Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Uzun, Akbelen’de “sahte belgeli Afgan işçi” çalıştırıldığı iddialarını üç bakanlığa sordu

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Akbelen’deki maden sahasında çalıştırılan Afganistan uyruklu işçilere ilişkin ortaya atılan “sahte belge”, “kayıt dışı istihdam” ve “güvenlik riski” iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Uzun, “Hangi işçi hangi belgeyle çalıştı, kim işe aldı, kim denetledi, kim göz yumdu; bütün bu soruların yanıtı kamuoyuna açık biçimde verilmelidir” dedi. 

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Akbelen’deki maden sahasında çalıştırılan Afganistan

(ANKARA)- CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Akbelen’deki maden sahasında çalıştırılan Afganistan uyruklu işçilere ilişkin ortaya atılan “sahte belge”, “kayıt dışı istihdam” ve “güvenlik riski” iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Uzun, “Hangi işçi hangi belgeyle çalıştı, kim işe aldı, kim denetledi, kim göz yumdu; bütün bu soruların yanıtı kamuoyuna açık biçimde verilmelidir” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Muğla’nın Milas ilçesinde Limak Enerji ve IC İçtaş Enerji ortaklığındaki Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilen kömür madenlerinde yaşandığı ileri sürülen olayları Meclis gündemine taşıdı. Uzun, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrı ayrı soru önergesi verdi.

Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, söz konusu maden sahasında çalışan 10 Afganistan uyruklu işçi hakkında jandarma tarafından işlem yapıldığı, bu kişilerin Afganistan’da bir örgütle bağlantılı oldukları gerekçesiyle sınır dışı edilmek üzere idari gözetim altına alındığı veya tutuklandığı ileri sürüldü.

Uzun, İçişleri Bakanlığına yönelttiği sorularda bu iddiaların doğru olup olmadığını, söz konusu kişiler hakkında hangi işlemlerin yapıldığını, güvenlik tahkikatı veya risk değerlendirmesi yürütülüp yürütülmediğini sordu. Uzun, “Milas’taki maden sahalarında çalışan kişilere ilişkin güvenlik denetimi nasıl yapılıyor? Türkiye’ye girişte, çalışma sürecinde ve maden sahasına erişimde hangi kurumlar sorumluluk üstlendi?” sorularına yanıt istedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilen önergede ise yaklaşık 50 Afganistan uyruklu işçinin sahte evrakla çalıştığının tespit edildiği ve işlerine son verildiği iddiasını gündeme taşındı. Uzun, bu kişilerin çalışma izni, kimlik, ikamet, mesleki yeterlilik, SGK kaydı veya başka belgeler üzerinden mi çalıştırıldığının açıklanmasını istedi. Ayrıca işveren şirket, taşeron firma veya aracı kişiler hakkında idari işlem yapılıp yapılmadığını sordu. Uzun, “Sahte belgeyle çalışan işçiler işten çıkarıldıysa, bu kişileri işe alan, sahaya sokan, çalıştıran ve denetlemekle yükümlü olanlar kimlerdir? Bu tablo yalnızca işçilerin üzerine yıkılamaz. Burada şirket, taşeron ve kamu denetimi zinciri birlikte incelenmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına verilen önergede ise iddiaların taşeron denetimi ve ruhsat yükümlülükleri ve çevresel etkenleri bakımından araştırılması istendi. Uzun, sahte belgeyle çalıştığı ileri sürülen kişilerin üretim, bakım, patlatma, nakliye, kazı, cevher hazırlama veya benzeri kritik görevlerde çalıştırılıp çalıştırılmadığını sordu. Ayrıca MAPEG, EPDK veya Bakanlık birimlerince olağanüstü denetim yapılıp yapılmadığının açıklanmasını talep etti.

“HANGİ İŞÇİ HANGİ BELGEYLE ÇALIŞTI”

Uzun açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Akbelen’de yıllardır doğa, yaşam alanı ve kamu yararı üzerinden ciddi bir mücadele yürütülüyor. Şimdi aynı sahadan güvenlik, sahte belge, kayıt dışı istihdam ve denetimsizlik iddiaları yükseliyor. Bu iddialar doğruysa ortada münferit bir aksaklık yok; şirketten taşerona, çalışma izinlerinden güvenlik denetimine kadar uzanan ağır bir yönetim sorunu vardır.

Kamu gücü; yurttaşın toprağını, zeytinini, ormanını korumak için aynı kararlılıkla işletmelerin denetiminde de görev yapmak zorundadır. Akbelen’de gerçeklerin üzeri kapatılamaz. Hangi işçi hangi belgeyle çalıştı, kim işe aldı, kim denetledi, kim göz yumdu; bütün bu soruların yanıtı kamuoyuna açık biçimde verilmelidir.”