünü, dönüşümü ve doğanın enerjisinin akrobasiyle dinamik ve etkileyici bir şekilde sergilendiği yapım, 21–24 Mayıs tarihleri arasında toplam 8 gösteriyle Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda sahnelenecek. 2009 yılında Montreal’de prömiyerini yapan ve bugüne kadar 40’tan fazla ülkede milyonlarca izleyiciye ulaşan OVO, dev dekorlar, etkileyici müzikleri ve 53 sanatçının göz alıcı kostümleriyle insan bedeninin sınırlarını zorlayan performansları ile İstanbul’da izleyicilere unutulmaz bir deneyim vadediyor.
TÜRK SANATÇI ERDOĞAN: BREAK DANSA DENİZLİ’DE SOKAKTA ANTRENMAN YAPARAK BAŞLADIM
OVO ekibindeki bir Türk sanatçı da yer alıyor. Cirque Du Soleil’e katılan ilk Türk sanatçı olan 35 yaşındaki Muhammed Emir Buhari Erdoğan, Deniz’li sokaklarda antrenman yaparak başladığı break dansı şimdi OVO şovunda sergiliyor. Erdoğan şovda aynı zamanda Rou Cyr çemberi de kullanıyor. Bu akşam gerçekleşecek ilk gösteri öncesinde ANKA’ya konuşan Erdoğan İstanbul’da sahne alacak olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Erdoğan, “Avrupa turnesindeki en keyifli şehir, bunu diğer arkadaşlarımdan da duydum. İstanbul’u çok beğendiler. Burada olmak gerçekten güzel, seyirciyle buluşmayı dört gözle bekliyoruz” dedi.
2022 yılında Cirque Du Soleil ekibine dahil olduğunu, yaklaşık 1 yıldır da OVO yapımında yer aldığını belirten Erdoğan Cirque Du Soleil sanatçısı olmaya ilişkin, “Temposu yoğun ama oldukça keyifli” dedi. Gösteri ve seyahatlerle dolu yoğun tempolu süreçte antrenmanlarını haftanın 6 günü sürdürdüğünü belirten Erdoğan, “Temposu yoğun ama oldukça keyifli. Her hafta yoğun bir şekilde gösteri yapıyoruz, her hafta farklı bir ülkeye gidiyoruz. Her şey yoğun bir tempoda geçiyor” şeklinde konuştu.
MALLET: NEREDEYSE KÜÇÜK BİR KÖYÜ DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA TAŞIYORUZ
“İstanbul gibi böylesine bir tarihe ve kültüre sahip olan ve çok fazla çeşitlliliğin bulunduğu bir şehrin bu şov için mükemmel bir yer olduğunu düşünüyorum” diyen OVO’nun kıdemli basın sorumlusu Janie Mallet de 25 farklı milletten 100 kişilik ekiple dünyayı dolaşan OVO yapımına ilişkin bilgi verdi. “21 TIR’la, teknik ekipten, personele, mutfak ekibi ve şeflere kadar, neredeyse küçük bir köyü dünyanın dört bir yanına yanımızda taşıyoruz” diyen Mallet, “Dünyanın dört bir yanından farklı sanat formlarında çok sayıda ögeyi bir araya getiriyoruz. Sahnede 53 sanatçı var, içlerinde olimpik akrobat bile bulunuyor; 7 müzisyenimiz var,şov boyunca canlı çalıyorlar. Teknoloji, dev dekorlar… Şovda herkese hitap edecek bir şey var. Gerçekten kaçırılmaması gereken bir şey” ifadelerini kullandı.
Mallet şöyle konuştu:
“Günümüzde her şeyi televizyondan ve platformlardan izlemeye çok alışkınız ama canlı bir performansın yerini hiçbir şeyin tutamayacağını düşünüyorum. Çünkü binlerce insanla aynı anda aynı salonda aynı nefesi almak, sahnedeki akrobatların nefeslerini duymak, makyajlarını görmek, birbirleriyle fısıldaşmalarını duymak ve onların performansına sizinle beraber oturan binlerce insanın tepkisini canlı canlı o an hissetmek, o an ortaya çıkan o duygusal yoğunluğun yerine başka hiçbir şey konamaz. Burada ortak kollektif bir deneyim ortaya çıkıyor. Bu da insanlar için hayat boyu kıymetli bir deneyim olarak kalıyor, televizyonda bir şey izlemeye benzemiyor.
“ÇOK HEYECANLIYIZ”
17 senedir bu şovla dünyanın dört bir yanına seyahat ediyoruz. 41’den fazla ülkeye gittik ve bu 7’den 70’e herkese hitap eden bir şov. Ve İstanbul gibi böylesine bir tarihe ve kültüre sahip olan ve çok fazla çeşitlliliğin bulunduğu bir şehrin bu şov için mükemmel bir yer olduğunu düşünüyorum. Ekipte Türkiye’den bir akrobatımız var. Bize yapılacakların, ne yememiz nereyi ziyaret etmemiz gerektiğinin listesini yaptı. Şimdi de sadece gezmekle kalmayıp seyirciyle buluşup bu deneyimi birlikte yaşamak için çok heyecanlıyız.
“21 TIRLA SEYAHAT EDİYORUZ”
Bu şovla 25 faklı milletten 100 kişi olarak tam zamanlı geziyoruz. Bunun 53’ü sahnede gördüğünüz sanatçılar. Yani neredeyse aynı sayıda insan da sahne arkasında bu şov için çalışıyor. Teknik ekipten, personele, mutfak ekibi ve şeflere kadar, neredeyse küçük bir köyü dünyanın dört bir yanına yanımızda taşıyoruz. Sahne, ekipmanlar, tam kapasite spor salonu, kostüm alanı, her gün bizim için yemek hazırlayan bir ekibimiz var, ofislerimiz, giyinme odaları, çamaşır makinalarımız, bunları taşımak için 21 tırla seyahat ediyoruz. Kısacası şovu tüm yıl boyunca sürdürmek ve işletmek için ihtiyacımız olan her şey yanımızda taşıyoruz. Liz Vandal. Tarafından tasarlanan kostümlerimiz her sanatçı için özel olarak Kanada Montreal’de elle hazırlanıyor. Özetle, beyaz kumaşı alıyoruz, boyamasını, baskısını kendimiz yapıyoruz. Kıyafetler için 3 boyutlu tarama yapılıyor, 100’den fazla ölçü alınıyor. Çünkü burada yoğun fiziksel hareketten ve akrobatlardan söz ediyoruz. Bu nedenle her şey kişiye özel ve şovda yapıtklarına göre, vücutlarına tam uyumlu olacak şekilde dikiliyor. Ve ‘böcek’lerin görünümü makyajla tamamlanıyor.”

