Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çıplak arama iddiası… CHP’li İzgi’den AK Partili Türkyılmaz’a: Siz hiç işkenceyi, çıplak aramayı tutanak altına alan kolluk görevlisi gördünüz mü?

Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in İBB Davası’nda yaptığı savunmada gözaltı sürecinde maruz kaldığı çıplak arama ve psikolojik işkence iddiaları tartışılmaya devam ediyor. Türker’in gözaltı sürecinde emniyetin güvenlik kameralarında kısa bir kesitin linkini paylaşan İBB Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, iddiaların doğru olmadığını savundu. Türkyılmaz’a yanıt yanıt İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Melendiz Dalyan İzgi’den geldi. “Bu bir insanlık ve vicdan meselesi” diyen İzgi, “‘Sadece mağdurun beyanı var.’ diyorsunuz ya; ben bugüne kadar işkenceyi tutanak altına alan bir kolluk görevlisi görmedim. Siz gördüyseniz söyleyin de bilelim. Hiç ‘İnsanlık onuruna aykırı şekilde çıplak arama yaptım.’ diye tutanak tutan bir kolluk görevlisi gördünüz mü, duydunuz mu?” diye sordu.

Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in İBB Davası'nda yaptığı

(İSTANBUL) Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in İBB Davası’nda yaptığı savunmada gözaltı sürecinde maruz kaldığı çıplak arama ve psikolojik işkence iddiaları tartışılmaya devam ediyor. Türker’in gözaltı sürecinde emniyetin güvenlik kameralarında kısa bir kesitin linkini paylaşan İBB Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, iddiaların doğru olmadığını savundu. Türkyılmaz’a yanıt yanıt İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Melendiz Dalyan İzgi’den geldi. “Bu bir insanlık ve vicdan meselesi” diyen İzgi, “‘Sadece mağdurun beyanı var.’ diyorsunuz ya; ben bugüne kadar işkenceyi tutanak altına alan bir kolluk görevlisi görmedim. Siz gördüyseniz söyleyin de bilelim. Hiç ‘İnsanlık onuruna aykırı şekilde çıplak arama yaptım.’ diye tutanak tutan bir kolluk görevlisi gördünüz mü, duydunuz mu?” diye sordu.

Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, İBB Davası’nın 9 Haziran tarihindeki duruşmasında gözaltı sürecinde yaşadıklarını anlatırken zorlanmış, ağlamış ve duygusal anlar yaşamış. Salondaki seyircilerin ve sanıkların da bir kısmının ağlayarak dinlediği konuşmasında Türker, 19 Mart’ta gözaltına alınma sürecini anlatmıştı. Tutuklandıktan sonra savcının davetiyle yapılan görüşmeyi de anlatan Türker “‘Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi? Velayetleri de sende? Senin çocukların reşit de değildi, değil mi? Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi. Bir anneye böyle denir mi?” diye sormuştu.

Fatoş Pınar Türker’in gözaltı sürecinde maruz kaldığı çıplak arama ve psikolojik işkence iddiaları tartışılmaya devam ediyor. Son olarak İBB Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, çıplak arama iddialarıyla ilgili 22 saniyelik bir görüntünün linkini paylaşarak bir açıklama yaptı.

“TÜRKER’İN ÜST ARAMASININ RUTİN GÜVENLİK KAPSAMINDA YAPILDIĞI GÖRÜLDÜ”

Türkyılmaz, “Türker’in gözaltında üst araması sırasında kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki iddiaları üzerine güvenlik kamerası kayıtları, doktor raporları ve resmî tutanaklar incelendi. Kamera kayıtlarına göre üst araması kadın polis memuru tarafından gerçekleştirildi ve yaklaşık 70 saniye sürdü. Görüntülerde işlemin rutin güvenlik prosedürü kapsamında yapıldığı görüldü. Doktor raporlarında herhangi bir fiziksel travma veya şikâyet kaydı bulunmadığı, gözaltı süresince yapılan avukat görüşmelerinde de bu yönde bir başvurunun yer almadığı ortaya çıktı” ifadelerine yer verdi.

İBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü avukat Melendiz Dalyan İzgi de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelerle Murat Türkyılmaz’a yanıt verdi:

“Çıplak arama gibi ‘işkence’ niteliğinde ciddi bir iddiayı araştırmak yerine sulandırmak sizlere yakışır! Atıf yaptığınız konuşmamda da söylediğim gibi, sosyal medyada halkı yanlış bilgilendirmekten çekinmediğiniz gibi, gerçekler ortaya çıkınca da ‘hatanızdan’ dönmüyorsunuz. Bu paylaşım size değil, yanlış algıyla yanıltmaya çalıştığınız kamuoyunadır.

“TEK BİR GÖRÜNTÜ İLE BU İDDİAYI ÇÜRÜTEMEZSİNİZ”

1- 70 saniyelik video 19 Mart tarihine ait; yani Fatoş Pınar Türker’in ilk gözaltına alındığı güne. Pınar Hanım 4 gün gözaltında kaldı. Sadece 19 Mart’a ait tek bir görüntüyle bu iddiayı çürütemezsiniz.

Pınar Hanım ifadesinde şöyle diyor:

“Artık kaçıncı gün bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, ‘Arama yapacağız’ dedi. Sırayla götürüyorlar bizi, sonra geri getiriyorlar. Ben de gittim. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler vardı, çok küçük bir odaydı. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Zaten çıplaksın, neyi kontrol edeceksin ama kontrol yaptı. ‘Tamam’ dedi, ‘Üstünü giyebilirsin.’

‘Peki’ dedim, ‘gidebilir miyim?’ ‘Hayır’ dedi. ‘Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Ondan sonra, utananlar varsa çıkabilir; ben utanmıyorum. Bu, insanların onurunu ve gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını çevir, arkanı dön, eğil’ dedi.”

2- Burada fiziksel değil, psikolojik işkence iddiası var. Hâliyle doktor kaydı bulamamanız şaşırılacak bir durum değil.

“BU ZAMANA KADAR İŞKENCEYİ, ÇIPLAK ARAMAYI TUTANAK ALTINA ALAN BİR KOLLUK GÖREVLİSİ GÖRDÜNÜZ MÜ?”

3- ‘Sadece mağdurun beyanı var.’ diyorsunuz ya; ben bugüne kadar işkenceyi tutanak altına alan bir kolluk görevlisi görmedim. Siz gördüyseniz söyleyin de bilelim. Hiç ‘İnsanlık onuruna aykırı şekilde çıplak arama yaptım.’ diye tutanak tutan bir kolluk görevlisi gördünüz mü, duydunuz mu?

4- ‘Avukat görüşmesi ya da şikâyeti yok.’ diyorsunuz. 19-23 Mart tarihleri arasında Vatan Emniyet’te bulunmadığınız için bu konuda fikir sahibi olmamanız normal. Aynı tarihlerde anayasal haklarını kullanan ve ülkemiz demokrasisine sahip çıkan gençler yaka paça gözaltına alındığı için emniyet adeta mahşer yeri gibiydi. Avukat-müvekkil görüşmeleri son derece kısıtlı ve zor koşullarda gerçekleşiyordu. Emniyete giden yollar kapatılmıştı; kimi zaman avukatların bile geçişine izin verilmiyordu.

5- Fatoş Pınar Türker’in ifadesinde önemli bir iddia daha vardı: Çocukları üzerinden baskı kurularak ifadeye zorlandığı. Bunu da hiç duymamış gibi yapacaksınız galiba…

“MESELE İNSANLIK VE VİCDAN MESELESİ”

Neyse… Dediğim gibi, bu bir insanlık ve vicdan meselesi. İfadenin ilgili kısımlarını ekran görüntüsü olarak paylaşıyorum. Umarım empati yaparak okuyabilirsiniz.

Bu arada, atıf yaptığınız konuşmamın en önemli kısmını da atlamışsınız:

‘Bu karanlık tablo değişir. Çünkü değişmeyen tek şey, değişimin ta kendisidir.’