Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Rize’de… İmamoğlu: “İftiralarını tek tek yüzlerine vuruyoruz”

CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Türkiye’yi hukuk ve demokrasi rotasından çıkarmaya kalkışanların yalanlarını, iftiralarını tek tek yüzlerine vuruyoruz. Bizler gerçekleri anlattıkça, iddianamenin aslında tam bir ‘itirafname’ olduğunu daha net görüyor milletimiz. O iddianame, siyasi rakibinden ve millet iradesinden ölesiye korkmanın itirafnamesidir” dedi.

CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem

(RİZE) – CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Türkiye’yi hukuk ve demokrasi rotasından çıkarmaya kalkışanların yalanlarını, iftiralarını tek tek yüzlerine vuruyoruz. Bizler gerçekleri anlattıkça, iddianamenin aslında tam bir ‘itirafname’ olduğunu daha net görüyor milletimiz. O iddianame, siyasi rakibinden ve millet iradesinden ölesiye korkmanın itirafnamesidir” dedi.

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 108’ncisi ve çay üreticilerinin taban fiyatlara ilişkin çağrıda bulunacakları Çay Mitingi Rize’de gerçekleşiyor.

Ekrem İmamoğlu da Silivri Marmara Cezaevi’nden mitinge mektup gönderdi. Mektubu, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz paylaştı. İmamoğlu, mektubunda şunları kaydetti:

“Tutsak edildiğim ilk günden beri, ‘hele bir mahkeme başlasın, asıl biz yargılayacağız onları’ diyordum. İşte o günlerdeyiz. Silivri zindanında kurulmuş mahkemede, mertçe bir yarışla seçim kazanamayacağını görüp, kirli ve karanlık işlere tevessül edenleri biz yargılıyoruz, biz. Koltuğunu koruyabilmek için Türkiye’yi hukuk ve demokrasi rotasından çıkarmaya kalkışanların yalanlarını, iftiralarını tek tek yüzlerine vuruyoruz. Bizler gerçekleri anlattıkça, iddianamenin aslında tam bir ‘itirafname’ olduğunu daha net görüyor milletimiz. O iddianame, siyasi rakibinden ve millet iradesinden ölesiye korkmanın itirafnamesidir. O iftiraname, bize kara çalmaya çalışanların tam tersine; bizim ne kadar dürüst, nasıl millet yararına çalıştığımıza dair belgelere, raporlara dönüşmüştür. İftiraname çökmüştür, tarihin çöplüğünde hak ettiği yeri bulmuştur.

“ALLAH’IN İZNİYLE BİZ HER KUMPASI AŞARIZ”

Karadeniz’in evladı merttir, yiğittir. Haksızlık gördü mü susmaz, hileyi yapanı gördü mü aldanmaz. Biz, o dimdik dağları aşarız; biz, o hırçın dalgaları aşarız. İçinizi ferah tutun; Allah’ın izniyle biz her kumpası aşarız! Elbet günü gelecek, doğduğum topraklara, canım Karadeniz’ime kavuşacağım. Sizlerle kucaklaşacağım. O gün, her zaman olduğu gibi, karşınıza alnım ak, başım dik, o hep bildiğiniz, güvendiğiniz, sevdiğiniz hemşehriniz Ekrem olarak çıkacağım. Beni ve çalışma arkadaşlarımı suç örgütü gibi gösterip milleti kandırmaya, milli iradeyi baskı altına almaya çalışanlar ise kimsenin yüzüne bakamayacak. Bilin ki içimde intikam hissinin, düşmanca duyguların zerresi yok. Benim tek derdim; bu cennet vatanın, herkesin içinde huzurla, güvenle, mutlulukla yaşadığı bir kurumlar ve kurallar ülkesi olmasıdır. Benim tek derdim; bu ülkenin nimetlerinin de külfetlerinin de adaletle dağıtılmasıdır. Benim inancım tam. Milletçe el ele vereceğiz ve güçlü, müreffeh bir geleceği kurmayı başaracağız. Bu yeni hayatta herkes için, her yerde adalet ve hürriyet hakim olacak. Herkesin, onuruna ve yeteneklerine yaraşan, geliriyle insanca yaşayabildiği, rahatça ailesini geçindirebildiği bir işi olacak. Her vatandaş; eğitiminin, emeğinin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Kazanılan gelirde, ödenen vergide adalet hakim olacak.

“UZAK BİR GELECEKTEN, TEMELSİZ, BOŞ HAYALLERDEN SÖZ ETMİYORUM”

Hep birlikte kuracağımız yeni hayatta devlet, tarlaların, çay ve fındık bahçelerinin, derelerin, ormanların, yaylaların satıcısı değil muhafızı olacak. Devlet, adalet üzerinde yükselecek ve güçlünün değil, haklının yanında duracak. Ülkemize bolluk ve bereket sosyal devletle, doğru ve temiz üretimle, adil bölüşümle gelecek. Ülkemize huzur ve kardeşlik milli iradenin önündeki tüm engellerin kaldırılmasıyla, hukukun üstünlüğüyle, tam demokrasiyle gelecek. Uzak bir gelecekten, temelsiz, boş hayallerden söz etmiyorum. İş ve ekmek, hak ve adalet mücadelesi verenler, hukuk ve demokrasiye inananlar bir araya gelirse, bu gücün, bu kudretin önünde kimse duramaz. Bir araya gelirsek, kendini ülkenin sahibi zanneden, vicdan ve merhamet yoksunu o bir avuç insana sandıkta hak ettikleri dersi veririz ve çok değil, 5 yılda Türkiye bolluğun bereketin, huzurun, kardeşliğin ülkesi olur. Benim inancım, kararlılığım, cesaretim tam. Biliyorum, çok sürmeyecek. Günü gelecek, milletçe her sabaha güvenle, huzurla, umutla uyanacağız. Hiç kimseyi geride bırakmadan, kimseyi dışlamadan yeni bir hayat kuracağız.”